Biraz geç tanıştığımıza neredeyse üzüldüğümüz, Avrupa’nın tablo gibi şehirlerinden birinde, Prag’dayız! Gördüğümüz onca şehrin ardından, daha ilk adımda bile bizi heyecanlandıran, her köşesine bayıldığımız bir rota burası. Eşsiz Gotik mimarisi, korunmuş dokusu ve şahane manzaraları ile Prag sizi resmen içine çekiyor ve bir daha da bırakmıyor! Ayrıca, daha Prag Gezi Rehberi’mizin başında belirtmeliyiz ki şehirde gezecek gerçekten de çok fazla yer var. Yani, öyle bunca zamandır söylendiği gibi 2-3 günde tamamını göreceğiniz bir rota asla değil. Lafı çok uzatmadan Prag gezilecek yerler ve Prag’da nerede kalınır listemizle birlikte detaylı Prag Gezi Rehberi’mize başlıyoruz!
Prag gezinizi en iyi şekilde geçirmek için Prag Gezilecek Yerler listemizden favorilerinizi belirleyin. Görmek istediğiniz tüm noktaları haritanıza işaretleyin ve gideceğiniz gün kadar yürüme rotaları hazırlayın. Cıvıl cıvıl bir şehir ve yürüyerek gezmesi çok keyifli! Ek olarak, Prag yeme içme açısından da oldukça zengin bir rota. Özetle, bu gezi hem gözlerinize hem de midenize hitap edecek. Size kalan yalnızca iyi hazırlanmak!
Prag’da Nerede Kalınır
Prag gezilecek yerler listesine geçmeden önce ilk iş Prag’da konaklama yerinizi tutmanızı öneririz. Konaklamayı erken organize ederseniz gerçekten iyi ve konforlu Prag otellerinde uygun fiyatlı seçenekler bulmam mümkün. Hazır bu konuya değinmişken Prag’da nerede kalınır diyenler için de önerilerimizi paylaşmak istedik.
Prag’a ilk kez geliyorsanız, kısa sürede şehir merkezine ulaşıp en fazla yeri görebilmeniz için kale bölgesinde ya da şehir merkezinin toplu taşıma ağlarıyla birleştiği Republic meydanına yakın bir yerde konaklamanızı tavsiye ederiz. Genel anlamda düz bir şehir ancak Prag Kalesi’nin de olduğu Mala Strana çevresi yokuşlu sokaklardan oluştuğu için çocuklu aileler için önereceğimiz bir bölge değil.
Her yere yakın olmak isteyenler ve çocukla Prag gezisi yapacaklar için en ideal bölge eski şehir Stare Mesto bölgesi. Şehrin hemen tepesinde konumlanan Mala Strana birçok galeri, dini yapı ve tarihi binayı kapsıyor. Burası da kale bölgesi olarak aklınızda olsun. Bizim ikinci tercihimiz.
Prag Otelleri
Biz Prag gezimizde Stare Mesto‘da, her yere yürüme mesafesinde olan bu otelde konakladık ve çok memnun kaldık. Fiyat performans oteli olarak bizce nokta atışı bir tercihti ve kahvaltı da fiyata dahildi. Üstelik, kahvaltısıda bizim için gayet yeterliydi. Otelin odaları gayet rahat, metroya 2 dk mesafede. Gezi noktalarına buradan 15 dakikada kolayca ulaşabilirsiniz. Çevresinde de çok sayıda yeme içme mekanı mevcut.
Prag Gezilecek Yerler
Prag gezilecek yerler listemiz oldukça uzun çünkü bu şehirde görmenizi isteyeceğimiz çok yer var! Bu rota için en ideali, aşağıdaki yerlerin tümünü haritaya işaretlemek ve ne kadar gününüz varsa her gün için ayrı bir yürüyüş rotası kurmak. Prag, gerçekten de yürüyerek gezebileceğiniz en güzel şehirlerden.
1. Staromestske Namesti (Eski Şehir Meydanı)
Prag gezi rotamıza eski şehir meydanı Staromestske Namesti’den başlıyoruz; burası şehrin tam olarak merkezi. Konum olarak da Charles Bridge ve Wenceslas Meydanı arasında kalıyor. Prag fotoğraflarından görmeye alışık olduğumuz, şehrin ünlü gotik manzarası ve simge mimarileri bu meydan çevresinde. Bizce burası Prag’da tam bir film seti havası oluşturuyor. Yapılar o kadar görkemli ve etkileyici duruyor ki insan kısa süreliğine gerçeklik algısını yitiriyor diyebiliriz.
Prag’ın II. Dünya Savaşı’nda pek zarar görmemesi dokusunu bugüne dek korumasını sağlamış. O dokuyu da en iyi bu mimarilerin etrafında görüyorsunuz. Staromestske Namesti’de göreceğiniz yapılar arasında Astronomik Saat Kulesi, Tyn Kilisesi, Aziz Nikolas Kilisesi ile Ulusal Galeri ve Kinsky Sarayı var. Meydanı ve çevresini sabah erken saatte gezmenizi öneririz. Öğleden sonra çok kalabalık oluyor.
2. Astronomik Saat Kulesi
Prag’da gezilecek yerler denince listelerin en başında hep ünlüler ünlüsü Astronomik Saat Kulesi oluyor. Orta Çağ’da, 1400’lü yıllarda yapılan bu saat gerçekten de Prag’ın simgesi. Saatin detaylarını incelerseniz üzerinde ilk olarak Güneş ve Ay’ın gökyüzündeki konumunu ve astronomik detayları gösteren astronomik kadranı göreceksiniz. Ayrıca, her iki yanında da çeşitli Katolik azizlerin heykelleri ve zamanı simgeleyen bir iskelet figürü var.
İskelet figürünün her saat başı çaldığı çan sonrası İsa’nın 12 Havarisi saatin üzerindeki pencerelerden geçerek halkı selamlıyor. Geçit törenini izlemek isterseniz saat başından 10 dakika öncesinde önünde yerinizi alın. Bu arada, saatin olduğu yapı Prag’ın tarihi belediye binası. Ayrıca, saat kulesine de çıkıp meydanı izleyebiliyorsunuz.
3. Tyn Kilisesi
Eski şehir meydanındaki Gotik stildeki Tyn Kilisesi, klasik Prag fotoğraflarında görmeye çok alışık olduğumuz şahane bir yapı. En çok öne çıkan özelliği ise 80 metre uzunluğundaki Gotik kuleleri. Bu kuleler şehirle o kadar bağdaşmış durumda ki Prag dendiğinde bizim de aklımıza bu kilisenin görkemli görüntüsü geliyor.
