LAVANTA KOKULU KÖY: NEREDE, NASIL VE NE ZAMAN GİDİLİR

23 Temmuz 2018

ESKİŞEHİR ODUNPAZARI’NDA GEZİLECEK YERLER

23 Temmuz 2018

ESKİŞEHİR’DE GEZİLECEK YERLER: ESKİŞEHİR GEZİ REHBERİ

23 Temmuz 2018

Tabelasını görüp sınırlarına girdiğiniz andan itibaren ‘vizyon’ diye bağıran bir şehirdeyim. İlk tanışmamız lise sonda, asla gidemeyeceğimizi bildiğimiz üniversitelerin olduğu okul gezisine, Ankara’dan dönüşe denk geliyor. Asla gidemeyeceğimiz derken anlatmak istediğim; sonrasında öğreneceğiz ki Anadolu Lisesi olamamış İzmir’deki 5-6 liseden biriyiz, lokasyon kurbanı lisemizden 110 kişi mezun olacağız ve bunların en az 70’i üniversiteyi ilk senede kazanamayacak, derece beklenen 4 öğrenci var, ÖSS’ye 3 ay kalmış ve biz ODTÜ’yü, geziyoruz. Okulumuzun inanmışlığı gerçek anlamda göz dolduruyor. Gezide 35 öğrenci var, çalışkanlar evde test çözüyor, bizimse tek amacımız sınavdan önce son kez bir arada eğlenmek. Tercihlere yazacağım hiçbir okul bu gezide yok, ama olsun, Eskişehir’e de gidiyoruz. Anadolu Üniversitesi’ni görmek için gittiğimiz Eskişehir’e olan sevgim işte tam olarak Porsuk kenarında yürüdüğüm ve sonrasında canım arkadaşlarımla –öğretmenlerimizin asla haberi olmadan!!!!- çılgınca eğlendiğimiz o akşam başlıyor.

11 yıl aradan sonra, anıları tazelemek hem de yola biraz mola vermek için 2017’deki Akdeniz turunun dönüş yoluna Eskişehir’i tekrar ekliyoruz. Sazova Parkı ile başladığımız günübirlik gezintimiz, şehrin 10 yıl içindeki muhteşem değişimine tanık oluşumuzla birlikte ‘buraya mı taşınsak’ sorusuyla son buluyor. Bir İzmirli olarak denize kıyısı olmayan, Anadolu’nun göbeğindeki bir şehir için hayatımda ilk kez böyle bir düşünceyle asla istemeden İstanbul’a geri dönüyorum. Sonra kendime söz veriyorum; ‘her yıl 1 kez mutlaka Eskişehir’e gideceksin’.

Porsuk Çayı, Eskişehir

Türkiye’de bayılarak gezdiğim çok şehir var; ancak içinde 18 yıl yaşadığım İzmir’in bile olduğu bu listede yer alan şehirlerin gelişmişlik anlamında bir Eskişehir olabilmesi için 40 fırın ekmek yemesi lazım. Her şehrimize, herkese örnek olacak bir belediyecilik anlayışı ile bugün ülkemizin kültür şehri haline gelen Eskişehir; bana kalırsa Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e dünyaları borçlu. İki üniversitesi ile tam bir öğrenci dünyası, Büyükerşen dönemi ile beraber yoktan var edilmiş onlarca müzesi, sanata olan sevgisi, tertemiz Porsuk çayının etrafında sosyalleşen gençleri, bol yeşili, dev parkları ve Avrupa’yı aratmayan yeni mimarileri ile Eskişehir, mutlaka görmeniz gereken şehirler listesinde kendine kolayca yer buluyor. Hani haksız da sayılmaz; vizyonun, medeniyetin, geleceğin Türkiye’de bir başkenti varsa işte orası Eskişehir’den başkası değil.

