Kopenhag; dünyanın en yaşanabilir şehirleri listesinde kendine iyi bir yer etmiş, yaşam stilinden tasarım dünyasına her konuda en önde giden, Nordik kültürü ile Avrupa kıtasında fark yaratan mis gibi bir şehir. Ekonomiden eğitime gelişmişlikte sınır tanımayan, resmen kendi kurallarını yazıp kendi oynayan, dünyanın geri kalanının da özenerek izlediği bir yer. Kopenhag, birkaç yıl önce gezdiğimiz Stockholm ile birlikte hayatımıza dahil olan Kuzey Avrupa’da en çok merak ettiğimiz şehirlerden biriydi. Ne zaman gitmeye kalksak pahalılığını düşünüp geri durduk, durdukça da gitmek için gün saydık. En sonunda dayanamadık, bu şehri ucuza nasıl gezeriz diye bol bol araştırıp kampanya biletlerimizi de cebimize koyarak Kopenhag ile tanışmak için yola çıktık.

Seveceğimizi biliyorduk ama bu kadar görkemli bir gezi olacağını başta biz de tahmin etmemiştik. Kopenhag’a resmen bayıldık ve şimdi de uzun uzun anlatalım istiyoruz. Bu blogda pahalı diye bir şehri gezmekten vazgeçmek yasaktır! Tüm detaylarıyla Kopenhag Gezi Rehberi’mizi gururla sunarız!

KOPENHAG GEZİ REHBERİ

Kopenhag Gezi Rehberi içerisinde Kopenhag’a ne zaman gidilir, Kopenhag kaç günde gezilir, Kopenhag pahalı mı, Copenhagen Card nedir ve alınmalı mı, Kopenhag’ta ulaşım, Kopenhag Havalimanı’ndan merkeze toplu taşıma ile ulaşım, Kopenhag’da bisiklet kiralama, Kopenhag mahalleleri, Kopenhag’da gezilecek yerler, en iyi Kopenhag müzeleri, Kopenhag’ın Instagramlık noktaları, Kopenhag yeme içme önerileri, Kopenhag’ta konaklama ve Kopenhag ucuz otel önerisi gibi sorularınıza cevap bulabilirsiniz.

Bannana Park, Kopenhag

KOPENHAG’A NE ZAMAN GİDİLİR

Bugüne kadarki araştırmalarımızdan anladık ki Kopenhag için iki muhteşem zaman var. İlki tahmin edeceğiniz üzere yaz ayları; çünkü hem gün uzun sürüyor ve güneş çok geç batıyor hem de yeterince kuzeyde olan bir ülkeyi üşümeden rahat rahat gezebiliyorsunuz. İkincisi ise, kesinlikle Noel zamanı; çünkü başta Tivoli başta olmak üzere şehir ışıl ışıl bir hal alıyor ve Noel marketleri de Avrupa’da en sevilenler arasında.

Kopenhag, gezmesi çok güzel bir şehir. O nedenle aslında Kopenhag’a ne zaman gidilir sorusuna gelecek cevap pek de önemli değil. 😊 Eğer, havanın 4’te kararmasını, buzzzz gibi soğuğunu dert etmeyecekseniz, bizim gibi Aralık ayında da gidebilirsiniz. Sonuçta, içlik, kazak ve kat kat çorap kombinasyonu ile gezilmeyecek yer yok. Uyarması bizden; kış mevsiminde Kopenhag’a gitme planı yapıyorsanız üşümeyi ve günün erken bitecek olmasını göz önünde bulundurup öyle plan yapın.

KOPENHAG KAÇ GÜNDE GEZİLİR

Bu soruya gelecek cevap, Kopenhag’ı hangi mevsimde ziyaret edeceğinizle alakalı diyebiliriz. Eğer, yazın gidecekseniz 3-4 gün yeterli. Tercihiniz kış mevsimi olacaksa ve fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, plana müze gezileri de dahilse 4-5 güne ihtiyacınız var demektir. Erken kalkarım, çok yürürüm diyenler, biraz da plandan fedakarlık yaparak 3 günlük bir gezi planlayabilir. Eklemeden geçmeyelim; Aralık – Şubat arası gün sabah 9 gibi aydınlanıp 15.00 civarında kararıyor.

Amalienborg Sarayı, Kopenhag

KOPENHAG PAHALI MI

Ne diyebiliriz ki? 😊 Sonuçta Kuzey Avrupa’nın yaşam kalitesi en yüksek, ekonomisi en güçlü, ayakları en sağlam basan şehirlerinden birindeyiz. Evet, Kopenhag pahalı bir şehir. Gezmesi, konaklaması, yemesi içmesi, alışveriş yapması gerçekten de pahalı bir yer. Fakat, bu ekonomik gezemeyeceğiniz anlamına gelmiyor.

Kopenhag’da ucuza gezme ipuçlarımı takip edip, konaklama konusunda erken davranırsanız, yeme içme konusunda tercihlerinizi biraz daha aperatif çözümlerden yana kullanıp planlı gezerseniz gidilmeyecek bir şehir asla değil.

Kopenhag görmeyi daima çok istediğimiz ama pahalılığı nedeniyle devamlı ertelediğimiz bir rotaydı. Bir kampanya sayesinde biletleri çok ucuza bulunca dayanamadık, biz bu işin üstesinden geliriz diyerek yola koyulduk. Aklımızda evden peynir ekmek götürüp yemekleri ucuza, hatta bedavaya getirmek bile vardı. Gözümüz öyle korkmuş ki ekonomik mekanlar dersimize bu gezi öncesinde çok çalıştık ve evden taşıdığımız yiyeceklerle beraber Kopenhag’da en ekonomik gezilerimizden birini gerçekleştirdik.

Yeme içme konusu haricinde şehirdeki en pahalı gezi kalemleri kesinlikle konaklama, ulaşım ve gezilecek yerlere ödeyeceğiniz giriş ücretleri. Kopenhag’da onun da bir çaresi var: Copenhagen Card. 😊

COPENHAGEN CARD NEDİR: COPENHAGEN CARD ALINMALI MI?