Kilisenin inşaatı 14. yüzyılda başlamış ve bugünkü halini alması tam iki yüzyıl sürmüş. Mimari detaylarında ise Romanesk, Gotik ve Barok başta olmak üzere çok sayıda mimari stilin izleri var. Bu kadar çeşitli stilleri bir arada içermesi de hem uzun sürede tamamlanması hem de bugüne dek birkaç kez renove edilmesinden kaynaklanıyor. Tyn Kilisesi ayrıca açıldığından beri şehrin ana kilisesi konumunda ve bizce en görkemli dini nokta. Kiliseye ziyaret ücretsiz, kulelere çıkış ücretli.
4. Aziz Nikolas Kilisesi
Prag gezilecek yerler ve eski şehir meydanı yapıları listemizdeki bir diğer nokta olan St. Nicholas Kilisesi ile rotamıza devam ediyoruz. Burası, Prag’da bolca karşınıza çıkacak Barok yapılardan biri ve Prag Barok stilinin de en güçlü örneği. 1755 yılında tamamlanan Aziz Nikolas Kilisesi bizce Prag’ın old town dokusu içinde parıldayan bir görüntüye sahip. O yüzden de fark etmemeniz imkansız zaten.
Aziz Nikolas Kilisesi için de zaman zaman klasik müzik konserleri oluyor. Takvimlerini takip ederseniz burada bir performans izlemeniz mümkün. Bunun haricinde, kiliseye giriş ücretsiz. Eski şehir meydanını ve güzel Prag mimarisini Aziz Nikolas Kilisesi kulelerinden izlemek isterseniz uygun fiyatlı biletinizi buradan almanızı tavsiye ederiz.
5. Kinsky Sarayı
Eski şehir meydanında kaçırmanızı istemeyeceğimiz bir diğer yapı da Kinsky Sarayı. Burası 1765 yılında Golz ailesi tarafından yaptırılmış ve Rokoko detayları ile öne çıkıyor. Ancak, tamamlandıktan çok kısa bir süre sonra Kinsky ailesi satın alıyor ve adı da böylece Kinsky Sarayı olarak geçmeye başlıyor.
Sarayla ilgili bir diğer ilginç bilgi de Kafka ailesine uzanıyor. Franz Kafka’nın tuhafiyeci babası dükkanını sarayın zemin katında açıyor. Ayrıca, Franz Kafka da orta okul eğitimini bu sarayda alıyor. Kinsky Sarayı, günümüzde Prag Ulusal Galeri’nin bir parçası. Burada Ulusal Galeri’nin sanat koleksiyonlarını ziyaret edebilirsiniz. Ulusal Galeri’nin detaylarını yazının devamında okuyabilirsiniz.
6. Karluv Most (Charles Bridge)
Prag gezilecek yerler listesinin başında da tabii ki Charles Bridge geliyor! Orta Çağ döneminde Vltava Nehri üzerinde yapılan bu taş köprü, eski şehirle Prag Kalesi’nin de olduğu Mala Strana bölgesini birbirine bağlıyor. Ancak, buna ek olarak köprünün Prag’ın ticari geçmişinde de büyük bir etkisi olmuş. Vltava’yı şehre bağlayan bu köprü ile Prag, Orta Avrupa’nın önemli ticaret duraklarından biri haline gelmiş.
Günümüzde Charles Bridge, sadece yayalara açık. Yani, burada keyifle yürüyüp manzaraya doyabilirsiniz. Ayrıca, köprü üzerinde de 30’dan fazla heykel var ve bizce her biri çok güzel. Heykelleri inceleyeceğim derken sanki bir açık hava müzesinde geziyormuş gibi hissediyorsunuz. Vltava Nehri manzarası, kuleleri, heykelleri ve sokak müzisyenleri ile Charles Bridge, Prag’ın kesinlikle en etkileyici yerlerinden biri.
Prag tam bir köprüler ve kuleler şehri. Charles Köprüsü’nün de başında ve sonunda iki kule var. Eski şehir meydanındaki kulelerden birine çıkmış olsanız dahi, biz Charles Bridge üzerindeki iki kuleden birine de mutlaka çıkmanızı tavsiye ederiz. Prag kulelerinden aşağıda daha detaylı bahsediyoruz, o kısmı da mutlaka inceleyin.
Charles Bridge üzerindeki iki kule için kombine giriş biletinizi buradan alabilirsiniz.
Charles Bridge View Point
Eski şehirden Charles Bridge’e çıkıp yürürken sona doğru nehir kenarına inen merdivenler olduğunu göreceksiniz. Köprü üzeri yürüyüşe tam olarak burada mola verin ve merdivenlerden inip Kafka Müzesi’ne gider gibi nehir kenarına geçin. Burada geniş bir manzara noktası mevcut. Vltava Nehri’ni izlemek için en güzel yerlerden biri burası, zaman zaman kuğulara da denk gelebilirsiniz.
7. Lennon Wall
John Lennon Wall, Fransız Konsolosluğu karşısında barış ve sevgi mesajları ile dolu olan sembolik bir duvar. Aslında 1960’larda bu duvara dönemin siyasi koşullarını eleştiren mesajlar yazılırmış. 1980’de John Lennon’a düzenlenen suikastın ardından, Praglı bir sanatçı Lennon’a ithafen bu duvara kendisinin portresini çizip sözlerini yazmış. Sonrasında ise insanlar bu duvara hem özgürlük, barış ve sevgi mesajlarını hem de Lennon ile ilgili sözleri, mesajları yazmaya devam etmişler. Bir süre sonra Lennon Wall, sevgi ve barış mesajlarının paylaşıldığı ortak bir nokta haline gelmiş. Günümüzde de Prag’ın en turistik ve en renkli yerlerinden biri.
8. Franz Kafka Müzesi
Prag, Franz Kafka’nın şehri olduğu için haliyle bir Franz Kafka Müzesi de var. Ayrıca, müze Prag gezilecek yerlerin de başında geliyor. Müzede Franz Kafka’nın dünyasına ithafen karmaşık ve kasvetli bir kurgu üzerinden hayatıyla ilgili bilgilendirmeler ve kendi el yazısıyla bazı eserleri paylaşılıyor. Kafka eserlerine ilginiz varsa müzeyi listenize almanızı öneririz. Müzenin mağazasına da uğramayı unutmayın. Kafka Müzesi giriş biletinizi buradan kolayca alabilirsiniz.
