Türkiye’de doğa ile iç içe tatil yapılabilecek en güzel yerlerden biri olan Olimpos, uzun yıllardır sırt çantalı gezginlerin ve şehir stresini geride bırakıp kafa dinlemek isteyenlerin favorisi. Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı bir belde olan Olimpos, özellikle çam ağaçları ile çevrili doğası, antik ruhu ve Caretta Caretta kaplumbağalarına ev sahipliği yapan plajı ile öne çıkıyor ama onu uzun yıllardır Türkiye’nin en keyifli tatil rotalarından biri yapan aslında ağaç evlerde konaklama imkanı ve arkadaş grubu ile gidilebilecek en salaş yer olması. Olimpos deyince akla hemen sırt çantasıyla otostop çeken gençler, ateşin başında gülüşen koca bir arkadaş grubu, ağaç evlerin eğlenceli ortamında buluşan hippi’ler ve plajında meditasyon yapanlar geliyor.

Popüler tatil rotalarına inat, ülkemizin samimi kalabilmiş köşesi ve Likya Yolu’nun en sevilen duraklarından biri olan Olimpos, sadece gençlerin değil, genç kalmak isteyenlerin de adresi.

Olimpos’ta Gezilecek Yerler: Olimpos ve Çevresi yazımıza başlamadan önce Instagram’da görenler olmuştur; bu gezinin biletlerini bir önceki gezinin gidiş uçağını beklerken Maximiles kartımızla, Maximum Mobil’den saniyeler içinde almıştık. Seyahat planlama aşamasında bizim için büyük kolaylık oldu! Bilet konusu açılmışken, Maximiles ile alınan yurt içi biletlerinde 1 MaxiMil’in 1 TL yerine geçtiğini, biriken MaxiMil’lerin Avrupa ülkelerinde 1,5 kat, Uzakdoğu ve Amerika’da ise 2 kat değerli olduğunu da hatırlatalım.

OLİMPOS HAKKINDA BİLGİLER

Antik Likya’nın en önemli liman kentlerinden olan Olimpos’un geçmişi M.Ö. 167 yılına kadar uzanıyor. Çam ağaçları ile çevrili bir vadide konumlanan Olimpos, Phaselis ile birlikte Likya’nın ticaret konusunda en değerli topraklarına ev sahipliği yaptığı için daima statejik bir yerleşim olmuş. Olimpos’un en verimli zamanlarını Roma İmparatorluğu egemenliğinde olduğu sırada geçirdiği biliniyor; bu görkemli süreci de Orta Çağ ile birlikte sona eriyor.

Olimpos’un en güzel yanlarından biri tarihi doğa ile birleştiren özel coğrafyası. Çıralı plajı olarak bildiğimiz Olimpos plajı ile birleşen sahilin hemen arkasında kurulan Olimpos antik kenti, ağaçların ve bitkilerin ardına saklanan Helenistik ve Roma dönemi kalıntıları ile bugün Antalya’nın en mistik bölgelerinden biri.

Antalya demişken gezi rehberini de buraya ekleyelim; Antalya’da Gezilecek Yerler: Antalya Gezi Rehberi

Olimpos adını kuzeyinde kalan Tahtalı Dağı’ndan alıyor; Olimpos da ‘ulu dağ’ anlamına geliyor. Hem arkeolojik sit alanı olduğundan hem de Caretta Caretta kaplumbağalarının yuvalama alanını içinde barındırdığından Olimpos tümüyle koruma altında. Zaten Olimpos doğasının günümüz şartlarında halen bu kadar bakir kalabilmesinin nedeni de bu korunma süreci; çünkü yapılaşma izni yok.

Olimpos’ta yapılaşmaya iznin olmayışı, aslında biraz da Olimpos dediğimizde hayalimizde canlanan tatilin temelini oluşturuyor. 80’lerde açılmaya başlayan ağaç ev konseptli konaklama alternatifleri sayesinde Olimpos, sırt çantalı gezginlerin, doğa ile iç içe kalmak isteyenlerin, ağaç ev konaklamasını deneyimlemek isteyenlerin, salaş ve doğa tatilciliğin adresi oluyor. Öyle ki Olimpos’un doğası, antik ruhu, kendi plajı ve Adrasan’a yakınlığı, masmavi koylarla bir araya geldiğinde burası sadece yurt içinde değil, yabancı turistler için de fazlasıyla merak uyandıran bohem bir yer haline geliyor.