Normalde şehir kartlarını pek önermiyoruz; çünkü genellikle gezmeyeceğiniz turistik noktalar ve hiç kullanmayacağınız toplu taşıma araçları için bir ton para ödeniyor. Söz konusu Kopenhag olduğunda ise durum biraz farklı. Kopenhag’da gezmek isteyebileceğiniz çoğu yere giriş ücreti ödemeniz gerekiyor ve giriş ücretleri gerçekten de ucuz değil. Diğer taraftan da gezilecek yerleri geniş bir alana yayılan koskoca bir şehirden bahsediyoruz. Yazın gitseniz yürüyerek birçok yeri görebilirsiniz ama hava soğuduğunda toplu taşıma kullanmak isteyeceğinize eminiz.

Kopenhag’ın hakkını en ekonomik şekilde vermek için yapmanız gereken; gezmek istediğiniz yerlerin listesini önceden çıkarıp onları mümkünse 1 ya da 2 güne sığdırıp o günler için de Copenhagen Card almak. Copenhagen Card, sınırsız toplu taşıma ve Tivoli de dahil şehirdeki 87 turistik noktaya, müzelere ücretsiz girmenizi sağlıyor. Biz çok alışık değiliz içi dolu şehir kartlarına; fakat Kopenhag bu konuda gerçekten de faydalı bir kart çıkarmış.

24 saatlik kart kişi başı €54, 48 saatlik €80 ve 72 saatlik olan €99. Evet, 3 günlük olan biraz abartı. O yüzden bu kartı 1 ya da 2 günlük kullanmak en mantıklısı. Copenhagen Card’ı gitmeden önce internet üzerinden alırsanız havalimanından teslim alıp merkez ulaşımında da kullabilirsiniz.

Turistik nokta ve müze odaklı bir gezi olmayacaksa ve merkezden uzakta bir yerde kalıyorsanız, gün içinde 3’ten fazla toplu taşıma kullanma ihtimaliniz varsa sadece ulaşımda geçerli şehir kartlarından da alabilirsiniz. Biz günde 2 toplu taşımayı geçmediğimiz ve gezmek istediğimiz yere ulaştıktan sonra tura yürüyerek devam ettiğimiz için ihtiyaç duymadık.

Christiansborg Sarayı, Kopenhag

KOPENHAG’TA ULAŞIM

Kopenhag’da ulaşım araçlarını ne kadar kullanacağınız konaklayacağınız yere göre değişiyor; ancak şehir geniş bir alana yayıldığı için rotanıza göre her gün minimum 2 bilet kullanacağınızı varsayabiliriz. Kopenhag, toplu taşıma konusunda oldukça fazla alternatif sunuyor. Bu da demek oluyor ki nereye giderseniz gidin size uygun bir toplu taşıma aracı mutlaka olacaktır. Biz Kopenhag gezimizde hem metro hem de otobüs kullandık, biletlerini de metro istasyonlarındaki Biletter yazılı otomatlardan aldık. Otomatlarda kredi kartı kullanabiliyorsunuz, merkezde gezeceğiniz için ‘small area’ biletlerinden alabilirsiniz.

Ulaşım fiyatları hakkında fikir verecek olursak; tek yön bilet kişi başı €3,2 ve 1,5 saat boyunca her araçta geçerli. Eğer gün içinde 3’ten fazla toplu taşıma kullanımı yapacak gibiyseniz otomatlardan günlük ulaşım kartı da alabilirsiniz. Günlük kartlar 24 saat geçerli oluyor, hangi saatte kullanıma başlarsanız 24 saat boyunca aktif kalıyor ve kişi başı €11.

Eğer yukarıda bahsettiğimiz Copenhagen Card’lardan alırsanız hem turistik nokta girişleriniz hem de toplu taşıma kullanımınız bu kartla olur. Yani, Copenhagen Card aldığınızda başka bir toplu taşıma bileti almanıza gerek kalmaz.

#1 Kopenhag Toplu Taşıma Araçlarında Bilet Kontrolü:

Bu maddeyi özellikle ekledik; çünkü metrolarda sık sık bilet kontrolü yapılıyor. Eğer, ‘ben biletsiz geçeyim, kontrole falan da denk gelmem’ diyorsanız, o kadar emin olmamanızı öneririz. Kontrol hem sık gerçekleşiyor, hem de biletin tarihine, geçerlilik saatine çok detaylı bakılıyor. Kontrolden geçemezseniz €100 ceza ödemek zorunda kalıyorsunuz. Kontrolörlerin çoğu Türk ama bu hiçbir şeyi değişitirmez. 😀 Danimarka’da kural kuraldır, ceza her koşulda işler. 😊

#2 Kopenhag Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım

Kopenhag Havalimanı’ndan merkeze 3 şekilde gidebiliyorsunuz. Taksi aralarında en pahalı seçenek; çünkü merkeze ulaşmak yaklaşık €35 tutuyor. Tabii, eğer grupla geliyorsanız değerlendirmek çok mantıklı olabilir.

Merkeze giden 5C numaralı otobüs 35 dakika, metro ise 15 dakika sürüyor. Her iki seçenek de kişi başı €5. Biletleri havalimanı Terminal 3’te yer alan metro yakınındaki makinelerden ya da turist bilgilendirme ofisinden alabilirsiniz. Makinelerde ve ofiste kredi kartı geçiyor. Otobüslerde bileti şoförden de alabilirsiniz ama Danimarka Kronu ile ödeme yapmanız gerekir.