Franz Kafka Müzesi tarafına gelmişken Prag’ın en dar sokağı olan U Luzickeho Seminare‘yi de görebilirsiniz. O kadar dar bir sokak ki arada kalabalıktan kimse sıkışmasın ve çakışmasın diye başında ve sonunda yaya lambası bile var!
9. Kampa Müzesi
Modern sanata ilgi duyanları Prag’da mutlu edecek yerlerden biri de Kampa Müzesi. Müze, Prag’da yürüyerek gidebileceğiniz adalardan biri olan Kampa Adası’nda yer alıyor. Müzeye girmeyecek olsanız bile bu adaları görmenizi tavsiye ederiz. Çünkü, yürüyerek bir adacığa gitme fikri bile başlı başına güzel. Kampa Müzesi koleksiyonu, başta Çekyalı modern sanatçılar olmak üzere, Polonya ve Macaristan gibi çevre ülkelerin modern sanat eserlerini içeriyor. Kampa Müzesi her gün 10:00-18:00 arası ziyarete açık. Her ayın ilk Çarşamba günü ise giriş ücretsiz.
10. Klementinum
Prag’da en merak ettiğimiz yerlerden biri Ulusal Kütüphane’nin yer aldığı Klementinum’du. İçerisinde 20.000 kitap ve 6 milyondan fazla belge arşivlenen Klementinum, aynı zamanda Prag’ın en önemli Barok yapılarından biri. Kütüphanenin Barok fresklerle süslü salonu ise burayı dünyanın en güzel kütüphanelerinden biri haline getiriyor. Gerçekten çok görkemli ve göz alıcı bir mekan.
Klementinum kütüphanesi ve gözlem kulesi yalnızca rehberli turlara katılarak gezilebiliyor. Rehberli turlar Klementinum bünyesindeki profesyonel rehberler eşliğinde, Çekçe ve İngilizce olarak belirli saatlerde gerçekleşiyor. İngilizce rehberli turlar ise 11:00’den sonra başlıyor. Barok kütüphane salonu ve güzel bir manzara sunan gözlem kulesi birlikte gezilebiliyor. Yani, ayrı ayrı gezme şansı yok. İngilizce rehberli tur eşliğinde Klementinum kütüphanesi ve gözlem kulesi için biletinizi buradan alabilirsiniz.
Prag’ın kuleleri ve manzara terasları pek meşhur. Bunların içinde Klementinum gözlem kulesinin oldukça iyi bir manzaraya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kule için 300 basamak çıkılıyor, asansör olmadığını ekleyelim.
11. Prag Belediye Kütüphanesi
Klementinum kadar görkemli bir yer olmasa da Prag Belediye Kütüphanesi’ni de gezi listenize dahil edebilirsiniz. Belediye Kütüphanesi’nin bu kadar sevilen bir nokta olmasındaki en önemli neden ise sanatçı Matej Kren’in Idiom adlı kütüphane enstalasyonu. Idiom, 8.000 kitapla yapılan bir kule diyebiliriz ve içindeki aynalarla sonsuz bir kitap tünelini andırıyor. Kendisi artık Prag’ın fotoğraf noktalarından biri olduğu için önünde hep sıra var ancak hızlı ilerliyor. Burayı fotoğraflayıp kütüphaneyi de sessizce gezebilirsiniz. Pazar günleri haricinde her gün açık ve giriş ücretsiz. Giriş saatleri değişken olduğu için gitmeden önce haritalardan kontrol etmeyi unutmayın.
12. Nerudova Ulice
Prag Kalesi’ne doğru yürürken Nerudova sokağına dikkat etmenizi öneririz. Çünkü, bizce burası Prag’daki en güzel ve en fotojenik sokaklardan biri. Adını Çekyalı yazar ve gazeteci Jan Nerudova’dan alan bu sokak, Malostranska Meydanı’ndan Prag Kalesi’ne uzanıyor. Sokakta yan yana dizilen evlerin tamamı eski Prag evlerinden bir tablo gibi. Bazılarındaki Barok detaylar ise özellikle incelemeye değer. Sokak boyunca evlere ek olarak bazı görkemli yapılara da rastlayacaksınız. Binaların üzerindeki simgeleri takip ederek sokağı bol bol fotoğraflamayı unutmayın.
13. Prag Kalesi
Her ne kadar adı Prag Kalesi olarak geçiyor olsa da aslında burada tam anlamıyla bir kale yok. Prag Kalesi bölgesinde bu sınırlar içindeki yapıları geziyorsunuz. Ancak, kale bölgesindeki yapıların tamamına biletle giriliyor. Dolayısıyla, burası için önerimiz görmek istediğiniz yerleri önceden belirleyip buna göre bilet almanız. Prag Kalesi kompleksi içinde göreceğiniz yerleri aşağıda paylaşıyoruz. Bu 4 nokta için kombine bilet alabilirsiniz.
9. yüzyılda yapılan Prag Kalesi ve bu bölgedeki Kraliyet Sarayı tarih boyunca Bohemya krallarının ve Çekya cumhurbaşkanlarının yerleşkesi olmuş. Kale, ayrıca kapladığı alan bakımından da dünyanın en büyük antik kalesi. Tahmin edersiniz ki Prag gezilecek yerler listesi içinde en çok ziyaret edilen yerlerden de biri.
Old Royal Palace
Eski Kraliyet Sarayı, kombine bilet içerisinde gezebileceğiniz Prag Kalesi kompleksindeki yapılardan biri. Kraliyet ailesinin ikametgahı olarak kullanılan sarayın geçmişi 12. yüzyıla uzanıyor. Ancak, şunu belirtmeliyiz ki sarayın ziyarete açık olan bölümü gördüğümüz onca Avrupa sarayının ardından biri çok tatmin etmedi. Saraydaki en güzel bölüm kesinlikle Vladislav Salonu. Burası özel davetler, resepsiyonlar ve taş giyme törenleri için kullanılmış. Orta Çağ’dan kalan en değerli yapılardan biri kabul edilen salonun Gotik stildeki tavan detayları dikkate değer. Küçük bir not olarak, sarayın içinde fotoğraf çekmek yasak.
