ANKARA’YA YAKIN GEZİLECEK YERLER: ANKARA’DAN HAFTASONU KAÇAMAKLARI

30 Mayıs 2018

BOZCAADA’DA GEZİLECEK YERLER: BOZCAADA’DA 2 GÜNDE NELER YAPILIR

30 Mayıs 2018

RODOS’TA GEZİLECEK YERLER: RODOS ADASI GEZİ REHBERİ

30 Mayıs 2018

Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki Dodecanese adlı ada grubunun en büyüğü olan Rodos Adası; Orta Çağ mimarisi ile parlayan eski şehir merkezi, beyazlarla süslü Lindos kasabası, doğanın tam ortasındaki göz kamaştıran plajları ve lezzetli yemek alternatifleri ile gezi listelerinde mutlaka bulunması gereken bir rota. Üstelik Rodos; 1911-1912 yıllarında gerçekleşen Trablusgarp Savaşı’na kadar Osmanlı hakimiyetinde kaldığı için, özellikle eski şehir merkezinde çok sayıda Osmanlı mimarisine de ev sahipliği yapıyor. Ancak, Kanuni Sultan Süleyman ile Osmanlı yönetimine geçen ve 400 yıl boyunca Osmanlı tarafından yönetilen bu koca Yunan adasının bugünkü turistik değerlerinin çoğunu Tapınak Şövalyeleri sayesinde kazanmış olduğu da bir gerçek. Gitmeden önce birçok yazıda karşımıza çıkan Şövalyeler Adası unvanı, hiç de haksız sayılmaz bu sebeple.

Rodos Adası’nın Marmaris ve Fethiye’ye yakın oluşu, bir feribotla da kolayca ulaşılmasını sağlıyor. Ülkemizden direkt, aktarmasız, ara uçuşsuz gidilebilen Yunan adalarından biri olan Rodos, bu nedenle her yıl çok sayıda Türk turisti de ağırlıyor. Girit, Eğriboz ve Midilli’nin ardından Yunanistan’ın dördüncü büyük adası olan Rodos, gezilecek yerler konusunda da oldukça şanslı. Farklı kültürleri buluşturan ada; old town bölgesi, alternatifli plajları, Lindos kasabası ve farklı noktalardaki turistik noktaları ile en az 3 günlük bir planı kesinlikle hak ediyor.

Rodos Adası’na Nasıl Gidilir?

Rodos Adası’na uçak ya da feribot ile gidebilirsiniz. Rodos’a feribot ile gidebilmek için iki alternatifiniz var; birisi Marmaris, diğeri de Fethiye.

Rodos Adası, Marmaris’teki Bozburun Yarımadası’nın 11 mil uzağında ve ara mesafesi çok yakın olduğu için burada feribot ile adaya geçmek tercih edebileceğiniz en zahmetsiz ve en kısa yol. Yaz aylarında çok fazla talep olduğu için önerimiz; biletlerinizi kesinlikle internetten almanız. Marmaris limanından kalkan Yeşil Marmaris Lines feribotlarını kullanarak 1 saatte Rodos Adası’na varıyorsunuz, dönüş seferleri ise Rodos’tan akşamüstü 17:00’de kalkıyor. Tek yön feribotun güncel fiyatı 40 Euro, biz geçen yıl gidiş dönüş için kişi başı 70 Euro ödemiştik.

Fethiye’den Rodos’a feribotla gitmek ise Marmaris’ten biraz daha uzun sürüyor ama o da neticede toplam 1,5 saat. 🙂 Tek yön 50, gidiş dönüş 60 Euro.

Marmaris’ten Rodos feribotunda

Rodos Adası’nda Nerede Kalınır?

Rodos’un eski şehir merkezi her daim canlı, bu nedenle ilk 2 günü bu çevrede geçireceğinizi varsayarsak, old town’da kalmak en mantıklısı. Bizim gibi B&B tarzındaki pansiyonları tercih edebilir, konaklama konusunu ekonomik olarak çözebilirsiniz. Adada uzun vakti olanlar; konaklamanın bir kısmını old town bölgesine, diğer bölümünü Lindos’a organize edebilir. Lindos da gezmek ve konaklamak için oldukça güzel bir kasaba; ancak hızlı gezebilme imkanı açısından bizim ilk tercihimiz ve önerimiz kesinlikle eski şehir merkezi.

Rodos’ta 3 gece konakladığımız pansiyonun linkini de buraya bırakalım.