Borsen, Kopenhag

KOPENHAG’DA BİSİKLET KİRALAMA

Bugüne kadar en az bir gelişmiş Avrupa ülkesi ziyaret ettiyseniz ana ulaşım aracı olarak bisikletin ne kadar sevildiğine de şahit olmuşsunuz demektir. Hele ki yollar dümdüz ve bisiklete binmeye uygunsa, insanlar resmen başka araç kullanmak istemiyor. İşte Kopenhag da o yerlerden biri! Ama burada durum biraz farklı. 😊

Kopenhag, tüm Avrupa ülkeleri arasında en çok bisiklet kullanılan, bisiklet nüfusu en fazla olan ve yolları bakımından bisiklet sürmeye en elverişli Avrupa ülkesi! Kopenhag demek, bisiklet demek. Bu yüzden, yolda yürürken elinizi sallasanız bir bisikletliye çarpar demek.

Biz nazlılar olarak kış mevsiminde kullanmayı tercih etmesek de buranın yerlisi, turisti, kar, kış, soğuk demeden bisiklet kullanıyor. Şehirde birçok noktada bisiklet kiralama yerleri mevcut. Belediyenin kendi bisiklet hizmeti de var. Diyeceğimiz o ki eğer yolunuz nispeten ılıman bir havada buralara düşerse siz de Kopenhaglılar gibi bisiklet kiralayın. Tabii, biraz dikkatli olmak şart! Sonuçta bisiklet kullanmaya çok alışık, kendi içinde düzeni olan bir şehirden bahsediyoruz. Bisiklet yolunu takip etmek ve kurallara uymak çok önemli.

Kopenhag’da bisiklet kiralama fiyatı günlük 50-130 DKK (€7-17) arası değişiyor. Günlük olduğu gibi saatlik kiralamak da mümkün. Donkey Republic, Baisikeli, Bycyklen, Bike Rental Copenhagen bisiklet kiralayabileceğiniz yerlerden bazıları. En makul seçenek ise günlük 50 DKK fiyatı ile Norrebro’daki Ekspres Kalssisk Cykler.

Nyhavn, Kopenhag

KOPENHAG’DA NE HARCAYACAĞIZ: DANİMARKA PARA BİRİMİ

Danimarka’nın para birimi Danimarka Kronu. 1 Euro, yaklaşık 7,5 Danimarka Kronu demek. Böyle bakınca sanki çok değersiz bir paraymış gibi görünse de işin aslı öyle değil. Danimarka öyle gelişmiş bir ekonomiye sahip ki bu Danimarka Kronu aslında Euro’dan çok daha değerli bir para birimi konumunda. Nerede olursanız olun, her şeyin fiyatı Euro cinsinden hesaplayınca bile daha yüksek. Zenginlik böyle bir şey demek ki…………………

Avrupa’da Euro kullanılmayan bir şehre gitmenin en büyük dezavantajı da paranızı büyük ihtimalle TL’den çeviremeyecek ve Euro’dan çevirirken değer kaybedecek olmanız. Bir de eğer kapısında yalandan ‘0 Komisyon’ yazan bir Exchange Office’e inanıp paranızı dönüştürmeye kalkarsanız çok üzgünüz ama kazıklanmamanız mümkün değil. Neyse ki Kopenhag’daki çoğu mekanda ve turistik noktada kredi kartı geçiyor. Biz bu gezide yanımızda nakit bulunması için sadece €50 bozdurduk ve geri kalan tüm harcamaları kredi kartı ile yaparak paramızdan hiç değer kaybetmedik. Böyle zamanlarda kredi kartınızın $ hesabına bağlı olması çok avantajlı oluyor.

Başlamadan Önce Not: Yazının devamında kolay karşılaştırma yapabilmeniz için giriş ücretlerini € olarak belirteceğiz.

KOPENHAG MAHALLELERİ: MUTLAKA GÖRMENİZ GEREKENLER

Kopenhag gezi planınızı yaparken, kaçırmamanız gereken semtlerden de haberdar olun istedik. En azından genel hatlarıyla bilirseniz gittiğinizde ne göreceğinizi de az çok tahmin etme şansınız olur ve rotanızı ona göre çizebilirsiniz.

#1 Kopenhag Şehir Merkezi: Kopenhag’ın en eski mahallesinin yer aldığı bölge, günümüzde şehir merkezi olarak kabul ediliyor. Norreport Station ile Nytorv arasında kalan şehir merkezi, Orta Çağ stilindeki dar sokakları ve birbirine bitişik rengarenk evleri ile hafif Amsterdamvari bir hava sunuyor. Şehir merkezini gezmenin en kolay yolu; aslında Kopenhag’ın alışveriş cenneti olarak tabir edilen arnavut kaldırımlı Stroget Caddesi’ni esas alarak çevresindeki ara sokaklara girip çıkmak. Tek sorun; o kadar güzel mağazalar var ki insan gezip alamadıkça kendine piyango çıksın istiyor asdshjhajs 😀

#2 Vesterbro: Hem konaklama hem de gezi açısından Kopenhag’ın en iyi, en hareketli bölgelerinden biri. Yeme içme alternatifleri, kahve barları, geniş geniş caddeleri, tasarım butikleri ve galerileri yönünden çooook zengin. Tivoli Gardens ve Kodbyen adlı Meatpacking District de bu bölgede.

#3 Norrebro: Eskiden şehrin göçmen bölgesi olarak pek de güvenilir bulunmayan Norrebro, Kopenhag’ın yeni hipster bölgesi. Bol bol kafe, rengarenk mural’lar; yürürken bile daha özgür olduğu çok net anlaşılıyor. Norrebro’da gezilecek yerler arasında; tasarım mağazaları ve kahvecileri ile Jaegersbrode, hemen karşısındaki Assistens Mezarlığı, yürüme mesafesinde Superkilen Park ve graffiti şov Bannana Park gibi yerler var.

#4 Christianshavn: Gezilecek yerlerin bir kısmının bulunduğu, aslında şehrin merkezi gibi görünen ama mimarisi ile kesinlikle kendine has özellikleri olan bir bölge. Kanalları ve Kopenhag şehir merkezine bağlanan köprüleri ile bir ada konumundaki Christianshavn’da göreceğiniz yerler arasında da Christiansborg Palace, Freetown Christiania, Church of Our Savior, Royal Library Black Diamond var.

#5 Freetown Christiania: Kendisi Kopenhag’ın özerk bölgesi; kendi para birimleri, bayrakları, kuralları var. Christianshavn semtine dahil bir yer olsa da özerk olduğu için listeye ayrıca yazmak istedik. Freetown Christiania ile ilgili bilgileri yazının devamında okuyabilirsiniz.

#6 Osterbro: Burası da diğer semtlere göre daha sakin, bol yeşilli ve çocuklu ailelerin tercihi olan bir bölge. Geniş geniş parklar ve göller, oyun alanları, spor ve bisiklet parkurları, plajlar derken Kopenhaglılar kendilerine ‘dünyanın en mutlu şehirleri’ listesine zirveden girebilecek -ki girmişler de- bir yaşam bölgesi oluşturmuş, adını da Osterbro koymuş. Osterbro’da turistik anlamda görülebilecek tek şey küçük Little Mermaid heykeli; ama zaten kendisi ‘Görüldüğünde Hayal Kırıklığı Yaratan Turistik Noktalar’ listesinde hatrı sayılır bir yer edindiği için pas geçebiliriz. 😊

#7 Refshaleoen: Kopenhag’da eski sanayi bölgelerini dönüştürerek yeni trend alanlar oluşturmak bir klasik haline gelmiş durumda. Refshaleoen da onlardan biri. Eskiden işçi sınıfının yaşadığı, tam bir sanayi bölgesi olan bu ada, artık festivallerin, alternatif yeme içme rotasının şehirdeki merkezlerinden. Özellikle, Kopenhag’a bahar ve yaz aylarında gelecekseniz gezi planınıza burayı mutlaka ekleyin. La Banchina ve Reffen Street Food Market görmeniz gereken yerlerden. Michelin yıldızlı Noma da burada.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Neşem Çelikkaya Bozdağ (@nesemcelikkaya) on

KOPENHAG’DA GEZİLECEK YERLER

Kopenhag gez gez bitmeyen bir şehir. Bu yüzden, rehberi sadeleştirmek amacıyla Kopenhag Gezilecek Yerler Listesi’ni konularına göre ayırdık. Bu başlığın altında, Kopenhag’da mutlaka görmeniz gereken turistik noktaları okuyabilirsiniz. Ardında, Kopenhag’ın En İyi Müzeleri’ni ve Kopenhag’ın Instagramlık Noktaları’nı da bulabilirsiniz.

#1 Tivoli Gardens:

Noel zamanı Kopenhag’a gelmek istememizin en önemli nedeni Tivoli Bahçeleri’nde gördüğümüz renkli manzaralardı! 1843 yılında açılan Tivoli, dünyanın en eski tema parklarından biri kabul ediliyor. Farklı yaş gruplarına uygun oyuncaklarıyla küçük bir Disneyland’dan farksız, içeride birçok kafe ve restoran da bulunuyor. Özellikle Noel dönemi süslemeleri ile koca bir masal dünyasına dönüşen Tivoli Bahçeleri, haliyle şehrin en kalabalık turistik rotalarından da biri.

Tivoli Bahçeleri için farklı bilet kategorileri bulunuyor. Oyuncaksız park girişi kişi başı €17, oyuncaklara binecekseniz giriş harici ‘ride ticket’ da almanız gerekiyor. Giriş ücreti pahalı olduğundan en mantıklısı Copenhagen Card kullanmak; böylece hem sıra beklemeden hem de ücretsiz girebilirsiniz. Daha sonra bineceğiniz oyuncaklara göre ride ticket’lardan alabilirsiniz.

Tivoli Bahçeleri o kadar büyük ki sadece içinde ne var ne yok diye gezmek bile 2 saat alır. Fotoğraf çekmek gibi bir niyetiniz varsa –ki olmalı- erken saatte gelmek iyi olur. Kışın hava akşamüstü 4 gibi karardığı için zamanı iyi kullanmak gerek. Parkın hem gündüz hem de akşam ışıltılar içindeki hali son derece güzel. Tek problem, parkın içindeki hiçbir açık alanda ısıtıcı bulunmaması. Bu yüzden, üşüdükçe kapalı mekana girmek istiyorsunuz ama tema park içindeki mekanların pahalılığı buna pek izin vermiyor. J Daha makul yeme içme seçenekleri için kapalı alanda bulunan Tivoli Food Hall’a gidebilirsiniz. Parkın açılış kapanış saatleri dönemsel değişiyor, gitmeden önce kendi sitelerinden kontrol etmenizde fayda var.

#2 Nyhavn:

Nyhavn, geçmişte şehrin ekonomisini sağlayan bir yeni ticaret limanı olarak 1600’lerde yapılmış. 80’li yıllara kadar, son derece izbe ve salaş bir bölge olan Nyhavn, renove edilip renklendirilen dizi dizi evleriyle artık Kopenhag’ın en önemli ve en lüks turizm noktası. Kanal çevresinde birçok kafe ve restoranın bulunduğu, fotoğraf çekmeyi sevenler için kaçınılmaz bir alan haline gelen Nyhavn, aynı zamanda yazar Andersen’in de bir dönem yaşadığı bölge. Buradaki yürüyüşünüz esnasında göreceğiniz numara 20, 67 ve 18, Andersen’in kaldığı evler olarak biliniyor. Nyhavn kanalında tekne turuna da katılabiliyorsunuz, biz pek gerek görmesek de fiyatları kişi başı €10-€12 arası değişiyor.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Neşem Çelikkaya Bozdağ (@nesemcelikkaya) on

#3 Stroget Caddesi:

Kopenhag’da alışveriş turuna çıkmak isterseniz yapmanız gereken şehir merkezindeki Stroget Caddesi’ne gidip ana ve ara sokakların her birini gezmek. Butiklerden, zincir mağazalara ve lüks markalara kadar her seçeneği burada bulabilirsiniz. Ancak, bu kadar geniş ve çeşitli alışveriş imkanı olan bir şehirde Danimarka Kronu kullanılması ve her ürünün bizler için ÇOK ama ÇOK pahalı olması da ayrı bir dert tabii. Şimdiden hepinize geçmiş olsun. 😊

Nytorv Noel Pazarı, Stroget

#4 Rundetaarn:

Spiral kule, gökbilim alanında çoğu ülkeden ileride olan Danimarka’nın bu alandaki çalışmalarının bir göstergesi olarak kral Christian IV tarafından yaptırılmış. Bir gözlemevi olarak kullanılan kuleye sarmal yolu takip ederek çıkıyorsunuz, merdiveni yok! Giriş €3.5, Copenhagen Card ile ücretsiz.

Church of Our Saviour, Kopenhag

#5 Church of Our Savior:

1752 yılında açılan Church of Our Savior, barok detaylı kulesi ile Kopenhag’ın en güzel şehir manzarasını sunuyor. Christiania yakınındaki Savior Kilisesi’ne giriş kişi başı €5, Copenhagen Card ile ücretsiz. Alt girişten itibaren 400 basamak çıkılan kilisenin son 150 basamağına kulenin dışındaki merdivenlerden çıkılıyor. Dış merdivenler çok dar, eğer yükseklik korkunuz varsa bir noktada bırakın deriz. Kulenin ucuna gittikçe hafiften bir kalp sıkışması başlamıyor değil. J Bu arada, kuleye çıkış Aralık ayında da belirli günler açık, Ocak ve Şubat aylarında tamamen kapalı.

Freetown Christiania, Kopenhag

#6 Freetown Christiania:

Freetown Christiania, 1971’de sanatçılar, hippiler ve mevcut sisteme karşı kişiler tarafından terk edilmiş bir bölgeyi işgal ederek oluşturulan özerk bir bölge. Özgür şehir Christiania’da yaklaşık 1500 kişi yaşıyor. Avrupa Birliği kurallarını reddediyorlar; kendi bayrakları, para birimleri ve kuralları var. Christiania’da silah kullanmak, araba kullanmak, ağır uyuşturucu tüketmek, çalıntı eşya satmak kesinlikle yasak. İçeride kafe ve büfeler, bir de tezgahta satılan birtakım şeyler (!) var. Esas konu, Danimarka’da yasal olmayan esrar üretiminin ve satışının da Christiania’da serbest olması.

Christinia’nın kuralları var demiştik. İşte onlardan biri de belli bir alandan sonra fotoğraf ve video çekiminin yasak olması. Bunun sebebi; hem kimsenin özgürlük alanına müdahale etmemek hem de içerideki illegal durumun kayıt altına alınmaması. Çekim kuralını çiğnemeye hiç yeltenmedik, bence böyle bir şeye pek de gerek yok zaten.

Christinia’nın bugünkü özerk haline ulaşması da pek kolay olmamış aslında. Her ne kadar Danimarka’yı dünya üzerindeki en modern, insan haklarına en saygılı ve açık görüşlü ülkelerden bilsek de Christiania hükümette uzunca bir süre büyük bir tartışma konusu olmuş, arada dönem dönem polis baskınları yaşanmış. 1989 yılına gelindiğinde, hükümet ile bir şekilde anlaşmaya varılmış ve özgür şehir yasal hale gelmiş. Tabii, tartışmalar yine bitmemiş, türlü sebeplerle tekrar gündem olmayı başarmış. 2011 yılında hükümet ‘madem burada özerk yaşamak istiyorsunuz, o zaman bölge topraklarını satın alın’ dediğinde, Christiania halkı kendi inanışları ve idealleri gereği bunu reddetmiş ve sonra burayı destekleyenlerin kurduğu vakıf toprakları parça parça satın alarak Christiania halkına destekte bulunmuş. Hükümetin isteği yerine gelince Christiania konusu da böylece çözüme kavuşmuş.

Freetown Christiania, Kopenhag

#7 Christiansborg Palace:

Kopenhag’ın Slotsholmen adasında konumlanan Christiansborg Sarayı, parlamentoyu, bakanlığı ve yüksek mahkemeyi içeriyor. Sarayın bazı bölümleri kraliyet ailesinin özel etkinlikleri ve resepsiyonları için kullanılıyor olsa da genel olarak ziyarete açık. Özellikle iç mimari detaylar açısından gezilebilecek saraya tüm özel oda ziyaretleri için giriş €16; ancak fiyatlandırma oda seçimlerine göre azalabiliyor. Sarayı Copenhagen Card ile ücretsiz gezebilirsiniz. Ayrıca, yerleşkedeki şapel ücretsiz ziyaret edilebiliyor, şehir manzarası sunan kuleye ücretsiz çıkılabiliyor.

Royal Library, Kopenhag

#8 Royal Library:

Kopenhag’da en sevdiğimiz yerlerden biri kesinlikle Royal Library oldu. 1999’da tamamlanan The Black Diamond binasında hizmet veren Royal Library, ülkenin ulusal kütüphanesi olarak Kopenhag Üniversitesi’nin kütüphanesine de ev sahipliği yapıyor. Kendisi 17.yüzyıldan günümüze aşırı geniş bir koleksiyonu ağırladığı için Nordik ülkelerin en büyüğü ve dünyadaki sayılı örneklerden. Royal Library’nin koleksiyonunu bir kenara alırsak mimarisi de görülmeye değer. Girişi ücretsiz olduğu için rahatlıkla gezebilirsiniz. Sadece çantaları ve montları girişteki dolaplara bırakmanız gerekiyor. Kütüphane kompleksinde Ulusal Fotoğraf Müzesi, etkinlik alanları, bir kafe ve bir mağaza da bulunuyor.

Amalienborg Sarayı, Kopenhag

#9 Amalienborg Palace:

Kraliyet ailesinin yaşadığı Amalienborg Sarayı, ziyarete açık olan bazı alanları ile Danimarka monarşisinin ve kraliyet kültürünün ufak bir özetini sunuyor. Londra’daki nöbet değişiminin bir benzerini Amalienborg Sarayı’nda da izlemeniz mümkün; Rosenborg Kalesi ile Amalienborg Sarayı arasında yapılan nöbet değişimi sarayın önündeki meydanda öğlen 12.00’de gerçekleşiyor. 150 yıllık kraliyet geçmişine dair bilgiler ve ailenin kişisel eşyalarından oluşan koleksiyonların sunulduğu sergiler için Amalienborg Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Pazartesi günleri kapalı. Giriş €13, Copenhagen Card ile ücretsiz.

Marble Church, Kopenhag

#10 Frederiks Kirke – Marbled Church:

Amalienborg Sarayı’ndan sonra istikamet Marbled Church. Mimarisinde Vatikan’daki St. Peter’s Bazilikası’ndan ilham alınan yeşil kubbeli kilise için şehrin en görkemli yapılarından biri diyebiliriz. 1740’ta tasarlanan, 1894 yılında ancak tamamlanabilen kilisenin dış mimarisi tam bir rokoko ve barok stil örneği. Nordiklerin minimal va sade tasarımlarına alışmışken, ufak bir ayılma yaşamak isteyenler buyursun gelsin. 😊

Rosenborg Kalesi, Kopenhag

#11 Rosenborg Castle:

Kral Christian IV tarafında 17. yüzyılda yaptırılan Rosenborg Kalesi, Kopenhag’ın simge mimarilerinden biri. Kraliyet ailesine ait 400 yıllık bir koleksiyonun sunulduğu kalede, ailenin sanat koleksiyonunu, taç giyme tahtlarını, Venedik cam ve kişisel mücevher koleksiyonlarını görebilirsiniz. Kalenin bahçesi de ayrı güzel, eklemeden geçmeyelim. Pazartesi günleri kapalı. Giriş €16, Copenhagen Card ile ücretsiz.

Torvehallerne Market, Kopenhag

#12 Torvehallerne Market:

Norreport İstasyonu’nun yanında yer alan Torvehallerne Market, Kopenhag’ın en ünlü yiyecek pazarlarından biri. Tabii, yiyecek pazarı deyince aklınıza Barselona’daki La Boquiera pazarı gibi bir yer gelmesin. Yan yana iki geniş binadan oluşan Torvehallerne, bizce seviyeyi biraz yukarı çekmiş. Pazardan çok, Danimarka ve Avrupa mutfaklarından örnekler sunan onlarca kahve barı, kafe ve restoranın bir arada bulunduğu bir ortam sunuyor. Aralarda şarküteri ve fırın da bulmak mümkün. Baştan uyaralım; herhangi orta seviye bir yerde yemek yemekle aynı ücretleri ödüyorsunuz. Ucuza bir şey bulmak pek kolay değil.

#13 Reffen Street Food:

Danimarkalılar eski endüstriyel alanları bir şekilde dönüştürüp modern şehir hayatına katma konusunda inanılmaz yol kat etmiş durumdalar. Onlardan biri de Refshaleøen’deki Reffen Street Food Market. Girişimciler ve yaratıcı gruplar için kolektif bir alan oluşturma fikriyle kurulan Reffen, aslında organik bir gıda pazarı. Reffen’de yer alan standların gereksiz gıda tüketimini azaltmak, geri dönüşümü desteklemek, israfı engellemek, organik yemekler sunmak ve lokal gıdaları kullanarak tarımı desteklemek gibi birçok amacı var. Reffen için idealist bir yemek pazarı çevresinde kültürel deneyimi ve yaratıcı projeleri destekleyen bir ortam da diyebiliriz. Keyfi özellikle bahar ve yaz aylarında çıkacak harika bir konsept bizce. Şehrin yeni trendi olarak mutlaka ziyaret edilmeli.

Assistens Mezarlığı, Kopenhag

#14 Assistens Cemetery:

Assistens Mezarlığı, Danimarkalı ünlülerin, yazarların ve sanatçıların mezarlarının bulunduğu koca bir alanı kapsıyor. Uzun ağaçları ve bol yeşili ile Norrebro’da geniş bir alanı kaplayan mezarlık, Hans Christian Andersen’in ve onun gibi ünlü birçok Danimarkalının mezarına ev sahipliği yapmasının yanı sıra büyük park alanları ve koşu parkurları ile çevrede yaşayanların spor yapmak için de sıklıkla tercih ettiği bir yer. Gezi rotasının içinde mezarlığın ne işi var diye düşünebilirsiniz; ama Assistens Cemetery’nin yeri başka şimdi!

#15 Jaegersborggade:

Assistens Mezarlığı’nın yakınındaki Jaegersborggade, Kopenhag’ın en sevilen sokaklarından biri. Norrebro’daki dönüşüme uyum sağlayarak şehrin en popüler noktalarından biri haline gelen Jaegersborggade’deki galerileri ve konsept butikleri gezmeyi, arada Meyers Bageri’den alacağınız bademli kruvasan ile küçük bir mola vermeyi unutmayın. Şehrin en popüler kahvecisi Coffee Collective uğrayabilir, geziyi bahar aylarına denk getirirseniz ikinci el pazarına bile rastlayabilirsiniz.

#16 Grundtvig’s Church:

Danimarka’da önemli bir yeri olan rahip ve reformist Grundtvig’in anısına açılan kilisenin geçmişi çok da uzak sayılmaz. 1940 yılında tamamlanan Grundtvig’s Church, geometrik yapısı, gotik iç mimarisi ve ekspresyonist stili ile şehrin en dikkat çeken mimarileri arasında yer alıyor. Avrupa’da bu tarz yapılara çok denk gelmediğimiz için vakti olanların plana dahil etmesini öneririz.