St. Vitus Katedrali
St. Vitus Katedrali, Gotik mimari sevenlerin kaçırmasını istemeyeceğimiz güzellikte bir yer. Yapımına 1344 yılında başlanmış ve 1929’da tamamlanmış. Zaten dış cephesindeki ve iç cephesindeki detayları incelediğinizde neden bu kadar uzun sürdüğünü hemen anlayacaksınız. İnanılmaz hoş bir mimariye sahip bu katedralin bazı açıları Paris Notre Dame, Reims ve Strazburg katedrallerine, bazı açıları ise Milano’daki Duomo katedraline benziyor.
Katedrali sadece şöyle bir görmek isterseniz belli bir noktasına biletsiz girebilirsiniz. Daha detaylı gezmek ve içinde tam bir tur atıp vitraylarını yakından incelemek isterseniz o zaman bilet almanız gerekir. Çünkü, belli bir bölümden sonra ileriye gitmek için biletinizle turnikelerden geçiyorsunuz. Vitraylar ise oldukça ilgi çekici, hatta bazıları Alphonse Mucha imzalı.
St. George Bazilikası
Prag Kalesi bölgesinde en sevdiğimiz bir diğer yapı ise St. George Bazilikası oldu. 920 yılında tamamlanan bu bazilika, Prag’ın en eski kilise yapısı. İçerisinde harika freskler var, ancak bizce Romanesk stili ile dışarıdan çok daha göz alıcı duruyor. Bazilika, bugünkü pembe görüntüsünü 1900’lerde yapılan restorasyonla almış. İçerisindeki sade tasarımla kontrast oluşturan bu yenilik bize çok hoş geldi. Bu arada, bazilikayı dışarıdan görmek isterseniz bu kısım ücretsiz. İçerisi için biletle turnikeden giriş yapılıyor.
Golden Lane
Prag Kalesi’nde bilet girilen son yer ise Golden Lane sokağı. Sokak diye belirttiğimize bakmayın; çünkü buranın da başında biletli turnike geçişi mevcut. Burası için en özet şekilde Prag eski küçük evlerinin restore edilip müzeleştirildiği bir sokak diyebiliriz. Aslında, konumu nedeniyle önce askerlerin, daha sonra da sanatçıların yaşadığı bir sokakmış. Evler de bu süreci anlatmak için tematik olarak müze haline getirilmiş ve bazıları da hediyelikçi olarak hizmete açılmış.
Golden Lane’deki evler eski Prag yaşam stiline ışık tutuyor. Evlerin orijinal dekorasyonu ile korunmuş olmasını sevdik. Ancak, özellikle bazı dekorasyonların hiç temizlenmiyor oluşu ve toz ve örümcek ağı içinde kalması bu bölüm için paylaşabileceğimiz bir eleştiri. Bir de bazı evler keşke hediyelikçi olmasaymış. Örneğin, 22 numarada aslında bir dönem Franz Kafka yaşamış ama şu an bir hediyelik eşya dükkanı.
14. Prag Ulusal Galerisi
Prag Ulusal Galerisi, başka şehirlerden alışık olduğumuz gibi tek bir yerde değil. Ulusal galeri koleksiyonu, belli bir dönem ve başlık altında şehrin farklı bölgelerindeki saray ve yapılara bölünmüş durumda. Biletlerinizi ister ayrı ayrı, ister hepsinde geçerli olacak şekilde kombine olarak alabilirsiniz. Tek tek bilet alınca pahalıya geliyor. O yüzden ikiden fazla yer gezme planınız varsa tüm lokasyonlarda 10 gün geçerli olan kombine biletten almanızı öneririz. Fiyatı 680 CZK. Bu arada, galeri mekanlarının içinde fotoğraf çekmek yasak.
Kinsky Sarayı
Eski şehir meydanındaki Kinsky Sarayı, Ulusal Galeri mekanlarından biri ve çok merkezi olduğu için zahmetsizce gezebileceğiniz bir nokta. Bu saraydaki koleksiyon Asya ve Afrika sanatını ve geçici sergileri esas alıyor. Kalıcı koleksiyona ek olarak dönemsel olan açılan süreli sergilerinde sizi mutlu edecek bir sanatçının koleksiyonuna denk gelmeniz çok olası. O yüzden, listenizde mutlaka olsun.
Sternberg Sarayı
Burası Prag’ın ilk Barok stildeki sarayı ve şu an Ulusal Galeri binalarından biri. Sarayda, 14. ve 18. yüzyıllar arasındaki Klasik ve Barok sanat eserlerini göreceksiniz. Buradaki koleksiyonun büyük kısmını ölümüyle I. Dünya Savaşı’nın başlama nedenlerinden birini oluşturan Avusturya prensi Franz Ferdinand bağışlamış. Burada ayrıca El Greco, Rubens ve van Dyck gibi İtalyan, İspanyol, Flaman ve Fransız sanatçıların eserlerini de göreceksiniz.
Schwarzenberg Sarayı
Sternberg Sarayı’nın hemen karşısındaki Schwarzenberg Sarayı da bir başka Ulusal Galeri mekanı. Schwarzenberg Sarayı, Barok ve Rönesans dönemi eserlerinin ev sahibi. Goya, Dürer, El Greco ve Rembrandt gibi sanatçıların eserlerini burada görebilirsiniz. Bir önceki galeriye kıyasla buranın sergileme tarzı bizim daha çok hoşumuza gitti. Ayrıca, binanın tavan işlemeleri de çok dikkat çekici. Bir de, sarayın dış cephesinde Sakız Adası’ndaki Pirgi köyünden bildiğimiz Sgraffito tekniği var. Gitmişken mutlaka o kısmı da görün.
Wallenstein Binicilik Okulu
Erken Barok stilinde Wallenstein Sarayı içindeki Binicilik Okulu da Ulusal Galeri’nin bir parçası. Burada Çekya ve diğer ülkelerden sanatçıların süreli sergilerini gezebilirsiniz. Koleksiyonlara ek olarak bizce ortamı ile de oldukça farklı bir ambiyansı var. Özellikle, bahçesindeki çeşmeleri ve heykelleri oldukça dikkat çekici.
St. Agnes Manastırı
Prag’ın en önemli Gotik yapılarından biri olan St. Agnes Manastırı Premyslid prensesi Bohemyalı St. Agnes ve kardeşi Kral I. Wenceslas tarafından kurulmuş. Manastırda dini eserlerin olduğu bir koleksiyon mevcut ancak yapıyı gezmesi de başlı başına güzel. Burada ayrıca St. Francis Kilisesi’ni de göreceksiniz.