Rodos’ta kaldığımız Casa de la Sera

Rodos’ta Nasıl Gezilir: Rodos’ta Motor ve Araba Kiralama

Yunanistan’ın en büyük adalarından birindesiniz! Feribota 70 Euro verip buraya gelmişken, adanın muhteşem plajlarını görmeden, Lindos’u gezmeden, sadece old town ile sınırlı kalıp dönmek Journavel ruhuna yakışmaz! 🙂 Bu yüzden, Rodos Adası’nın hakkını vermek için motor ya da araba, mutlaka bir araç kiralamanız gerekiyor. Toplu taşıma konusu biraz problemli ve sefer saatleri çok seyrek olduğu için bu konunun altını özellikle çiziyoruz.

Araç kiralama deyince, pratiklik açısından akla hemen motor geliyor. Ancak; Rodos yaz mevsiminde gerçekten de hava sıcaklığının çok yüksek olduğu bir rota. Öğlen saatleri güneş tam tepedeyken inanılmaz sıcak oluyor. Her ne kadar Vespa kiralamak çok sevimli bir aktiviteye kapı açsa da Journavel olarak sıcaktan bayılmanızı, kıyafetlerinizle anlamsızca bronzlaşmanızı ve kafanızda yumurta pişirecek seviyeye gelmenizi hiç istemeyiz! Şehir merkezinden gideceğiniz yerler kısa sürmüyor; örneğin old town’dan adanın bir diğer ucundaki Lindos’a gitmek 40 dakika alıyor.

Rodos Old Town sokakları

Limandaki araba kiralama firmalarına giderek bu konuyu hızlıca çözebilir, arabanızı kısa sürede teslim alabilirsiniz. Aracınızı kiralamadan önce; mutlaka kaldığınız otel ya da pansiyon ile de konuşmanızı öneririz. Örneğin biz, limana gitmeden bir pansiyon sahibimize danışalım istedik; sonuçta 10 Euro kar ederek arabamızı kiralamış olduk. Aracımıza 1 gün için 35 Euro ödemiştik, bu da Rodos Adası’nın son dakika araç kiralama ortalamasının bir hayli altındaydı. Gezi öncesinde erken hareket ederseniz bu konuyu çok daha ucuza çözebilirsiniz. Siz bizim gibi yapmayın. 🙂

Sırası gelmişken; Rodos’un En İyi Plajları yazısını okumak için tıklayın.  

Rodos’ta Gezilecek Yerler & Rodos Gezi Rehberi

#1 Old Town Sokakları:

Bugüne kadar korunabilmiş en tipik Orta Çağ kentlerinden biri olan Rodos Adası’nın eski şehir bölümüyle limanın karşısındaki şehir surlarından içeri girdiğinizde buluşursunuz. Rodos’un ‘old town’ olarak anılan bu eski bölümünde, sizi hem Orta Çağ kalıntıları, hem şövalyeler döneminden bu zamana uzanan mimari yapılar, hem de Osmanlı mirası karşılar. Bu mimari birikimin çevresinde Rodos’un romantik restoranları, küçük kafeleri, onlarca hediyelikçisi ve mini mağazaları sıralanır. Çarşıyı takiben yürüdüğünüzde, biraz da ara sokaklara girdiniz mi Old Town turunun hakkını vermiş olursunuz.

Eski şehir merkezi aslında Kanuni dönemine kadar kenti yöneten Şövalyeler’in eseri. 1300’lü yıllarda Rodos’u aldıklarında, adayı Avrupa’nın Orta Çağ stiline göre yeniden inşa eden Şövalyeler sayesinde, Rodos bugün Yunanistan’ın en turistik adalarından biri olarak öne çıkıyor. Tek neden bu bölge olmasa da yüksek bir payı olduğu da gerçek. Rodos Adası yeni ve eski şehir olarak ikiye ayrılırken, aslında eski şehir de kendi içinde ikiye bölünüyor. Şövalyelerin yaşadığı, önemli binaların yer aldığı alana Collachium adı verilirken; old town içindeki çarşı başında yer alan 14.yüzyıldan kalma Meryem Ana Kilisesi’nin kalıntıların yer aldığı ve yerel halkın yaşadığı bölge ise Burgo olarak anılır.