Superkilen Park, Kopenhag

KOPENHAG EN İYİ MÜZELER

Sonuçta Avrupa’nın en güzel, Nordik ülkeler arasında en sevilen rotalardan biri olan Kopenhag’dan söz ediyoruz. Gelişmişlik seviyesine çok ülkenin ulaşamayacağı Kopenhag, haliyle kültür sanat yönünden de çok zengin. Biz de Kopenhag rehberimize 3-4 günlük bir gezide mutlaka uğramanız gereken Kopenhag müzelerini ekleyelim istedik.

#1 National Museum of Denmark: 

Eskidn kraliyet ailesinin yerleşkelerinden biri olan Prince’s Mansion’da ziyaret edilen Danimarka Ulusal Galerisi, taş çağından başlayarak, Viking dönemini, Orta Çağ’ı, Rönesans’ı ve günümüzü anlatıyor. Etnografik teması öne çıkan müzede Danimarka kültürüne ve tarihine dair detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. Özellikle, Viking bölümüne mutlaka zaman ayrılmalı. Galeriye gitmişken, Restaurant SMÖR’de smorrebrod adlı açık sandviçlerle ufak bir mola da verebilirsiniz. Pazartesi günleri kapalı. Giriş €13, Copenhagen Card ile ücretsiz.

#2 SMK the National Gallery of Denmark:

14.yüzyıldan başlayarak günümüze kadarki süreci detaylıca ele alan SMK the National Gallery, kraliyet ailesi tarafından kurulan bir müze olarak Danimarka’nın en büyük sanat arşivi olma özelliğini taşıyor. Danimarka’nın sanat vizyonunu ve Batı kültürünü geniş bir perspektifte sunan müzenin koleksiyonu kraliyet ailesi koleksiyonundan geldiği için oldukça geniş, diğer Nordik ülkelerin yanı sıra Avrupa sanatından da örnekler sunuyor. Pazartesi günleri kapalı. Giriş €16, Copenhagen Card ile ücretsiz.

#3 Ny Carlsberg Glyptoteket:

Danimarkalı bira markası Carlsberg’in kurucusu Carl Jacobsen’in sanat ve koleksiyonerliğe olan ilgisinden yola çıkarak 1897 yılında kurulan Glyptoteket, antik dönemden 19. yüzyıla kadarki süreci kapsayan geniş bir koleksiyona sahip. Danimarka sanat tarihine ışık tutan bir koleksiyonun sergilendiği eserler arasında Yunan, Roma, Mısır ve Fransız sanatına ait örnekler de görebilirsiniz. Pazartesi günleri kapalı. Giriş €15, Copenhagen Card ile ücretsiz.

#4 Design Museum Denmark:

Danimarka’nın tasarım alanında ne kadar ileride olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu yüzden de Kopenhag’ın tasarım alanında özel bir müzesi olması kaçınılmaz. 1890 yılında Sanat ve Tasarım Müzesi olarak kurulan Design Museum Denmark, bugün yalnızca Danimarka’dan değil, İskandinavya genelinden ve Asya’dan da birçok sanat, zanaat ve endüstriyel tasarım ürününe ev sahipliği yapıyor. Pazartesi günleri kapalı. Giriş €15, Copenhagen Card ile ücretsiz.

#5 Thorvaldsen’s Museum:

Danimarka’nın ünlü heykeltıraşlarından Bertel Thorvaldsen’in eserlerinin bulunduğu Thorvaldsen’s Museum’da sanatçının Neo Klasik döneme ait geniş çaplı heykel çalışmalarının yanı sıra eskiz, mektup, kişisel koleksiyonu ve sanat çalışmalarına dair diğer eserleri de görebilirsiniz. Müze, 1848 yılında kurulmuş ve Danimarka’nın en eski müzesi olarak ayrı bir önem taşıyor. Pazartesi günleri kapalı. Giriş €9.5, Copenhagen Card ile ücretsiz.

#6 Louisiana Museum of Modern Art:

Kopenhag şehir merkezine 40 dakika uzaklıktaki Louisiana Museum of Art, 1958 yılında Danimarka’nın modernist sanatçıları için kurulmuş. Danimarkalı modern sanatçıların eserlerinin yanı sıra dünyadan da geniş bir koleksiyonun sergilendiği müzede; 1945’ten günümüze 4.000’in üzerinde eseri dönem ve stil sırasıyla görebilirsiniz. Pazartesi günleri kapalı. Giriş €17, Copenhagen Card ile ücretsiz.

Nyboder, Kopenhag

KOPENHAG’IN INSTAGRAM NOKTALARI

Nordik ülkeler mevsimleri ve gün ışığı saatlerinin süresi bakımından hafiften melankolik bir imaj çiziyor olsa da Kopenhag bu konuda gerçek bir istisna. Şehrin rengarenk sokakları ve farklı mimarisi fotojeniklik anlamında bambaşka bir ortam sunuyor. İnsan etrafı mı gezsin, fotoğraf mı çeksin bilemiyor bazen. En iyisi biz Kopenhag’ın Instagramlık noktalarını da listeleyelim, kimse dönüşte ‘kaçırdık’ diye üzülmesin!

#1 Nyhavn: Yan yana dizili rengarenk evlerle kanal manzarasını birleştiren Nyhavn, Kopenhag’da en çok fotoğraflanan yerlerden biri.

#2 Superkilen Park: Superkilen’i çizgileriyle tanıdık, kaykay bahane fotoğraflaması şahane.

#3 Bannana Park: Superkilen’e gitmişken, graffiti seviyorsanız Bannana Park’a da uğrayabilirsiniz.

#4 Nyboder: Sapsarı nostaljik evlerle resmen bir film platosu!