Trade Fair Palace
Ulusal Galeri’nin en geniş koleksiyonlarından biri 5 kata yayılan Trade Fair Palace’ta yer alıyor. Mimari olarak yukarıda bahsettiğimiz noktalardan oldukça farklı ve modern olsa da içerisindeki koleksiyonu mutlaka görmelisiniz. Galerinin üç katı Çekyalı ve uluslararası sanatçıların modern eserlerini sergiliyor, bir katı ise tamamen Fransa ve Avrupa sanatına odaklanıyor. Özellikle bu koleksiyonda Picasso, Renoir, Klimt, van Gogh ve Miro gibi sanatçıların eserlerini göreceksiniz.
15. Prag Kuleleri
Prag’da yapılacak en güzel şeylerden biri de kulelerinden güzel manzarasını izlemek. Aynı zamanda şehir kapıları olan bu kulelerdeki teraslar şehrin farklı bir yüzünü gösteriyor. Yoğunlukla eski şehir çevresinde olan 7 kuleden favorilerimizi aşağıda paylaşıyoruz. Bunların arasında 1-2 tanesine çıkarak bu şehri izlemeyi ihmal etmeyin.
Bu arada, Prag kulelerine son çıkış gün batımı saatine göre ayarlanıyor. Bizce manzaranın en güzel göründüğü saatler de gün batımı öncesinde. O nedenle, çıkışınızı buna göre organize etmenizi tavsiye ederiz.
Charles Bridge Tower (Old Town Bridge)
Charles Bridge, kesinlikle herhangi bir köprü değil. Yukarıda da detaylı anlatmıştık zaten ama bu çevrede fazlasıyla zaman geçireceğinizi düşünürsek, köprü üzerindeki kulelere de çıkmak isteyebilirsiniz bizce. Köprüdeki akışı ve güzel manzarasını en yukarıdan izlemek kesinlikle çok hoş bir deneyim.
Powder Gate Tower
Prag’da çıktığımız bir başka kule de Powder Gate. Burası bir dönem barut deposu olarak kullanılmış. Ayrıca, old town’a giriş kapısı da diyebiliriz. Dolayısıyla, manzarası da oldukça güzel. Bu arada Prag mimarisi son derece görkemli ve büyük yapılardan oluştuğu için şehri fotoğraflamanın en rahat yanı da bu kulelere çıkmak zaten.
Lesser Town Bridge Towers
Vltava Nehri’nin karşı kıyısındaki Lesser Town kuleleri yukarıdaki kulelerden daha farklı bir manzaraya bakıyor. Biz de tam olarak bu nedenle listemize ekledik. Diğer Gotik stildeki kulelerin haricinde burası Romanesk detaylarla öne çıkıyor.
Old Town Hall Tower
Prag’ın merkezi dediğimiz eski şehir meydanındaki Old Town kulesi de Prag’ın güzel manzaraları için son önerimiz. 70 m uzunluktaki bu kulenin en güzel yanı meydanı, Tyn Kilisesi’ni ve St. Nicholas Kilisesi’ni de tüm detaylarıyla yukarıdan görebilmeniz. Buranın bir özelliği de Prag’da tekerlekli sandalye erişimine sahip olan tek kule olması.
16. The Dancing House
Prag’ın bir dönem sosyal medyada inanılmaz derecede popüler olan dans eden evi ile Prag gezilecek yerler listemize devam ediyoruz. The Dancing House, Hırvat-Çek mimar Vlado Milunic tarafından dansçı Ginger Rogers ve Fred Astaire’den ilham alınarak yapılmış. Binada bir otel ve restoran da var. Ancak, biz yürüyüş rotamıza ekleyip dışarıdan fotoğraflamayı tercih ettik. Dünyadaki ilginç mimariler listelerinde, gerçekten de orijinal bir yapı.
17. Hanging Man & Woman with Umbrella
Prag’da eserlerini sıkça göreceğiniz Michal Trpak’ın en bilinen enstalasyonlarından Slight Uncertainty veya diğer adıyla Hanging Man & Hanging Woman with Umbrella, Nove Mesto’da Mosaic House Design Hotel sokağında yer alıyor. David Cerny’nin de benzer bir çalışması var; ancak bu konumdaki şemsiyeye asılan Trpak eseri.
18. The Head of Franz Kafka
Prag’ın modern sanat eserlerinden en ünlüsü ise hiç şüphesiz David Cerny’nin The Head of Franz Kafka adlı eseri. Demir panellerle yapılmış dev bir açık hava heykeli olan bu Cerny eserinin her katı, içindeki panel mekanizması sayesinde gerçekten de dönüyor. Yazarın karanlık ve karmaşık edebiyat dilini simgeleyen çalışma, düşüncelerinin ve iç dünyasının tam tersine bir o kadar da parlak. Yürüyüş rotanıza eklemeyi unutmayın.
19. Prag Ulusal Tiyatro
Prag’da göreceğiniz onlarca Gotik ve Barok mimarinin ardından, sizi Vltava kıyısındaki Neo-Rönesans mimarisi ile şaşırtacak ulusal tiyatro binasına geldi sıra! Prag Ulusal Tiyatrosu dış cephesi ile bir anda Paris’te geziyormuş hissi veren şahane bir yapı. 19. yüzyıl eseri olan tarihi opera binası, günümüzde opera, bale ve dramaya odaklanan ve aynı zamanda da aktif olarak çalışan bir kurum. Bu da demek oluyor ki programını takip edip performanslarını izlemek için bilet de alabilirsiniz.
20. Prag Adaları
Prag yürüyerek keşfetmek için harika bir şehir! Şehirdeki yürüyüş rotanızı güzelleştiren şeylerden biri ise Vltava Nehri üzerindeki küçük adacıklara köprüler aracılığı ile yürüyerek geçebiliyor olmanız. Özetle, Prag adacıklarına gitmek için herhangi bir araca ihtiyacınız yok. Haritadan baktığınızda yakınınızda bir ada görüyorsanız köprü yolunu takip edin ve ada parklarında manzaranın keyfini çıkarın.
Özellikle, yolunuz bahar ve yaz aylarında Prag’a düşüyorsa, Strelecky, Detsky, Slovansky ve Kampa adacıkları listenizde olsun. Adalarda deniz bisikleti, kano ve tekne kiralama için tur şirketleri oluyor. Ayrıca, Bomontiada tarzı açık hava mekanlar ve bira bahçeleri de mevcut. Bizim favorilerimiz Strelecky ve Kampa adacıkları.
