ÇEŞME YARIMADASI’NIN EN POPÜLERİ: ALAÇATI’DAN GEZİ NOTLARI

7 Ekim 2016

GELENEKSEL DOKULARIN ZARİF ÇİZGİSİ: BARRUS

7 Ekim 2016

HER BİRİ PARMAK İZİ GİBİ EŞSİZ: LİFF

7 Ekim 2016
empty image
empty image

Her bir tasarımının içerisinde gerçek bir yaprak veya organik bir madde taşıyan, bu nedenle de her ürünü parmak izi gibi farklı olan Liff’i uzun zamandır severek takip ediyorum. Siz de tanışın diye, markanın kurucuları Pelin Albayrak ve Mehmet Fakıoğlu’yla buluştuk, bizi doğanın güzellikleriyle buluşturan markaları Liff üzerine konuştuk.

Liff’i diğer aksesuar marklarından ayıran en önemli özellik organik olması. Bu alandaki yolculuğunuz nasıl başladı, biraz bahsedebilir misiniz?

Günlük hayat karmaşasının içinde koşturan insanlar olarak; eminiz çoğumuzun kaçış noktası doğa. İTÜ’den mezun olduktan sonra, kurumsal hayatın stresiyle boğuşurken boş zamanlarımızın çoğunu doğanın içinde, kendimizi ve doğayı dinleyerek geçirirdik; ta ki doğanın bir parçası olmaya karar verene, zamanımızı doğaya adayana dek. Günümüz tüketim toplumunda birbirini tekrar eden tasarımlara karşı, doğanın eşsizliğini bir nebze de olsa içinde barındırmaya çalışan bir marka kurmaya karar verdik. Liff, bu sürecin sonucunda ortaya çıktı.

Tasarımlarınızın üretim metodu bildiğimiz aksesuarlardan çok farklı. Bu işlemleri nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Hangi materyalleri kullanıyorsunuz?

Aslında Liff’ler doğayla ortak bir üretim sonucunda ortaya çıkıyor. Sonbaharda kuruyan, çürümeye yüz tutmuş ve yere savrulmuş yaprak ve organik materyalleri tek tek topluyoruz. Ardından yaprakların bir nakış gibi işlenmiş iskeletlerini özel bir işlemle ortaya çıkarıyoruz ve korumaya alıyoruz. Son olarak ise bunları altın, gümüş gibi değerli materyallerle kaplayarak, doğayı sürekli üzerimizde taşıyabileceğimiz her biri parmak izi gibi eşsiz Liff’ler haline dönüştürüyoruz.

Liff’in tasarımlarında en çok hangi detaylar öne çıkıyor? Koleksiyonlarınızda vazgeçilmez dediğiniz öğeler nelerdir?

Liff’in tek vazgeçilmezi dünyamızın bize sunduğu en büyük armağan olan doğa. Aslında; doğa tasarlıyor, biz de bu kusursuz tasarımları sonsuzlaştırıyoruz. Markamızın en dikkat çekici özellikleri; her bir Liff’in aynı biz insanlar gibi, birbirinden farklı olması ve kendine has özel yapısı.

Geçtiğimiz yıl koleksiyonunuzda Bodhi yaprağı, kokina, meşe palamudu, ginkgo, çobanpüskülü gibi yapraklara yer vermiştiniz. Yeni sezonda bizi hangi türlerle buluşturacaksınız?

Hikayesi olan, yaşayan her malzeme bizim için çok değerli. Bu zamana kadar meşe palamudundan, deniz kabuklarına; kuş tüylerinden Hindistan’da kutsal kabul edilen Bodhi yaprağına kadar geniş yelpazeli bir grubu çıkardık. Her yeni mevsimle beraber yeni bir koleksiyon çıkarmaya gayret ediyoruz. Örneğin, bu sezon için dünya üzerindeki en eski bitki türlerinden biri olan ‘eğrelti otu’ ile bir koleksiyon hazırlama planımız var.

ÇEKÜL Vakfı ile olan bir işbirliğiniz sayesinde Liff’in bir de sosyal sorumluluk yönü olduğunu görüyoruz.

Yaptığımız işin öneminin ve sorumluluklarımızın farkındayız. Bireysel olarak takip etmeye çalıştığımız çevre ve kültürel mirası korumaya yönelik ülkemizde güzel işler yapan ÇEKÜL ile 2015 yılında başlayan dostluğumuz, güzel bir işbirliğine dönüştü. Alınan her bir Liff ile ÇEKÜL’e bağışta bulunarak, şu ana kadar 200’e yakın fidan dikiminde bulunduk. İlerleyen dönemlerde de farklı sosyal sorumluluk projelerinin içerisinde bulunmayı çok istiyoruz ve bu hayaller şimdiden bizi heyecanlandırıyor.

Liff’lere nerelerden ulaşabiliriz?

Online ve kurumsal satış ile ilgili her şeye websitemizden ulaşabilirsiniz. Yine www.liff.com.tr üzerinden İstanbul, Bursa, Alaçatı, Göcek, Cenevre ve Dubai’de bulunduğumuz tasarım dükkânlarını da görebilirsiniz.

Website: www.liff.com.tr

Facebook: /liff.tr

Instagram: @liff

*Bu yazı The Gate dergisinin Eylül sayısında yayınlanmıştır.