Adrasan’dan Suluada tekne turu

OLİMPOS AĞAÇ EVLER’DE KONAKLAMA

Olimpos demek, ağaç evlerde konaklamak demek. Zaten Olimpos’ta yapılacakların başında da bizce ağaç evlerde konaklamak geliyor. Ağaç evleri doğanın içinde pansiyon işletmeleri gibi düşünebilirsiniz; ekonomik olmasının yanında en sevilen özelliği de samimiyetleri. Konfor anlamında çok bir beklentiniz olmamalı ama bir pansiyon ya da hostelde ulaşabileceğiniz her şeye buralarda da ulaşabilirsiniz.

Olimpos’un ağaç evlerinde konaklamanın bir diğer güzelliği de özellikle akşamları buralarda kendinizi dev bir arkadaş grubunda gibi hissetmek. Özellikle, bu gezide konakladığımız, Kadir’in Ağaç Evleri bu konseptin piri diyebiliriz. Akşam yemeği ile birlikte yakılan ateş herkesi çevresinde topluyor. Olimpos gezisinin keyfi aslında en iyi arkadaşlarla çıkıyor ama buraya tek gelen bir insanın da yalnız bir şekilde bu tatili bitirmesi ağaç evlerde pek mümkün değil. Ağaç evlerin konaklama fiyatına kahvaltı ve akşam yemeği dahil, ayrıca Olimpos ve çevresiyle ilgili aktivite ve tur hizmetleri de oluyor.

Olimpos ağaç evlerde konaklama

OLİMPOS GEZİ REHBERİ: OLİMPOS VE ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER

Olimpos’ta tatilin mevsimi yok, gezecek yeri çok. Özellikle bahar aylarında keyfi başka olan Olimpos’a gitme planı yapıyorsanız antik kentleri, upuzun plajını, tekne turu ile çevre koyları, meraklısı iseniz Likya Yolu’nda trekking’i, Gelidonya Feneri’ni, bir akşam Yanartaş’a çıkıp sonrasında ateş başında koyu bir sohbeti, ağaç evlerde konaklamayı, en az Olimpos kadar güzel ve doğal olan Adrasan’ı, oraya kadar gitmişken turkuaz kıyısı ile Suluada’yı, biraz ilerisindeki Phaselis’i listenize dahil etmeyi unutmayın. Bu kadar doğal bir ortamda yanınızda getirmeniz gereken iki şey var; biri nakit para, diğeri deniz ayakkabısı! 🙂

Olimpos Antik Kenti, Antalya

OLİMPOS VE ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER

#1 Olimpos Antik Kenti:

Olimpos Beydağları Milli Parkı içerisinde yer alan Olimpos antik kenti, Olimpos’ta gezilecek ilk yer. Likya’nın en önemli ticaret merkezlerinden olan Olimpos antik kenti, Olimpos çayının oluşturduğu vadide kurulmuş. İlk bakışta görmeye alışık olduğumuz antik kentlere pek benzemeyen Olimpos’ta, Helenistik ve Roma dönemine ait kalıntıların çoğu ağaç ve çalıların ardına gizlenmiş durumda. Bu bölümleri es geçip sahile doğru devam ederseniz, antik kent gezisi size mutlu etmeyecektir. O yüzden mutlaka doğa ile tarihi birleştiren bu bölümleri de gezin.

Antik kenti ikiye ayıran çay, bugün hala görülebilir durumda. Bu çayın üzerinden geçen köprünün günümüze kalabilmiş tek ayağı ise Olimpos’un en karakteristik görüntülerinden biri. Olimpos’un Likya döneminde ticaret konusunda söz sahibi olup Likya devletleri arasındaki gücünü sağlayan kıyısı ise hem beldenin hem de Olimpos antik kentinin en önemli değeri. Kentin içerisinde tarihe ışınlanıp birkaç adım sonra Türkiye’nin en bakir plajlarından birine ulaşacağınız kaç antik kent olabilir ki? Olimpos antik kenti ve Olimpos plajının dahil olduğu Olimpos Ören Yeri’ne giriş ücreti kişi başı 20 TL, Müzekart’ı olanlara ücretsiz.