21. Strahov Manastırı
Prag Kalesi’nden biraz daha yukarı tırmanarak veya merkezden Uber ya da Bolt çağırarak kolaylıkla gideceğiniz Strahov Manastırı, Prag’da en etkilendiğimiz yerlerden biri oldu. Gerçekten de üşenip buraya gelmeseydik sonrasında çok üzülebilirdik. O yüzden, bu yorumumu özellikle yazıyorum ki siz de üşenmeyin ve gelin. Çünkü, şahane bir manastır ve içinde dünyanın en güzel kütüphanelerinden biri var.
Manastır 12. yüzyılda yapılmış ve Prag tarihi açısından oldukça önemli bir yapı. Ayrıca, Çekya’nın en eski manastırlarından ve halen manastır işlevi ile aktif olup keşişlere ev sahipliği yapan sayılı yerlerden biri. Kütüphane ve galeri bölümleri her gün ziyarete açık. İkisi birlikte kombine şekilde veya ayrı ayrı bilet alabilirsiniz. Bizim Strahov Manastırı’na gelme nedenimiz Barok detayları ile son derece görkemli olan tarihi kütüphaneleriydi. Meraklısı için aşağıda ziyarete açık bölümleri özetliyoruz.
Theological Hall
Teoloji bölümü kütüphanenin en eski salonu ve 1674 yılında kurulmuş. Bu bölümde ağırlıklı olarak teoloji alanından kitaplar ve İncil kopyaları var. Kütüphanenin en dikkat çekici kısmı ise Barok stildeki freskleri ve Stucco tavan detayları. Rehberli özel turlar haricinde salona giriş yok. Açılan kapı hizasından görüp telefonla fotoğraf çekebilirsiniz.
Philosophical Hall
Kütüphanenin en büyük salonu da Felsefe bölümüne ait. Burası, yine Barok ve Stucco detayları olan iki katlı bir yapı. Rehberli özel turlar haricinde salona giriş yok. Açılan kapı hizasından 1-2 adım içerip girip telefonla fotoğraf çekebilirsiniz.
Strahov Gallery
Manastırın bir bölümü ise resim galerisi olarak ziyarete açık. Galeri koleksiyonu 14. ve 19. yüzyıl arası 1500 eserden oluşuyor. Galeriyi gezerken aynı zamanda manastırı da görme şansınız olacağı için listenize dahil etmek isteyebilirsiniz. Biletini kütüphane ile kombine veya ayrıca almak mümkün.
22. Jewish Quartier
Old Town ile Vltava Nehri arasında yer alan Jewish Quartier, Avrupa’nın en iyi korunmuş Yahudi anıtı komplekslerinden biri. Zamanında Prag’ın başka bölgelerinde yaşamaları yasaklanan Yahudiler, bu bölgede toplanmış. Daha sonra, çevre ülkelerden kovulan, ayrılmaya zorlanan Yahudiler de buraya yerleşmeye başlamış ve mahalle mimari açıdan da giderek gelişmiş.
Jewish Quartier, Prag gezilecek yerler listesindeki popüler bölgelerden biri. Rue de Paris’ten başlayarak buradaki gezintinize başlayabilirsiniz. Mahallede 6 önemli sinagog yer alıyor. Sinagoglara girişler ücretli. Biletlerini tek tek veya kombine şekilde sinagog girişlerinden veya bu siteden almak mümkün. Birden fazla sinagog gezecekseniz, biletleri tek tek almanın pahalıya geleceğini unutmayın. Kombine biletler €20.
Rue de Paris
Güzel yapıları, art nouveau detaylarıyla dikkat çeken ünlü Jewish Quartier caddesi. Sinagog gezmeyecek olsanız dahi Jewish Quartier’in bu caddesinde yürüyüşe çıkmanızı öneririz.
Jübile Sinagogu
Prag’ın en yeni ve en büyük sinagogu. Art Nouveau stili ve Moorish detayları ile öne çıkıyor.
Eski – Yeni Sinagog
13. yüzyılda tamamlanan Orta Çağ yapısı olarak Prag’ın ilk sinagogu ve Avrupa’nın en eski aktif sinagogu.
İspanyol Sinagogu
Şehrin en eski sinagogu olduğu düşünülen yere 1868’de yapılmış Moorish Revival stilinde bir başka sinagog. 1955’ten beri Yahudi Müzesi olarak ziyarete açık.
Pinkas Sinagogu
Kökeni 15. yüzyıla ve Prag’ın ünlü Horowitz ailesine uzanan, Gotik stili ile Prag’ın en eski ikinci sinagogu.
Klausen Sinagogu
1800’lerin sonunda erken Barok stilinde inşa edilen, günümüzde müze işleviyle açık olan başka bir sinagog.
Maisel Sinagogu
16. yüzyılın sonlarına doğru Gotik stilde inşa edilen, zaman içinde farklı stillerde eklemeler yapılan bir sinagog.
23. Letna Park
Prag’ın manzara noktaları ve bira bahçeleri ile ünlü güzel parkı Letna Park’ı Prag gezilecek yerler listemize eklemesek olmazdı. Çünkü, biz buraya gerçekten bayıldık! Öncelikle, şunu belirtmeliyiz ki bu parkta saatlerinizi hiç fark etmeden geçirebilirsiniz. Hem ortamı hem de bira bahçeleri ve barları çok keyifli. Ayrıca, anladığımız kadarıyla Praglı gençlerin sosyalleşme noktalarından da biri ve tam bir açık hava spor merkezi. O yüzden, Prag’a bahar ve yaz aylarında gelecekseniz burayı kaçırmayın deriz.
Parkın bir özelliği de Vltava Nehri üzerindeki köprülerin tamamını manzara noktalarından görebiliyor olmanız. Bu da Letna Park’ı şehrin en iyi fotoğraf noktalarından biri haline getiriyor. Parkta takılması çok keyifli ama yürümesi ve çevreyi, manzaraları fotoğraflaması da bir o kadar güzel!
Ek olarak, ünlü Prag Metronomu’nu da burada göreceksiniz. Metronom heykelinin olduğu yerde eskiden Stalin’in heykeli varmış ancak daha sonra yıkılmış ve yerine bu heykel yapılmış. 1996’da 130.000 kişinin katıldığı Michael Jackson konseri de burada gerçekleşmiş.