#5 Kronprinsessegade: Nyboder’de görmeniz gereken sadece sarı evler değil, ara sokakları da keşfetmeniz lazım. Bu sokağın adını mutlaka not edin.

#6 Magstraede: Şehir merkezinde, Orta Çağ dokusu, yan yana dizili renkli evleri ile sevilen bir diğer sokak. Biraz Amsterdam’ı da andırıyor sanki.

#7 Grabrodretorv: Merkezde hafif Brugge, hafif Amsterdam etkili küçük bir meydan. Renklerini çok sevdik, baharda yeşillenince çok daha güzel oluyordur.

#8 Sankt Annae 8: Christiania sonrası yürüyerek ulaşacağınız bu sokakta Bavyera hissi yaşatan sarı bir ev var!

#9 Rundetaarn: Şehir merkezindeki bu spiral kule, özellikle beyaz renkli açık tonda fotoğraf çekmeyi sevenlerin favorisi. Buram buram minimalizm.

Gorm’s, Kopenhag

KOPENHAG YEME İÇME ÖNERİLERİ

Kopenhag ile ilgili detaylı bir Ekonomik Yeme İçme önerileri listesi gelecek; ama öncesinde listemizdeki mekanları buraya not etmek istedik. Gitmeden önce mekanları Google haritalarda işaretlemenizi tavsiye ederiz.

#1 Kopenhag’da Kahvaltı: Kopenhag’da konaklayacağınız yerde kahvaltı etme imkanınız yoksa ve mekan denemeyi seviyorsanız şehrin en iyilerinden Moller Kaffe og Kokken ve Mad & Kaffe aklınızda olsun. Hamur işi için Brodflov, vegan menüsü ile Souls, yulaflı kaseleri ile Grod listemizdeki diğer seçenekler.

#2 Kopenhag’da Pastane ve Fırınlar: Kuzey Avrupa’da fırın ve pastaneler en ekonomik yeme içme alternatifleri arasında. Kopenhag’ın en eskisi Sankt Peders Bageri, en sevilenlerinden Meyers Bageri, en trend olanlardan Juno the Bakery bizim merak ettiklerimizdi. Listeye Lille Bakery, Bageriet Brod ve Brod’u da alabilirsiniz.

#3 Kopenhag’ın En İyi Kahvecileri: Kopenhag kahvecileri ile meşhur bir şehir. Hem dinlenmek hem de lezzetli kahveler içmek için Kopenhag gezi listenize Coffee Collective, Democratic Coffee, At the Counter, Sonny, Cub Coffee Bar, Atelier September, Ipsen & Co., Andersen & Maillard, Central Hotel og Cafe’s, Rist Kaffeebar ve Prolog Coffee Bar’ı ekleyin. Kahve içmek istediğinizde hangisine yakınsanız ufak bir mola verebilirsiniz böylece.

#4 Kopenhag Ekonomik Yeme İçme Önerileri: Bu başlığın detaylı yazısı gelecek; sonuçta Kopenhag’da Ekonomik Yeme İçme meselesi hepimizin derdi. 😊 Aklınızda olması açısında; pizzacı Gorm’s ve Mother, yulaf kaseleri ile bilinen Grod, üniversitenin yakınındaki Paludan Book Cafe, sandviççi Smagslaget, deniz mahsüllü sokak lezzetleri için Hooked Seafood Kitchen, burgerci Halifax, sosisli sevenler için de John’s Hotdog Deli ve DOP en uygun seçenekler.

Meyers Bageri, Kopenhag

KOPENHAG’DA KONAKLAMA: KOPENHAG’DA NEREDE KALINIR

Kopenhag, genel olarak pahalı bir şehir olduğundan haliyle konaklama alternatifleri de aynı oranda pahalı. Hatta, belki de seyahat bütçesi açısından harcamalarda en büyük kısmı bu konu kaplıyor. Ekonomik konaklama seçeneği çok az olduğu için erken hareket etmek çok önemli. Uçak biletinizi aldığınız gibi Kopenhag’da ucuz konaklama konusuna odaklanmanızda fayda var.

Biz Kopenhag gezimizde Crowne Plaza Copenhagen Towers’da kaldık. Konumu havalimanı ile merkez arasında kalıyor, önünde metro istasyonu olduğu için merkeze de 15 dakikada rahatça gidebiliyorsunuz. Daha çok bir kongre oteli ve otel olanakları bakımından oldukça zengin. Örneğin; havalimanı servisinin olması bizim çok işimize yaradı ve kahvaltısı da güne başlangıç açısından çok güzeldi. Yakınında bir alışveriş merkezi olması, akşam etkinliği açısından bizi mutlu etti. En azından dinlendikten sonra biraz daha gezme fırsatı bulabildik. Kopenhag gezimizdeki davetleri için kendilerine ayrıca teşekkür ediyoruz.

Kopenhag’da Ucuz Konaklama Önerileri

Kopenhag’da konaklama için en çok önerilen bölgeler şehir merkezi, Vesterbro ve Osterbro. Kopenhag’da ucuza konaklama yeri arayanlar için de Vesterbro bölgesinde Comfort Hotel Vesterbro, Scandic Webers, Urban House Copenhagen by Meininger, Zleep Hotel ve şehir merkezindeki Generator Copenhagen’i önerebiliriz. Kopenhag araştırmaları esnasında gördüğümüz en ucuz konaklama bütçesi ise Norrebro’daki a&o Copenhagen’a ait. Norrebro bölgesi konaklama için çok önerilmiyor, fakat otel toplu taşıma imkanına sahip olduğu için değerlendirilebilir.

Kopenhag’da ucuz konaklama önerileri ile birlikte Kopenhag Gezi Rehberi ve Gezilecek Yerler yazımızın sonuna geldik. Kopenhag ile ilgili tüm fotoğraf ve gezi notlarımıza Instagram’da @nesemcelikkaya hesabından #journavelkopenhag etiketiyle ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!

Crowne Plaza Copenhagen Towers, Kopenhag