Olimpos Antik Kenti, Antalya

#2 Olimpos Plajı:

Olimpos Antik Kenti’nin girişinden dümdüz, sahile doğru ilerlediğinizde sizi Olimpos plajı karşılıyor. Çıralı plajı ile aynı sahili paylaşan Olimpos plajı, muazzam doğa manzarasının yanı sıra Caretta Caretta kaplumbağalarının da yuvalama alanı. Hem sit alanı hem de kaplumbağalar nedeniyle koruma altında olan bu plajda herhangi bir tesis ya da işletme, duş ve tuvalet olanağı olmasa da bölgenin en sevilen noktalarından biri. Plaja giriş antik kent içinden sağlandığı için ücretli; ancak konaklayacağınız otellerde çoklu giriş biletlerinden sorarak daha ekonomik hale getirebilirsiniz. Olimpos plajı çakıllı olduğundan yanınızda mutlaka deniz ayakkabısı bulundurun.

Çıralı Plajı’nın devamı Olimpos Plajı

#3 Ulupınar:

Adını doğal kaynak suyundan alan Ulupınar, Olimpos çevresinde uğrayabileceğiniz mola yerlerinden biri. Likya Yolu üzerinde bulunan Ulupınar, doğa yürüyüşü rotası olmasının haricinde kaynak suyunun çıktığı akarsu üzerinde bulunan alabalık restoranlarıyla ünlü. Dere kenarı restoranlarını seviyorsanız ve vaktiniz de varsa, burayı listenize ekleyebilirsiniz. Olimpos’ta gezilecek bir dünya doğal güzellik varken burası önceliğimiz değildi, o nedenle pas geçtik.

#4 Yanartaş:

Olimpos ve Çıralı’nın tepesinde doğal bir ateş kaynağı olan Yanartaş, kayalıklar arasında hiç sönmeyen alevleri ile özellikle günbatımı zamanında yapılan trekking aktivitesinin adresi. Tepe üzerinde yer alan kayalıkların arasında sıkışan ve salınan gazlar nedeniyle hiç sönmeyen alevlerin görüldüğü Yanartaş, Chimaera olarak da biliniyor. Minibüsle ya da turla geleceğiniz Yanar Boğazı’ndan sonra 1,5 km kadar tırmanmanızı gerektiren Yanartaş’a giderken sağlam ayakkabı giymeyi ve yanınıza fener almayı unutmayın. Son derece doğal bir alan olduğu için yürürken akrep ve benzeri canlılar görebilirsiniz; bu yüzden çok geçe kalmadan, mümkünse grupça, hatta tur ile gitmekte fayda var. Turlar hakkında bilgiyi konaklayacağınız ağaç evlerden alabilirsiniz.

Çıralı Plajı, Antalya

 #5 Çıralı & Çıralı Plajı:

Olimpos’un komşusu Çıralı, bu gezide uğrayabileceğiniz bir diğer küçük yerleşim yeri. Portakal bahçeleri arasındaki bungalov pansiyonları ve Caretta Caretta kaplumbağalarının yuvalama alanı olan geniş plajı ile Çıralı da en az Olimpos kadar salaş ve sakin bir yer. Aynı doğayı paylaştıkları için; Olimpos ile hiçbir farkı yok; ancak plaj alanı daha geniş olduğundan bizce yüksek sezonda yüzme açısından daha keyifli. Plaja yürüme yolunda genellikle aile işletmesi olan kafe ve restoranlar göreceksiniz, aynı zamanda apartların ve pansiyonların restoranlarını da seçenek olarak değerlendirebilirsiniz. Antalya’nın en ekonomik rotalarından biri olan Çıralı’da ağaç ev ve bungalov konaklaması haricinde kamp alanları da mevcut.

Likya Yolu Göynük Kanyonu’nun içinden de geçiyor.