24. Mucha Museum
Dünyaca ünlü Art Nouveau sanatçısı Alphons Mucha’nın hayatını ve çalışmalarını anlatan Mucha Museum şehirdeki bir diğer gezi noktamız. Kendisi posterleri ve illustrasyonları ile Art Nouveau sanatını dünyaya yaymış desek abartmış olmayız. Ayrıca, eşsiz çizimleri ve poster tasarımlarıyla da favorilerimizden biri. Müze, eski şehir merkezinde Barok stili ile öne çıkan Kaunitz Sarayı’nda yer alıyor. Koleksiyon ise Mucha’nın tablolarını, poster çizimlerini, heykellerini ve kişisel eşyalarını içeriyor. Çok kapsamlı bir koleksiyonu var diyemeyiz, o yüzden hızlı gezebileceğiniz bir yer. Mucha Museum içinde bir kafe ve tasarım mağazası da mevcut. Özellikle, mağazasına mutlaka uğrayın.
25. DOX Çağdaş Sanat Merkezi
Çağdaş sanat severleri mutlu edecek son Prag gezilecek yerler noktamız da DOX. Burası çok büyük bir sanat kompleksi ve güzel yanı da farklı başlıklardaki çağdaş sanat sergilerini bir arada gezebilme imkanı. Müzede hem Çekya’dan hem de uluslararası eserler görmeniz mümkün. O yüzden, Prag gezi listenizi planlama aşamasında programına göz atın deriz. Sergi bölümlerine ek olarak kafesi ve güzel bir kitabevi ve tasarım mağazası da var.
Prag’a Yakın Ülkeler ve Çekya Şehirleri
Bu seyahate yalnızca 3-4 gün ayıracaksanız, aynı rotada Prag’ın yanına başka bir şehir eklemenizi önermeyiz. Ancak, vaktiniz uzunsa ve Prag’a yakın ülkelerden veya şehirlerden nereye gidebilirim diyorsanız önerilerimizi paylaşalım.
1. Karlovy Vary
Prag ile birlikte Çekya’nın en turistik şehirlerinden bir diğeri Karlovy Vary. Burası daha çok kaplıcaları ve sağlık turizmi ile ünlü bir şehir. Ayrıca, Prag’dan 2,5 saat uzaklıkta ve günübirlik gezmeye uygun bir rota.
2. Cesky Krumlov
Çekya’dan bir diğer alternatifimiz ise Prag’a 2,5 saat mesafedeki bir diğer şehir olan Cesky Krumlov. Eski şehir merkezi, renkli sokakları ve güzel mimarisi ile burada da günübirlik keyifli bir gezi yapmak mümkün. Karlovy Vary ve Cesky Krumlov arasında kalsak bizim tercihimiz burası olur.
3. Dresden
Prag’dan Almanya’ya uzanmak isterseniz en kolay gidebileceğiniz Alman şehri Dresden. Prag’dan Dresden sadece 1,5 saat mesafede. Özellikle, Noel döneminde gelecekseniz Dresden’i de rotaya eklemenizi öneririz. Çünkü, Noel pazarları Avrupa’nın en iyilerinden ve çok da görkemli oluyor.
4. Berlin
Berlin, Prag’a çok da yakın bir şehir değil ve aslında trenle 4 saat mesafede. Ancak, son zamanlardaki vize krizlerimizi ve uçak biletlerinin fiyatlarını düşününce Prag’a yakın yerler arasına Berlin’i de eklemek istedik. Prag gezisini Berlin’le birleştirmek ve aynı gezide ikisini de gezmek şahane olur.
Prag’da Ne Yenir, Nerede Yenir
Prag’da ne yenir diyenler için Prag’da deneyip sevdiğimiz mekanları ayrı bir yazıda özetledik. Prag yemekleri ve Çekya mutfağı genel anlamda çevre ülkelerin mutfak kültürüyle şekillenmiş diyebiliriz. Çekya klasiklerine ek olarak Prag’da dünya mutfağından da birçok seçeneğe ulaşmak mümkün. Ayrıca, bizce Prag vejetaryen ve vegan kişiler için de çok fazla seçeneğe sahip.
Prag yemek yerleri için 19 mekan paylaştığımız Prag’da Ne Yenir yazımızı incelemeyi unutmayın.
PRAG’DA NE YENİR: KAHVALTI, KAFE, RESTORAN, BAR (19 YER)
Prag Noel Pazarı Tarihleri
Noel pazarı gezmeyi sevenler için Prag, gerçekten de en güzel şehirlerden biri. Noel pazarlarının bizce en güzel olduğu şehirler hep Orta Avrupa’da. Prag da Almanya şehirleri gibi bu işin hakkını en iyi veren yerlerden. O yüzden, Prag’a gitmek için en güzel zamanlardan biri de haliyle Noel dönemi.
Prag Noel pazarı genel anlamda 30 Kasım – 6 Ocak arasında açık oluyor. Bu tarih bazen 2-3 gün artı, eksi olarak değişebilir ama kısaca bu şekilde düşünebilirsiniz.
En büyük ve en görkemli Prag Noel pazarı ise eski şehir meydanı olan Staromestske Namesti’de kuruluyor. Prag’ın en ikonik ve simge yapılarının çevrelediği bu pazar, sadece Prag’ın değil, aynı zamanda Avrupa’nın da en güzel Noel pazarlarından biri. Noel pazarları için Prag’daki diğer lokasyonlar ise Wenceslas Square, Republic Square, Charles Bridge ve Havelka Street.
Prag Nerede
Prag nerede ve hangi ülkede diyenler için da konuyu kısaca açıklayalım. Pek sevdiğimiz Prag, Çekya’nın başkenti ve en büyük şehri. Orta Avrupa’nın merkezi diyebileceğimiz bir konumda, Vltava Nehri çevresinde kurulan bir şehir. Prag gezinizi ayrıca diğer Çekya şehirleri veya Almanya, Polonya ve Avusturya rotaları ile birleştirmek de mümkün. En popüler şehirler arasında ise Cesky Krumlov, Karlovy Vary, Dresden ve Berlin var.
Prag Vize İstiyor mu
Çekya bir Schengen ülkesi. Bu yüzden, Çekya’nın başkenti Prag’a gitmek için geçerli Schengen vizeniz ya da Çekya vizeniz olmalı. Çekya, Schengen vize başvurularında düşük vize süresi veren ülkeler arasında ancak bazen istisnai sonuçlar da gelebiliyor. Yine de bizim tavsiyemiz aktif ve açılmış Schengen vizeniz varsa Çekya’ya da o vize ile gitmeniz.