ESKİŞEHİR HAKKINDA

İlk olarak Hititlerin evi olan Eskişehir; Friglerin bölgeyi keşfedip burada bir devlet kurması ile tarihteki yerini almış. O zamanki adı Dorylaion olan Eskişehir, daha sonra Perslerin ve Bizanslıların egemenliğine girerek Selçuklulara kadar Anadolu’nun önemli bir merkezi haline gelmiş. Selçuk Devleti’nde Sultanönü adıyla anılan, sonra da Osmanlı Devleti topraklarına dahil olarak varlığını sürdüren Eskişehir, yakın geçmişimize gelecek olursak, Cumhuriyet tarihimizde de önemli bir rol üstlenmiş. İnönü Muharebeleri’nin de dahil olduğu, Kurtuluş Savaşı’nın üç meydan muharebesinin merkezi olan Eskişehir’in sadece bu nedenlerden dolayı bile Cumhuriyet’in kurulmasındaki katkısı da kimse tarafından yadsınamaz.

Bugün ise tarihteki hasarlarını çok gerilerde bırakan, renkli ve neşeli bir yer Eskişehir. Bir kere iki üniversitesi ile tipik bir öğrenci şehri, bu yüzden de daima hareketli ve enerji dolu. Söylemekten hiç bıkmayacağımız şekilde, Yılmaz Büyükerşen’in belediye başkanlığı ile şehirde yapılan -ve halen devam eden- çalışmalar sonucu artık Eskişehir sanatsal aktivitelerin de merkezi. Şehir, kıskanılacak derecede fazla sayıda müze, galeri ve heykel içeriyor. Büyükşehirlerde görmeyi özlediğimiz park ve bahçelerden burada bol bol var. Sokaklar tertemiz, tarihi yerler durmaksızın restore ediliyor. Turist olarak geldiğinizde şehirden alacağınız, burada göreceğiniz çok fazla yer, çok fazla müze ve çok fazla mekan var. Hatta, gelmeden önce tahmin ettiğinizden kat kat fazlasıyla karşılaşacağınıza o kadar eminiz ki Eskişehir için 3 günün altına plan yaparsanız burayı tam anlamıyla gezemeyeceğinize de en az bir o kadar eminiz. Lafı daha fazla uzatmadan, örnek başkan Yılmaz Büyükerşen’e yüz elli bininci kez sevgilerimizi ve teşekkürlerimizi sunarak, Eskişehir’de Gezilecek Yerler listemize başlayalım diyoruz. Hadi, gelin bakalım!

Odunpazarı, Eskişehir

ESKİŞEHİR NEREDE

İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Eskişehir; Ankara ve Konya başta olmak üzere, Afyon, Kütahya, Bilecik ve Bolu’nun da komşusu.

ESKİŞEHİR’E NASIL GİDİLİR

İstanbul’dan Eskişehir’e gitmenin en hızlı ve rahat yolu aslında hızlı tren. İstanbul’dan Eskişehir’e hızlı trenle gitmek için Pendik’ten kalkan tren seferlerine göz atabilirsiniz. Yolculuk 2,5 saat sürüyor, kişi başı 46 TL. Biletlerini bu site üzerinden alabilirsiniz.

İstanbul’dan Eskişehir’e otobüsle de gidebilirsiniz tabii. Bu sefer yol 4,5 saat sürüyor, otobüs biletlerinin tek yön fiyatı ortalama 60 TL.

Bizim önerimiz ise, yolda başka yerlere de uğramak için arabayla gitmeniz. İstanbul’dan Eskişehir’e arabayla gitmek için iki alternatifiniz var; biri Ankara karayolunu kullanarak Gebze, Sapanca, Bilecik ve Bozüyük üzerinden 3,5-4 saatte Eskişehir’e varmak. Bir diğeri de Bursa Osmangazi Köprüsü’nü kullanarak, İnegöl ve Bozüyük üzerinden Eskişehir’e ulaşmak. Tabii, ikinci yolda yaklaşık 110TL köprü parası ödemeniz lazım.