#6 Likya Yolu:

Türkiye’nin ilk uzun mesafeli yürüyüş rotası Likya Yolu, Fethiye’nin Ölüdeniz beldesinden başlayıp Antalya’nın Geyikbayırı beldesinde son bulan 535 km’lik bir güzergahı kapsıyor. 1999 yılında Kate Clow tarafından oluşturulan dünyaca ünlü Likya Yolu üzerinde çok sayıda antik kent ve turistik nokta bulunuyor; bunlardan biri de Olimpos.

Likya Yolu birçok parkurdan oluşuyor. Bu yüzden, uzun süreli yürüyüş yapacak kondisyonunuz yoksa ama yine de Likya Yolu deneyimini yaşamak istiyorsanız, Olimpos ve çevresindeki güzergahta bilgilendirme tabelalarını takip ederek kısa süreli yürüyüşe çıkabilirsiniz. Önemli olan dağcılık yeteneklerimizi sorgulamak değil, deneyime ortak olmak sonuçta. 🙂 Olimpos’a gelmişken de Likya Yolu rotasında bulunan Gelidonya Feneri’ni görmenizi öneririz. Türkiye’nin en eski feneri olan Gelidonya’ya ulaşmak için aracınızı park ettikten sonra gidiş geliş 2 saatlik bir yürüyüş süresine ihtiyacınız olacak. Planınıza Gelidonya Feneri’ni görmeyi ekliyorsanız, yol güvenliği açısından arazi aracı gibi yüksek bir araç kullanmanızı, sağlam bir ayakkabı giymenizi ve yanınıza bol bol su almanızı öneririz.

Suluada Tekne Turu

#9 Korsan Koyu:

Gelidonya Feneri’ni gördükten sonra batısında kalan Korsan Koyu’na gelebilirsiniz. Antik çağlarda korsan kralı Zeniketes’in eline geçtiğinden, halen bu şekilde anılıyor. Korsan Koyu’nun denizi taşlık ve dalgasız; kıyısı da yaklaşık 50 metre. Genellikle kamp atanların tercih ettiği, sıcak günlerde de yerlilerin günübirlik olarak pikniğe geldiği bir koy. Özellikle hafta sonları ve yaz mevsiminde epey kalabalıklaştığı için hem çadır kuracak yer bulmak hem de ortamdan keyif almak biraz zorlaşıyormuş, bu yüzden en mantıklısı sezon dışı bir zamanda gelmek. Koyun girişinde yer alan birkaç işletmeden yiyecek içecek ihtiyaçlarınızı da karşılayabiliyorsunuz.

Likya Yolu’nu yürüyenler ve doğa sporlarını sevenler Korsan Koyu’nu listesine zaten dahil eder; ancak buraya araçla da gelmek mümkün olduğundan listeye ekleyelim dedik.  Koya yaklaştıkça yol bozulmaya başlıyor, dikkatli gitmenizde fayda var.

Adrasan Plajı ve Adrasan Limanı

#10 Adrasan & Adrasan Plajı:

Adı Olimpos ile bir anılan Adrasan, upuzun sahili ve dalgasız denizi ile bu rotanın bir diğer sakin tatil beldesi. Adrasan, üç tarafı çam ormanlarıyla çevrili bir körfezde yer aldığından Antalya’nın en korunaklı bölgelerinden biri ve yerlilerinin söylediğine göre yıl içerisinde en fazla 2-3 kez yağmur gören tam bir Akdenizli. Bol yeşilin süslediği Adrasan plajının uzunluğu 2 km; plajın bir bölümü kumluk ve sığ, bir bölümü de çakıllı ve daha derin. Plaja giriş ücretsiz, şezlong ve şemsiye kiralanabiliyor. Aynı zamanda Adrasan tekne turlarının da kalkış limanı olan sahilden son yıllarda adını sıkça duyduğumuz Suluada tekne turlarına da katılabilirsiniz.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Neşem Çelikkaya Bozdağ (@nesemcelikkaya) on

#11 Adrasan Suluada:

Turkuaz rengi ve beyaz kumu ile ünlü Suluada, Olimpos & Adrasan rotasının olmazsa olmazı. Adrasan yakınındaki Suluada’ya Adrasan plajından kalkan tekne turları ile gidebilirsiniz. Tekne turlarının fiyatı sezona göre 70-100 TL arası değişiyor. Tekneler 10.30’da Adrasan limanından kalkıp 17.30 gibi dönüyor; fiyata yemek de dahil ediliyor. Suluada tekne turu rotası Suluada’nın ön plajından başlıyor, arka koyunda yüzme ve yemek molası, Mavi Mağara ve Kargıcak koyu ile devam ediyor.

Suluada’nın ön plajı biraz dalgalı, arka koyu çarşaf gibi. Bizce çok erken saatte özel tekne ile gelmiyorsanız, arka koy daha güzel. Tekne turundaki kıyı ve koyların hepsi cam gibi, dibi biraz taşlı ve çakıllı. Bu yüzden gelirken yanınıza deniz ayakkabısı ve deniz gözlüğü almayı unutmayın. Adrasan’dan Suluada tekne turu yapmak isteyenlere Suluada turumuzu yaptığımız Ramazan Kaptan’ı tavsiye ederiz.

Suluada, Antalya

#12 Phaselis Antik Kenti & Faselis Antik Kenti:

Likya’nın Olimpos ile birlikte en önemli iki kentinden biri olan Phaselis, M.Ö. 7. yüzyılda Rodoslu koloniciler tarafından bir yarımada üzerinde kurulmuş. Phaselis’in en önemli özelliği, bugün plaj olarak hizmet veren üç farklı limana sahip olması. Likyalıların öncesinde Persler ve Karyalılar tarafından yönetilen Phaselis, en son Likya birliğine katılarak Selçukluların egemenliğine kadar gelişimini sürdürmüş. Phaselis’e girişte size karşılayan su kemerleri ile Liman Caddesi üzerindeki hamam ve agora kalıntılarını gezebilir, kentin üç plajında denize girebilirsiniz. Phaselis antik kentine giriş ücreti kişi başı 35₺, Müzekart ile ücretsiz. İçeride de akşam 7’ye kadar kalınabiliyor. Antik kentin bu üç plajında tesis yok ve oldukça duru bir bölge. Girişinde minik bir kafesi var; atıştırmalık ve içecekler için buradan alışveriş yapabilirsiniz. Otoparkı ücretsiz.

Phaselis Antik Kenti, Antalya

#13 Göynük Kanyonu:

Antalya’dan Olimpos’a giderken yol üzerinde uğrayabileceğiniz Göynük Kanyonu Kemer’e bağlı ve Likya Yolu’nun duraklarından biri. Kanyonun bulunduğu milli parkın giriş kapısında aracınızı bıraktıktan sonra 2 kilometrelik bir trekking yapmanız gerekiyor. Arada düz, arada yokuşlu olan patika yol, sizi en sonunda Göynük Kanyonu’nun muazzam doğası ile başbaşa bırakıyor. Kanyonun en sonundaki gölette ücretsiz yüzmek mümkün, daha ileri gitmek için göletin başındaki işletmeden can yeleği ve özel giysilerden kiralamak gerekiyor.

Bizim Antalya’daki favori kanyonlarımız Köprülü ve Tazı olsa da vakti olanların Göynük Kanyonu’nu da görmesini tavsiye ederiz. Göynük Kanyonu’na giriş ücreti kişi başı 9,5 TL, Müzekart geçmiyor. Kanyonda tekking yaparak gölete ulaşmak, sonrasında girişe geri dönmek yaklaşık 3-4 saat süren bir aktivite. Milli park içinde yeme içme ve tuvalet ihtiyaçlarınızı giderebileceğiniz işletmeler bulunuyor.

Göynük Kanyonu ile Olimpos gezi rehberimizin sonuna geldik. Olimpos ve Antalya ile ilgili tüm fotoğraf ve notlarımıza Instagram’da @nesemcelikkaya hesabından #journavelantalya etiketinden ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!

Antalya ile ilgili diğer yazılarımız;

Antalya Gezilecek Yerler: Antalya Gezi Rehberi

Antalya Kaleiçi’nde Gezilecek Yerler & Mekanlar

Köprülü Kanyon Nerede Nasıl Gidilir

Tazı Kanyonu Nerede Nasıl Gidilir

Kaş Gezi Rehberi: Kaş’ta Gezilecek Yerler ve Öneriler

Göynük Kanyonu, Antalya