Meryem Ana Kilisesi, Rodos

#2 Rodos Kalesi:

Rodos’un Orta Çağ kimliğinin en açık şekilde görüldüğü Rodos Kalesi, feribotla limana yanaşırken gözünüze çarpacak ilk yer. Ücretsiz olarak da gezilebilen Rodos Kalesi’nin 4 kilometre uzunluğundaki surları, tarihte birçok saldırıya ve savaşa karşı adayı korumuş. Eski şehre giriş noktası da tam olarak bu surlardan başlıyor.

Rodos Kalesi’nden Mandraki Limanı

#3 Hipokrat Meydanı:

Çevresi taverna, restoran ve barlarla dolu olan Hipokrat Meydanı, Rodos eski şehir merkezinde gece hayatı denildiğinde ilk akla gelen yer. 1500’lü yıllardan günümüze kadar korunabilmiş şövalyeler mahkemesini de barındıran bu meydanın çevresindeki mağazalardan çok çeşitli hediyelikler alabilir, gündüzleri kahve molalarınızı renklendirebilirsiniz. Günün her saati kalabalık olan Hipokrat Meydanı, hava karardığında tavernalardan gelen müzik sesleri ile daha da neşeli bir hal alıyor. Çok turistik bir nokta olduğu için iyi mekanı bulmak biraz zorlaşıyor; bu noktada gidilecek mekan önerileri için Rodos Adası’nda Ne Yenir? Rodos Adası Yeme İçme Önerileri yazımızı beklemenizi öneririz.

Hipokrat Meydanı, Rodos

#4 Süleymaniye Camii:

Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos Adası’nı fethinden sonra yaptırdığı Süleymaniye Camii, old town bölgesinde mutlaka karşınıza çıkacak yapılardan biri. Rodos’un en büyük cami mimarisi olma özelliğindeki Süleymaniye; 1522 yılında yapılmış ve sonrasında da birçok kez renovasyon görmüş. En son 1800’lü yıllarda yeniden yapılan cami, 2005 yılındaki yenileme çalışmasının ardından ibadete tamamen kapatılmış. Çevrede dolaşırken karşınıza birkaç camii daha çıkacak; Süleymaniye’yi gül pembesi renginden ayırt edebilirsiniz.

Süleymaniye Camii, Rodos

#5 Fethi Paşa Kütüphanesi:

Süleymaniye Camii’nin karşısında bulunan Fethi Paşa Kütüphanesi, 1794 yılında kurulmuş. 15. yüzyıl, 16. yüzyıl ve Fatih Sultan Mehmet döneminden kalma el yazması Kuran-ı Kerim örnekleri sergilendiği kütüphanede, Fizik, Matematik ve Gökbilim kitaplarına ait -neredeyse- ilk örnekler de bulunuyor.

Rodos’taki bir diğer Türk kütüphanesi

#6 Old Town Müze ve Galerileri:

Seyahat esnasında galeri ve müze gezmeyi sevenler, Rodos’un eski şehir bölgesindeki arkeoloji ve sanat konseptli mekanları da listeye dahil edebilir. Old town turu esnasında Helenistik ve Erken Hıristiyan dönemine ait arkeolojik kalıntıları Rodos Arkeoloji Müzesi’nde, 20. yüzyılın en önemli Yunan ressamlarına ait eserleri Rodos Belediye Sanat Galerisi’nde ve çağdaş Yunan sanatçılar ile Rodos’ta yaşayan yabancı sanatçıların eserlerini de Rodos Modern Sanat Müzesi’nde gezebilirsiniz.

Old Town, Rodos

#7 Grand Masters of the Knights Sarayı:

Eski şehrin en yüksek noktasında konumlanan ve bugün UNESCO koruması altındaki Grand Masters Sarayı, şövalyelerin Rodos’a bıraktığı en değerli mimarilerden biri. Yunanistan’da pek de fazla görülmeyen Gotik stilin ender örneklerinden biri olan Grand Masters, Kastello olarak da anılıyor. Oldukça görkemli ve bir o kadar da heybetli duran bu saray; zamanında şövalyelerin idari merkezi olarak kullanılıyormuş. Günümüzde ise Rodos’un antik ve orta çağa ait eserlerinin sergilendiği bir müze olarak hizmet veriyor. Aslında müze, Osmanlı hakimiyetine kadarki geçmişi eşyalar, dekorasyon ürünleri ve objelerle anlatıyor da diyebiliriz. Sarayın bu bölümü Pazartesi günleri kapalı, diğer günler için giriş ücreti kişi başı 6 Euro.

Gran Masters – Büyük Üstatlar Sarayı, Rodos

#8 Şövalyeler Caddesi:

Geldik Rodos’un en turistik ve en fotoğraflık noktalarından biri olan Şövalyeler Caddesi’ne. Grand Masters Sarayı’na çıkan bu sokakta, Rodos’u yöneten Hospitaller Tarikatı’na bağlı şövalyelere ait ev ve hanları göreceksiniz. Bu evler, zamanında şövalyelerin konaklamaları ve bir araya gelip toplantı yapmaları için kullanılıyormuş. Rodos şövalyeleri dillerine ve doğdukları ülkelere göre 7 bölüme ayrıldığı için de o yıllarda, her evin önünde bir bayrak bulunurmuş ve bu bayraklar o evdeki şövalyelerin hangi ülkelerden geldiklerine ve hangi dili konuştuklarına işaret edermiş.

Şövalyeler Caddesi, Rodos

Şövalyelerden adaya kalan Gotik stildeki bu evler, Rodos’un kesinlikle en tipik mimari özelliğini oluşturuyor. Ancak; bu hali aslında ilk zamanki mimari de değil. Çünkü; Osmanlı’dan sonra İtalyanlara geçen Rodos’ta, Osmanlı’dan kalan mimari özellikleri değiştirmek için bayağı bir çaba gösterilmiş. 1900’lü yıllarda başlayan bu renovasyon dalgasında Şövalyeler Caddesi’ndeki evlerde eski haline geri getirilmiş, Osmanlı detayları sokaktan silinmek istenmiş. Her ne çalışma yapılmış olursa olsun, bu caddede yürürken alacağınız Orta Çağ hissine, muhtemelen adanın geri kalanında bir daha rastlamayacaksınız. Burası tam anlamıyla bir dizi platosu gibi! Hanların genel görünümü hakkında fikir edinmek için günümüzde Fransız Konsolosluğu olarak hizmet veren binaya girip avlusunu dolaşmayı unutmayın.

Şövalyeler Caddesi, Rodos

#9 İbrahim Paşa Camii:

Sofokles Sokağı’nın sağında bulunan İbrahim Paşa Camii, Rodos’un ilk camisi olarak önem kazanıyor. Caminin yapımı; Osmanlı’nın fethinden sonra, İslami değerleri adaya adapte konusunda atılan ilk adımlardan biri. Çevresinde hamam, kütüphane, çeşme gibi Türkler tarafından yapılan çok sayıda esere rastlayabilirsiniz. Bu yapıların yayıldığı alana aynı zamanda Turkish Quarter da deniyor.

Rodos’tan liman manzarası

#10 Mandraki Limanı, Rodos Heykeli ve Yel Değirmenleri:

Adanın ziyaretçilerini getiren feribotların ve yatların yanaştığı liman olan Mandraki, aynı zamanda eski çağlarda olduğu var sayılan Rodos Heykeli’nin de bulunduğu yer. Dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen dev Rodos Heykeli Helios’un ayaklarının durduğu iki sütun üzerinde ise şu an Elefos ve Elefina adlı iki küçük geyik heykeli bulunuyor; çünkü Helios’un çok uzun zaman önce bir depremle yıkıldığına inanılıyor.

Rodos Mandraki Limanı

Mandraki Limanı’nı gezerken karşınıza yel değirmenleri de çıkacak. Arka arkaya sıralanmış bu değirmenler, limanın simgesi olduğu kadar buradaki fotoğraflarınız için oldukça estetik.

Rodos Mandraki Limanı’ndaki değirmenlerden birinde 🙂

#11 Kelebekler Vadisi:

Kelebekler Vadisi deyince hepimizin aklına Fethiye geliyor ama aslında Rodos’un da bol kelebekli bir vadisi varmış. Adanın batı kısmında yer alan, Petaloudes olarak da geçen vadiye gitmek için araba ya da motor kiralamış olmanız şart, çünkü eski şehir merkezine pek de yakın değil. Ancak gittiğinize mutlaka değiyor; çünkü yemyeşil doğa insana kesinlikle çok iyi geliyor. Girişinden alacağınız küçük haritayı takiben ağaçların arasından geçip ahşap köprüleri takip ederek gezebilirsiniz.

Rodos Kelebekler Vadisi

Kelebekleri görmek için en iyi dönem; Haziran ve Temmuz ayları. Bu aralık haricinde gittiğinizde bizdeki milli parkların birkaç model küçüğünü gezmiş gibi oluyorsunuz. Zaten kelebek zamanı değil ise, giriş ücreti öderken mutlaka uyarıyorlar. Medeniyet de böyle bir şey işte! Girişi kişi başı 5 Euro.

Kelebekler Vadisi’nin yürüyüş yolu

#12 Yedi Pınar:

Kelebekler Vadisi’nin ardından Rodos’ta gezi listenize alabileceğiniz bir diğer doğa rotası da Yedi Pınar. Seven Springs ve Epta Piges olarak da geçen park, etrafındaki yedi kaynaktan gelen sularla beslenen yapay bir göletten oluşuyor. Gölette yüzmek serbest; ancak önce yürüyerek 190 metre uzunluğundaki bir tüneli geçmeniz gerekiyor. Etrafı upuzun ağaçlarla dolu bu alanda yürüyüş de yapabilirsiniz. Biz vaktimiz az olduğu için burayı es geçmiştik ama aklınızda olması için bu yazıda da önermek istedik.

 

#13 Lindos:

Rodos’un güney sahilinde uzanan Lindos kasabası, en çok beyaz evleri ve upuzun plajı ile dikkat çekiyor. Beyaz evler o kadar ön planda ki pencerelerinde mor begonvilleri olsa sanıyorum ki Bodrum’dan pek de bir farkı kalmazdı. Lindos’un en güzel tarafı kasabanın araç trafiğine kapalı olması ve bu da aracınızı kasabanın üst kısmında bulunan park alanlarında bırakıp Lindos’u yürüyerek gezmenin farkına varmak demek.

Lindos’ta Akropol’e çıkarken

Labirentten hallice olan ara sokaklarında birçok kafe, restoran, bar, hediyelik eşya dükkanı barındıran Lindos, gezmesi de bir hayli keyifli bir kasaba. Lindos’ta gezebileceğiniz yerler arasında sokak aralarının yanı sıra Panagias Kilisesi, tepeye doğru yürüyerek varacağınız Akropolis ve Athena Tapınağı var. Akropolis’e doğru çıktıkça, Lindos’un eşsiz manzarası ile baş başa kalıyorsunuz. Bu kadarı bana yeter diyorsanız; Akropolis için vermeniz gereken 6 Euro’yu pas geçebilirsiniz.

Lindos, Rodos Adası

Plajlar konusunda da oldukça şanslı olan Lindos’un upuzun ana plajı ve biraz ilerisindeki St. Paul koyu bizim de buradaki favorilerimiz olmuştu.

St. Paul’s Bay, Rodos Adası

Rodos’tan Neler Alınır?

 Hipokrat Meydanı çevresinde gezinirken bir yandan da hediyelik alışverişi yapacağınıza eminim. Rodos Adası’na gelip es geçilmemesi gereken mağazalardan birisi de el yapımı yüzlerce sandalet çeşidi ile ünlü Iakovos Handmade Sandals mağazası. Tamamen elde dikilerek hazırlanan gerçek deri Rodos sandaletleri hem kadınlar hem de erkekler için gerçekten de estetik sandalet ve terlik alternatifleri sunuyor. Bağcıklı, ipli, tokalı, siyah, kahverengi, ten rengi, sandalet, terlik derken onlarca tasarımı önünüze seren bu minicik dükkana Rodos’a gitmeden önce okudum birkaç blogda denk gelmiş ve merak edip son günümüzde ziyaret etmiştim. Avrupa şartlarında gerçekten de uygun fiyatlara satış yapıyorlar; örneğin benim aldığım sandalet 25 Euro idi.

Rodos aynı zamanda şarap ve tabii ki ouzo’larıyla da ünlü. Lokal marketlerden ve şarap mağazalarından bu tip alışverişlerinizi yapabilirsiniz. En çok önerilenler arasında; Vintage, Cava Stafylos ve The Cellar of Knights var.

Old Town, Rodos

Rodos gezimizin ilk yazısı olan Rodos Adası’ndaki En Güzel Plajlar: Rodos Plajları’ndan sonra Rodos Adası’nda Gezilecek Yerleri de işte böyle listeledik. Rodos Adası’na ait tüm notlarımıza ve fotoğraflarımıza Instagram hesabım @nesemcelikkaya’dan #journavelgreece etiketi ile ulaşabilirsiniz. Bizi @nesemcelikkaya adresinden de takip edin ki birlikte gezelim!

Rodos Gezi Videomuzu izlemek için tıklayın.

Lindos’un ara sokakları