Ankara’dan arabayla Eskişehir 2 saat 40 dakika sürüyor. Polatlı ve Sivrihisar üzerinden kısa sürede Eskişehir’e ulaşabilirsiniz. İzmir’den arabayla Eskişehir’e gitmek ise 5 buçuk saat alıyor. Onun için de Manisa, Salihli ve Kula’yı takiben önce Uşak’a, oradan da Kütahya yolunu izleyerek Eskişehir’e ulaşabilirsiniz.

Pek sevgili Varuna Gezgin Cafe del Mundo

ESKİŞEHİR’E NE ZAMAN GİDİLİR

Canınız ne zaman isterse gezersiniz tabii ama bizce Eskişehir’in en güzel zamanı ilkbaharın sonu ve sonbaharın başı. 🙂 Yeşili bu kadar bol bir şehirde baharın keyfini çıkarmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Örneğin; bu blogdaki fotoğrafların çoğu son iki ziyaretimize ait. Yani Haziran ayının başı ve Temmuz ayının ortası. Ancak, yaz mevsiminde şehrin çok sıcak olduğunu da ekleyelim.

Sazova Parkı’nda birtakım çocukluklar 🙂

ESKİŞEHİR’DE GEZİLECEK YERLER: ESKİŞEHİR GEZİ REHBERİ

#1 Odunpazarı Mahallesi ve Evleri:

Eskişehir’in ilk yerleşim alanı olan Odunpazarı mahallesi, Osmanlı sivil mimarisinin de en güzel örneklerinden biri. Renkli ve nostaljik evleriyle gözlerimizden kalpler çıkarmaya hazır olan bu mahalle, 2012’den bu yana da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. Zaten Eskişehir’e gidiyorum dediğiniz an ‘eh bi’ Odunpazarı’nı gezersiniz artık’ şeklinde çok sayıda öneri alacaksınız. Haklılar da; aslına süper uygun derecede restore edilen Osmanlı evlerinin yanı sıra burada çok sayıda müzeyi de gezebilirsiniz.

Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Kurtuluş Müzesi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi ve Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykel Müzesi buraya geldiğinizde gezebileceğiniz müzelerden sadece birkaçı. Detaylarını aşağıda da paylaşacağız ama kısaca özetlemek gerekirse Odunpazarı tam anlamıyla bir sanat semti; üstelik müzelerin yenileri de yolda.

Daha detaylı Odunpazarı rehberi için: Eskişehir Odunpazarı’nda Gezilecek Yerler

Not: #11’e kadar olan tüm tavsiyeler Odunpazarı mahallesinde yer alıyor.

#2 Atlıhan El Sanatları Çarşısı:

Her yerde olduğu gibi burada da favorimiz Atlıhan El Sanatları Çarşısı. Eskiden tüccarların ve yük taşıdıkları hayvanların kaldığı hanlar, bugün birçok ilimizde kafe ve hediyelikçi olarak hizmet veriyor. Onların bir boy küçüğünü de Odunpazarı’nda gezebilirsiniz. Atlıhan El Sanatları Çarşısı küçük avlusu ile samimi bir ortama sahip, içerisi de geleneksel hediyelikçi kaynıyor.

Atlıhan’a geldiğinizde arka girişindeki Cam Göbeği Çay Bahçesi’ne de uğrayabilirsiniz. Nostaljik müzikleri ve renkli ortamıyla biz çok sevdik. Buranın bir de cam atölyesi var, onu da belirtelim.

Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Eskişehir

#3 Çağdaş Cam Sanatları Müzesi:

Odunpazarı’nın tarihi evlerinden birinde 2007 yılında açılan ülkemizin ilk cam sanatları müzesi. Kendi alanında ilk ve tek olan Çağdaş Cam Sanatları Müzesi’nin içerisinde hem ülkemizden hem de dünyadan seçili cam eserler sergileniyor.

Pazartesi günleri kapalı, diğer günler 10:00-17:30 arasında hizmet veriyor. Giriş kişi başı 5 TL, öğrenciler için ise 2 TL.

Sadece Eskişehir’den çıkarılan lületaşının hem galerisi hem de bol hediyeliği var.

#4 Cumhuriyet Tarihi Müzesi:

Mimar Kemalettin tarafından 195-1916 yılları arasında inşa edilen Turan Numune Mektebi, 1994 yılından beri kentin Cumhuriyet Tarihi Müzesi olarak hizmet veriyor. Müze içerisinde Cumhuriyet dönemi öncesinde gerçekleşen savaşlarla kongrelerin yanı sıra meclisten ve cumhuriyetin ilk yıllarından kesitler sunan fotoğraf sergisini, Atatürk’ün portre resimlerini ve diğer Cumhuriyet dönemi günlerini resmeden çalışmaları, maketleri görebilirsiniz. Müzede Atatürk ile ilgili belgesellerin yayınlandığı bir salon da bulunuyor.

Pazar günleri randevu ile gezilebiliyor, Pazartesi günleri kapalı, diğer günler 10:00-18:00 arası açık. Giriş ücretsiz.

Kurtuluş Müzesi, Eskişehir

#5 Kurtuluş Müzesi

Yine eski bir Odunpazarı evinin restore edilmesiyle halka açılan bir müzedeyiz. Kurtuluş Müzesi, Kurtuluş Savaşı tarihine odaklanan, savaş sürecini yazılarla, resimlerle, gazete küpurları ve belgesellerle anlatan harika bir yer. Özellikle, müzenin giriş katında yer alan duvar resimlerinin ev restore edilirken aynı şekilde, renove edilerek bırakılması müzeyi daha da özel bir hale getirmiş. Gezerken en çok duygulandığımız yerlerden biri oldu burası, yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.

Müze Pazartesi günleri kapalı, hafta içi 10:00-17:00, hafta sonu 09:00-18:00 saatleri arasında açık. Giriş ücreti 6 TL, öğrenciler için 3 TL.

Odunpazarı Osmanlı Evi, Eskişehir

#6 Odunpazarı’ndaki Diğer Müzeler

Başta Odunpazarı kültür ve sanatın Eskişehir’deki adresi demiştik. Listenize not edebileceğiniz diğer müzeler arasında; yerli ve yabancı karikatür arşivinin sergilendiği Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi, adından da anlaşılacağı üzere tematik bir sergi sunan ETİ Şehir ve Göç Müzesi, lületaşının çıkarıldığı tek yerin Eskişehir olmasına istinaden bu taştan yapılan eserlerin sergilendiği Lületaşı Galerisi ile Tayfun Talipoğlu, Odunpazarı Belediyesi, yerel basın çalışanları ve bağışta bulunanların çabasıyla toplanan daktiloların sergilendiği Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi bulunuyor.

Kurşunlu Külliyesi, Odunpazarı, Eskişehir

#7 Kurşunlu Camii ve Kurşunlu Külliyesi

Odunpazarı turu esnasında uğramanız gereken yerlerden biri de Kurşunlu Camisini de içinde bulunduran Kurşunlu Külliyesi. Yapımı 16. yüzyılda tamamlanan ve Osmanlı Dönemi’ne ait olan külliye içerisinde cami, şadırvan, mektep ve kervansaray gibi bölümler bulunuyor. Kurşunlu Külliyesi, Mimar Sinan’dan önce Osmanlı’nın mimarbaşı olan Acem Ali’ye yaptırılmış, günümüzde de halen aktif olarak kullanılıyor. Külliye içindeki tabhane ve Mevlevihane bölümleri bugün galeri olarak ziyarete açık. Geldiğinizde; Lületaşı Müzesi’ni, Osman Yaşar Tanaçan Fotoğraf Müzesi’ni, Sıcak Cam Atölyesi’ni ve El Sanatları Çarşısı’nı da gezebilirsiniz.

Kurşunlu Külliyesi, Odunpazarı, Eskişehir

#8 Eskişehir Balmumu Müzesi

Aynı zamanda Yılmaz Büyükerşen Balmumu Müzesi olarak da bilinen Eskişehir Balmumu Müzesi, İstanbul da olmak üzere dünyanın birçok şehrinde bulunan Madame Tussauds Müzeleri’nin bir benzeri. İçerisinde ülkemizin ileri gelenlerinin, devlet adamlarının, sanatçıların, tarihi figürlerin, komedyenlerin balmumu heykelleri sergileniyor. Heykellerin arasında dünyaca ünlü kişilerin ve şarkıcıların da örneklerini görebiliyorsunuz.

Müze içindeki en baş aktivite heykellerle fotoğraf çekilmek tabii. Merak etmeyin; bazı alanlarda kendiniz, bazı alanlarda da müzenin fotoğrafçıları ile ‘komikli’ kareler çekilebiliyorsunuz. Tamam kabul, heykellerin bir kısmı asıllarına pek de benzemiyor ama ülkemizin tek örneği olduğu için de bizce görülmeyi de hak ediyor. Şunu da belirtmeden geçmeyelim; müzedeki heykellerin bir kısmı pek sevgili belediye başkanımız Yılmaz Büyükerşen’in kendi çalışmalarından, bir kısmı da öğrencilerinin yaptığı heykellerden oluşuyor. Biz özellikle Atatürk’ün, siyasilerin ve bazı tiyatrocuların heykellerini bir hayli beğendik.

Müze Pazartesi günleri kapalı, hafta içleri 10:00-17:00, hafta sonları ise 09:00-18:00 saatleri arası açık. Giriş kişi başı 12 TL, öğrenciler için 6 TL.

Eskişehir Balmumu Müzesi

#9 Aladdin Camii

1200’lü yıllarda, III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yapılan Alaaddin Camii’ni de Balmumu Müzesi’ne giderken yolun karşısında görebilirsiniz. Uzun Odunpazarı turunuz esnasında caminin önündeki bol yeşilli park serin bir mola verilebilir.

Alaaddin Camii, Eskişehir

#10 Şelale Park

Odunpazarı’nı gezerken vaktiniz kalırsa Şelale Park’a da çıkabilirsiniz. Yapay bir şelalenin bulunduğu park, hem şehir manzarasını izlemek hem de yine bol yeşilli bir ortamda soluklanmak için değerlendirilebilir. Listenizde mutlaka olsun demiyoruz ama vakti bol olanlar listeye alabilir. Parkın yiyecek ve içecek için işletmesi de bulunuyor.

#11 Adalar Bölgesi ve Porsuk Çayı

Geldik Eskişehir’de favorilerimizden birine; kuşkusuz Porsuk Çayı! Yıllar önce belki de hiçbir özelliği ya da turistik cazibesi olmayan Porsuk, bugün Eskişehir’in en renkli manzaralarını sunan yer. Özellikle Mayıs ayı itibariyle yeşillerle dolan hali kalplerimizi ısıtmaya yetip de artıyor bile. Eskişehir’e geldiğimizde uğramadan asla geçmediğimiz bir nokta burası; bir kere etrafı çeşit çeşit kafe, restoran ve barla dolu. Sıra sıra hepsini dolansak hiç sıkılmadan günü bitirmemiz mümkün. Yine de hava uygunsa, marketten yiyecekleri içecekleri alıp Porsuk’un yanı başındaki çimlere yayılmak bizim için olmazsa olmaz olan. 🙂

Porsuk Çayı’nda Bot ve Gondol Turu

Porsuk Çayı söz konusu olduğunda hatırlatmamız gereken bir diğer konu ise temizlenmesinin ardından burada başlayan bot ve gondol turları. Evet, evet karıştırmadınız; hani şu kanalı ve nehri olan her Avrupa şehrinde olduğu gibi! Köprübaşı ve Kentpark arasında yapılan bot turları yaz ve bahar aylarında gerçekleşiyor; kişi başı 10 TL. En fazla 4 kişinin binebildiği gondol turları ise 30 TL, ama bizce bu gondolları Porsuk kenarından fotoğraflamak daha güzel. 🙂

Porsuk Çayı’na geldiğinizde Adalar Bölgesi’ndeki İki Eylül Caddesi, Doktorlar Caddesi ve Atatürk Caddesi’ni de gezi listenize ekleyin. Bu caddelerde Eskişehir’in en popüler kafelerini, restoranlarını görebilir, alışverişleriniz için de ulusal ve uluslararası birçok markayı bulabilirsiniz.

Porsuk Çayı, Eskişehir

#12 Kentpark & Eskişehir Yapay Plaj

Eskişehir’in en çok kıskandığımız özelliklerinden biri de tabii ki bu dev parkları. Kocaman alanları nasıl da yeşillendirmiş, kente nefes katmışlar! İşte onlardan biri de canımız Kentpark. Burası için Central Park’ın Türkiye şubesi desek yeridir. İçinde havuzların, spor alanlarının, yürüme parkurlarının, yapay bir göletin ve kafelerin bulunduğu 300.000 metrekarelik Kentpark esasen yapay plajı ile ünlü. Yılmaz Başkan, denize kıyısı olmayan kentte ona da bir çözüm bulmuş. Vallahi artık şapka çıkartıyoruz! Çocukken gazetelere çıkan manşetlerden bile hatırlıyorum; Eskişehirliler plajda güneşlenecek yazıyordu, gerçekten de başarmışlar. 🙂 Ülkemizin ilk yapay plajına giriş kişi başı 15 TL. Buyrunuz, sıcak yaz günlerinde keyfini sürünüz.

Plaj konumuzu bir yana alırsak, Kentpark’ın uzun yürüyüş parkurunda ilerlediğinizde Porsuk çayının da buradan geçtiğini göreceksiniz. Eskişehirlilerin de çok severek gittiği Kentpark gezi listenizde mutlaka bulunsun; çok net kafa açıyor. Parka giriş ücretsiz, otoparkı da 3 TL.

#13 Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı

Eskişehir parkları dosyasını açmışken Sazova Parkı’nı anlatmadan olmaz. Burası Kentpark’tan da büyük, 400.000 metrekarelik alanıyla yine kente nefes katıyor. Özellikle çocuklu aileler için baş tacı olabilecek Sazova Bilim Sanat ve Kültür Parkı’nda göletin yanı sıra Masal Şatosu, Korsan Gemisi, Türk Dünyası Bilim Kültür Merkezi, Esminyatürk Türk Dünyası Şaheserleri, Sabancı Uzay Evi, Bilim ve Deney Merkezi, ETİ Sualtı Dünyası ve Japon Bahçesi gibi noktaları gezebilirsiniz. Eskişehir’de gezilecek yerlerin başında gelen Sazova Parkı’nın içinde birçok oyun parkı, hediyelikçiler, kafe ve restoran da bulunuyor.

Park çok büyük bir alanı kapsadığı için tüm noktaları gezmek çok vaktinizi alacaktır ama günübirlik bir turdaysanız ve çok da fazla vaktiniz yoksa en azından gelip Paris Disneyland’daki Uyuyan Güzel Şatosu’nu ve ülkemizdeki önemli mimarileri model alan Masal Şatosu’nu görün, içini gezin. Şatonun önündeki alanda da birçok oyun parkı bulunuyor, gölete de yakın olacağınız için bu kısım sizi oldukça mutlu edecektir. Şatoya giriş 10 TL, öğrenciler için de 5 TL diye hatırlıyoruz.

Sazova Parkı, Masal Şatosu, Eskişehir

#14 TÜLOMSAŞ Devrim Otomobili

Ülkemizin ilk ve tek yerli otomobili olan Devrim’i de Eskişehir’de bulunan Tülomsaş fabrikasında görmeniz mümkün. Sanayi geçmişimizde ve teknoloji tarihimizde önemli bir yere sahip olan ve motoru da dahil olmak üzere tamamı Eskişehir’de 4,5 ay gibi kısa bir sürede yapılan Devrim otomobilinin tamamlanışı 1961 yılına uzanıyor. Adalar Bölgesi’nden kısa sürede ulaşabileceğiniz Tülomsaş fabrikasına mesai saatleri içerisinde giderseniz, kimliğinizi bırakıp Devrim otomobilini de ücretsiz görebilirsiniz. Devrim otomobili ülkemiz için gerçek anlamda bir ‘devrim’ niteliği taşısa da hiçbir zaman seri üretime geçememiş; onu da ekleyelim.

Devrim Arabası, Eskişehir

ESKİŞEHİR’DE NEREDE KALINIR

Son Eskişehir ziyaretimiz biraz spontane geliştiği için konaklama açısından çok fazla seçeneğimiz kalmamıştı ama yine de şanslı anımıza denk geldik. Adalar mahallesinin en canlı noktasında, Porsuk Çayı’nın hemen yamacında konumlanan Ada Life Hotel, otopark imkanı ve kahvaltısı ile bizi fazlasıyla mutlu etti. Üstelik, otelin Porsuk Çayı’na bakan zemin katında şehrin popüler mekanlarından biri olan Travelers’ Cafe bulunuyor.

Ada Life Hotel haricinde, ona yürüme mesafesindeki Senna City Hotel de yine Eskişehir’in popüler otellerinden biri. Belki bir dahaki sefer de orada kalırız.

Konaklama için bu iki otelde yer bulmazsanız ya da daha ekonomik bir seçim yapmak isterseniz ki burada hostel ve pansiyon gibi seçenekler de var o zaman yine Adalar bölgesinde kalmanızı öneririz. Etrafta o kadar kafe ve bar var ki Eskişehir gençliği resmen burada akıyor!

Travelers’ Cafe, Eskişehir

ESKİŞEHİR YEME İÇME ÖNERİLERİ

Eskişehir’in cıvıl cıvıl kafeleri bizi bir hayli mutlu ediyor; bazılarıyla da gönül bağımız var olsa gerek ki tekrar tekrar gitmekten hiç sıkılmıyoruz. Bunlar bir yana, gelmişken Eskişehir’e özel olan köfteli Balaban kebabını ve çiböreği tatmadan da dönmemek lazım. Bugüne kadar gidip de sevdiklerimizi Eskişehir Yeme İçme Önerileri listesinin bir özeti olarak aşağı bırakalım.

#Kafe, Bar: Varuna Gezgin Cafe del Mundo, Travelers’ Cafe

#Balaban Kebabı: Abdüsselam Balaban Kebap Salonu

#Çibörek: Kırım Tatar Kültür Çibörek Evi, Esözcanlar Çibörek

#Kahve: Peck, Black Cat Coffee

Esözcanlar Çibörek, Eskişehir

Meraklısına;

Eskişehir ile tanıştığım o okul gezisi sonunda kimse Anadolu Üniversitesi’ne gitmedi, o sene sadece 32 kişi üniversiteye girdi, bunların yarısı İzmir ve Manisa’daki üniversitelere, bir bölümü iki seneliğe girdi, bir kısmı da Ankara ve İstanbul dışındaki okullara gitti. ODTÜ’yü okuldan sadece 1 kişi kazandı. Ben ise Yeditepe Üniversitesi’ni burslu kazandım, orayı da zaten annemle gezmiştim. 🙂 Sonuç; liselerde yapılan üniversite gezilerinin ÖSS’ye hiçbir katkısı yok, ama şimdi düşününce diyorum ki iyi ki gitmişim. Teşekkürler anneciğim! <3

Eskişehir ile ilgili diğer tüm fotoğraf ve notlarımıza Instagram’da @nesemcelikkaya hesabından, #journaveleskişehir etiketine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, her yeri birlikte gezelim!

Eskişehir gezisi planlayanlar için Odunpazarı gezi rehberimizi de buraya bırakıyoruz: Eskişehir Odunpazarı’nda Gezilecek Yerler