Prag’a Nasıl Gidilir
Prag’a Türkiye’den direkt uçuşlar var. Özellikle, kampanya dönemlerinde çok uygun fiyatlara bilet de bulunuyor. Hatta, Türkler arasında çok sevilen Avrupa şehirlerinden biri olduğu için haftalık uçuş sayısı da oldukça fazla. Yani, Türkiye’den Prag’a gitmek oldukça kolay diyebiliriz. Size kalan sadece ne zaman gitmek istediğinize karar vermek ve en uygun bileti bulmak. Bu arada, İstanbul’dan Prag uçuşları yaklaşık 2,5 saat sürüyor.
Prag’a Ne Zaman Gidilir
Prag o kadar güzel ve fotojenik bir şehir ki bizce buraya her mevsim çok yakışıyor. Eğer, uygun fiyatlı bilet arıyorsanız en ideal dönemler bahar ve kış ayları. Kalabalıktan kaçma amacındaysanız, bahar ve kış ayları ilk tercihiniz olsun. Ancak, bahar tabii ki çok daha iyi bir seçenek. Orta Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biri olan Prag’ın noel pazarları da oldukça ünlü. Bu sebeple, Noel pazarlarını ve dekorasyonlarını seviyorsanız Prag’a kışın ve Noel döneminde gitmek de bir seçenek.
Biz Prag seyahatimizi Haziran ayının başında yaptık ve şehrin yaz görünümüne kelimenin tam anlamıyla bayıldık! Şehrin yeşil dokusu, manzaraları, havanın geç kararması ve sokakların enerjisi gerçekten mükemmeldi. O yüzden, Mayıs ayının sonu ve Haziran ayının başı da önerilerimiz arasında. Şehrin en kalabalık zamanı ise tabii ki Temmuz ve Ağustos ayları. Hem kalabalığı hem de çok sıcak havada gezmenin zorluğu nedeniyle yaz aylarını tavsiye etmiyoruz.
Prag Kaç Günde Gezilir
Prag çok büyük bir şehir değil ve gezi noktalarının çoğu birbirine yakın mesafede. Ancak, bu hemen gezip bitecek bir şehir gibi de anlaşılmasın. Çünkü, biz buraya gelmeden önce Prag’a 2-3 gün yeter şeklinde çok yazı okuduk ve buna kesinlikle katılmıyoruz. Küçük bir şehir olsa da gezecek çok yeri, keşfedecek çok mekanı var. Özellikle, havanın uygun olduğu dönemlerde sadece parklarda ve köprü manzara noktalarında bile saatler geçirmek mümkün.
Prag kaç günde gezilir diyenler için yorumumuzu da paylaşalım. Bizce Prag için 2 gün az kalır, uçak varış saatlerini de düşünürsek en ideali 4 gün. Daha az gezi süresi için Prag gezi rehberimizdeki gezi noktaları arasından seçim yapmak gerekir.
Prag’da Ne Yapılır
Prag gezilecek yerler listesinin yanında Prag’da ne yapılır diyenler için 10 önerimizi listeleyelim.
- Eski şehir sokaklarını gezmek.
- Charles Bridge’de yürümek ve köprü altından manzaraları fotoğraflamak.
- Geleneksel restoranlarda Çekya mutfağı klasiklerini denemek, özellikle de Gulaş ve Svickova.
- Bira bahçelerini gitmek, Çekya birasını yerinde tatmak.
- Sokak lezzetlerini denemek, Trdelnik yemek.
- Prag saraylarında açılan Ulusal Galeri sergilerini gezmek.
- Prag kulelerinden şehri izlemek, özellikle de gün batımı saatinde.
- Dünyanın en güzel kütüphanelerinden ikisi olan Klementinum ve Strahov’u görmek.
- Sinagogları ile ünlü Josefov bölgesini gezmek.
- Dancing House ve Hanging Man gibi şehrin modern noktalarını ve enstelasyonlarını keşfetmek.
Çekya Para Birimi
Bir AB ülkesi olmasına rağmen Çekya’da para birimi olarak Çekya Korunası kullanılıyor. 1 Euro, 24,75 Çekya Korunası ediyor. Prag için genel anlamda pahalı bir şehir diyemeyiz. Hatta, İstanbul fiyatları ile kıyaslarsak Prag halen Avrupa’daki uygun fiyatlı şehirlerden. Birkaç gezi noktası giriş ücreti hariç, yeme içme rakamları İstanbul mekanlarından ucuz. Ayrıca, birçok yerde de kredi kartı ile ödeme seçeneği mevcut. Bu nedenle, çok fazla Çekya Korunası edinmenize gerek yok.
Prag’da Ulaşım
Prag’da eski şehir bölgesi civarında konaklarsanız şehir içinde ulaşım için pek araç kullanma ihtiyacınız olmayacak. Çoğu yere yürüyerek gideceksiniz. Ancak, bazı noktalar uzak kaldığı için onlarda toplu taşıma veya taksi ihtiyacı duyabilirsiniz. Prag’da yoldan taksi çevirmek yerine Uber veya Bolt uygulamalarını kullanmanızı tavsiye ederiz. Biz Prag’da iki kez Bolt üzerinden taksi kullandık ve iki deneyimimizden de oldukça memnun kaldık.
Prag Havaalanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım
Prag Havaalanı’ndan şehir merkezine ulaşımda taksi ve otobüs kullanabilirsiniz. Havaalanında çıkışa geldiğinizde otobüs bileti, taksi organizasyonu, para çevirme ofisi ve bilgi merkezini bir arada göreceksiniz. Otobüs biletlerini havaalanı çıkışına yakın noktalardaki makinelerden alabilirsiniz. Prag Havaalanı – Şehir Merkezi otobüsü bileti 1 kişi için 40 CZK. Makinede nakit veya kredi kartı ile ödeme yapmak mümkün.
Şehir merkezi otobüsleri durağı havaalanı çıkış kapısının önünde. Eski şehir merkezine 119 ve 100 numaralı otobüslerden biriyle gidebilirsiniz. Biz 100 numarayı kullandık, ancak ulaşacağımız noktaya bir de metro aktarması yaptık. Aldığımız otobüs bileti 90 dakika geçerli olduğu için metroda ekstra bilet almadık. Prag Havaalanı’ndan şehir merkezine ulaşmak 30-40 dakika sürüyor. Otobüs yolculuğu da çok rahat. Özetle, taksiye gerek bile yok.
Prag’da Ulaşım ile birlikte Prag Gezilecek Yerler rehberimizin sonuna geldik. Tüm gezi notlarımıza ve fotoğraflarımıza Instagram hesabımız @nesemcelikkaya’dan ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!
Diğer Prag Yazıları: