YURTDIŞINDA ARAÇ KİRALAMA: NASIL YAPILIR?

8 Ağustos 2018

TÜRKİYE’DE BALAYINA GİDİLECEK EN GÜZEL YERLER

8 Ağustos 2018

DUBROVNİK’TE GEZİLECEK YERLER: NELER YAPILIR

8 Ağustos 2018

Adriyatik kıyıları ile ilk karşılaşmam çok yakın bir arkadaşımın kendine Dubrovnik bileti alıp sonrasında Karadağ’a geçmesi ve o zamanki moda blogunda burada çektiği birbirinden güzel fotoğrafları yayınlaması ile gerçekleşti. Cansu’ya çok güvendiğim için bir bildiği vardır diyerek araştırmaya başladım; işte Avrupa’nın bu bambaşka yüzüyle de bu şekilde, tam 5 yıl önce tanıştım. O günden itibaren her mümkün anda Okan ile hem Hırvatistan’ı hem Karadağ’ı görmek için uygun fiyatlı bilet kovaladık ve sonunda bu yıl THY’nin ‘Keşfet’ bölümünde karşımıza çıkan o aşırı ekonomik kampanyayı görüp biletleri de millerimizle alarak hemen kardeş blogumuz @yoldabiblog Asya ve Umut’a yazdık.

En son Münih’te birlikte gezdiğimiz Yoldabiblog’un da aynı rotayı yapmak istediğini biliyorduk. O yüzden onları da ikna etmek çok zor olmadı. Whatsapp üzerinden planlar yapıldı, rotalar çizildi; bir blog İstanbul’dan, bir blog da Münih’ten gelecek şekilde artık Dubrovnik’te buluşup hem burayı, hem de Karadağ’ı gezmek için artık hazırdık! Asyalar’dan farklı olarak, onlar bizden önce gidecek ve bizim Dubrovnik’te sadece 1,5 günümüz olacaktı. Bu nedenle yola çıkmadan çok iyi hazırlanmalı ve 1,5 günde Dubrovnik’te ne yapılacaksa her birini gerçekleştirip hakkını vermeliydik. Dubrovnik’in bizi her açıdan şoka sürükleyen sürprizlerini saymazsak, bu kısa sürede aslında baya da iyi gezdik. Eh, sonuç olarak da halkın blogu Journavel olarak en ucuzundan -ne demek istediğimizi gidenler bilir- Dubrovnik Gezilecek Yerler yazımızı gururla sunuyoruz.

DUBROVNİK HAKKINDA BİLGİLER

Adriyatik kıyısındaki Dubrovnik; doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve masmavi kıyıları ile Hırvatistan’ın en popüler ve en turistik şehirlerinden biri. Böyle olması da çok şaşırtmıyor aslında; insanı tarihi bir ana ışınlayan Old Town sokakları, güneşin altında ışıldayan çok çok iyi korunmuş Gotik ve Barok yapıları, nostaljik taş evleri ve Azur mavisi kıyıları ile Dubrovnik, Avrupa’daki hiçbir şehre benzemiyor.

Konumu ve bir liman şehri olması nedeniyle stratejik olarak hep çok önemli olan Dubrovnik eski kaynaklarda Ragusa olarak biliniyor. Napolyon işgaline kadar Osmanlı Devleti’ne liman vergileri ile bağlı olan Dubrovnik’in bugün gidip de gördüğümüz hali aslında 14. yüzyılda kurulmuş. Ancak; bu kuruluş da tam olarak ayrı ve bağımsız bir devleti de yansıtmıyor. Çünkü şehir, Osmanlı Devleti’nin ardından Napolyon işgaline karşı koyamayınca, 1815 yılında resmen Avusturya İmparatorluğu’nun egemenliğine, sonra da Yugoslavya devletinin sınırları içine dahil oluyor. Ta ki 1991 yılına kadar.

Hırvatistan; 1991 yılında çıkan büyük savaş sonucu Yugoslavya’nın dağılmasıyla ortaya çıkan 6 ülkeden biri olsa da sınırlara huzurun gelmesi için 4 yıl daha beklemek gerekiyor. 1995 yılında Hırvatistan bağımsızlığını kazanınca, Dubrovnik için de savaş yaralarını saracak renovasyon dönemi başlıyor. Halihazırda 1979 yılından beri UNESCO koruması altında olan Dubrovnik’in 1667 yılında yaşadığı büyük deprem ve 1990’larda aldığı savaş yaralarının renovasyon ve restorasyon süreci UNESCO Komitesi ile beraber yürütülüyormuş. Bu sayede artık karşımızda ziyaretçilerini tertemiz ve bambaşka bir yüzle, ışıldayarak karşılayan bir Dubrovnik söz konusu. Adriyatik’in İncisi unvanlı Dubrovnik, Dalmaçya kıyılarındaki eşsiz güzellikleri ile kuşkusuz ki hem Hırvatistan’ın en önemli turizm değeri hem de Akdeniz’in en görkemli rotalarından biri.

Stradun Caddesi, Dubrovnik

DUBROVNİK VE GAME OF THRONES

Dubrovnik bugünkü ününü biraz da tüm dünyada çok sevilen, milyonları peşinden sürükleyen Game of Thrones dizisine borçlu. Game of Thrones’un çekim lokasyonlarından biri olan Dubrovnik, dizinin ardından Amerikalı ve İngiliz turistlerin de istilasına uğramış durumda. Tabii bu rağbet, şehrin gezilecek yerlerinden mekanlarda ödenecek hesaplarına kadar her noktasına yansıyor. Dubrovnik’in de King’s Landing’e ev sahipliği yapması, Bursa’daki Cumalıkızık ya da Kapadokya’daki Asmalı Konak furyası gibi şehirde ayrı bir Game of Thrones turizmi yaratıyor. Anlayacağınız, bazıları için Adriyatik’miş, Hırvatistan’mış, Orta Çağ’mış hikaye, Game of Thrones turları şahane. İnsanlar sadece ‘Walk of Shame’ sahnesinin çekildiği Jesuit Merdivenleri’ni ya da Kızıl Kale sahnelerinin çekildiği Lovrijenac Surları’nı görmek için bile binlerce mil öteden buraya geliyor.

Dubronvik’teki Game of Thrones Çekim Lokasyonları:

Bokar Surları, Lovrijenac Surları, Gradac Park, Dubrovnik Batı Limanı ve Blackwater Körfezi, Pile Gate, Dubrovnik Şehir Surları, Minceta Kulesi, Jesuit Merdivenleri, Rektör Sarayı, St. Dominic Sokağı ve Dominikan Manastırı, Ploce Gate, Hotel Belvedere, Lokrum Adası ve Trsteno Arboretumu.

King’s Landing, Dubrovnik

DUBROVNİK NEREDE, DUBROVNİK’E NASIL GİDİLİR

Slovenya, Macaristan, Bosna Hersek ve Karadağ’ın komşusu olan Hırvatistan’ın Adriyatik kıyılarındaki liman şehri olan Dubrovnik ülkenin güneyinde konumlanıyor.

Türkiye’den Dubrovnik’e gitmek için Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan kalkan uçuşlarına göz atabilirsiniz. İstanbul uçuşları sabah erken saatlerde gerçekleşiyor ve saat farkından dolayı 1 saat sürüyor. 🙂 THY’nin Dubrovnik ve Kotor uçuşlarında bazı dönemler kampanyalara denk gelebilirsiniz. Bunun için ‘Keşfet’ bölümünü sık sık kontrol etmenizi öneririz.

DUBROVNİK PAHALI MI, DUBROVNİK PARA BİRİMİ

Hırvatistan’ın ve haliyle Dubrovnik’in para birimi Hırvatistan Kunası. 1 Kuna da yaklaşık 80 kuruşa denk geliyor. Buradan bakınca sanki para birimleri Türk Lirası’na göre biraz değersiz gibi görünse de sorun şu ki Türkiye’de 1 TL’ye bir şişe su alabilirken Dubrovnik’te 1 Kuna’ya hiçbir şey alamıyorsunuz.

Dubrovnik pahalı mı konusuna gelirsek, cevabımız kesinlikle ve kesinlikle ÇOK pahalı olduğu yönünde olacak. Şehir merkezine ayak bastığımız andaki mutluluğumuzu pahalılığı ile kursağımızda bırakan Dubrovnik’in bu açıdan ekonomik seyahat edenler için hiç uygun bir şehir olmadığını söylememiz de mümkün. Gelmeden önce zilyonlarca mekan araştırıp şurada bunu yeriz, burada da şunu içeriz dememize rağmen restoranlarının önündeki menüleri incelememizle beraber başlayan hayal kırıklığı evresini tarif edemiyorum bile. Diyeceğimiz o ki Dubrovnik, bugüne kadar gezdiğimiz en pahalı şehirlerden biri. Hatta, pahalılığı dünyanın dört bir yanındaki otoritelerce kanıtlanmış Paris ve Stokholm’ü bile aratmıyor.

Bir diğer olumsuz tarafı da Old Town bölgesinde çok çok az street food ya da fast food seçeneği olması. Biz genellikle pahalı şehirleri gezerken yemeklerimizi sokakta, ayaküstü şekilde çözüyoruz. Ya da klasik bir hareket olarak kendimizi Mc Donald’s’a ışınlıyoruz. Ancak, Dubrovnik bu anlamda da bir seçenek sunmadığı ve ülkede Mc Donald’s gibi zincirler ambargolu olduğu için yiyebileceğiniz tek ucuz yemek makarna barları haline geliyor. Marketten alışveriş yapmak da bir seçenek ama  bu da çok ucuza gelmiyor. Tüm bu nedenlerden dolayı da gezi oldukça pahalıya mal oluyor.

Ekonomik gezi planları yapanların buraya gelmeden önce şiddetle dikkatli olmasını öneriyoruz. Baştan söylemekte fayda var; Dubrovnik’e gelelim, 2 gece kalıp 3 gün rahat rahat gezelim gibi bir düşünceniz varsa bunun pek mümkün olamayacağı ortada. Özellikle, bizim gibi uygun bütçeli geziler yapıyorsanız en mantıklısı 1 tam gün ya da maksimum 1,5 gün geçirecek şekilde bir plan yapıp mümkünse en kısa zamanda Karadağ’a geçmek.

Dubrovnik’in Ara Sokakları 🙂

DUBROVNİK KAÇ GÜNDE GEZİLİR

Dubrovnik çabuk gezilecek küçük bir şehir. Biz 1,5 günde elimizden geldiğince birçok yerini görmeye çalıştık; fakat 2 günümüz olsa daha rahat ederdik. Tecrübelerimize dayanarak söyleyebileceğimiz şu ki bütçeniz uygunsa Dubrovnik’i 3 günde yayıla yayıla gezersiniz.

DUBROVNİK’E NE ZAMAN GİDİLİR

Dubrovnik bir güney şehri olduğu için genellikle ılıman ve yazları da oldukça sıcak bir iklime sahip. Şehirde çok fazla turistik yer, ada ve kıyı olduğu için tüm bunları gezerken sıcaktan ve insan kalabalığından bayılmanızı istemeyiz. Bu sebeple, bizce Dubrovnik’i gezmek için en uygun aylar Mayıs, Haziran, Eylül ve Ekim.

DUBROVNİK HAVAALANINDAN ŞEHİR MERKEZİNE ULAŞIM

Dubrovnik Havaalanı’ndan şehir merkezine ulaşım için en ekonomik yol Atlas shuttle’larını kullanmak. Havaalanına inen her uçağın 20-30 dakika sonrasına denk gelecek şekilde organize edilen Atlas shuttle seferleri için havaalanı çıkışında göreceğiniz Atlas gişesinden biletlerinizi alabilirsiniz. Gişenin kapalı olduğu saatlerde, shuttle ücretini sürücüye de ödeyebiliyorsunuz. Tek yön gidiş 6€, gidiş-dönüş alırsanız 10€’ya geliyor.

İkinci alternatif olarak, Dubrovnik Havaalanı’ndan şehir merkezine taksi ile gitmek trafiksiz saatlerde 27€-30€ arası tutuyor. Taksi gibi Uber kullanımı da mümkün. Örneğin; biz Dubrovnik’i gezdikten sonra Karadağ’a geçmek için kiraladığımız arabayı havaalanından almaya Uber ile gittik. Old Town merkezinden Dubrovnik havaalanına ulaşım Uber ile 30 Euro tuttu.

Soul Cafe, Dubrovnik

DUBROVNİK’TE ARAÇ KİRALAMA

Bu gezimiz Dubrovnik ve Karadağ’dan oluşan bir ‘road trip’ temasında olduğu için Dubrovnik’ten araba kiralamamız gerekiyordu. Gezide bu işi halihazırda Münih’te yaşayan ve Avrupa’da araba kiralama konusuna son derece hakim olan Asya ve Umut’a devrettik.

Yine de süreci özetleyelim; öncelikle Dubrovnik’teki kiralık aracımızı gitmeden çok önce, rentalcars.com üzerinden seçtik. Ulaştığımız sonuçlar arasından Seat’ın ekonomik araçlarından birini tercih edip, Umut ve Okan’ı sürücülerimiz olarak bildirerek 3 gün için toplamda 115 Euro ödemiş olduk. Bu 115 Euro’nun içinde 50 Euro’luk araç kirası, 25 Euro’luk ek şoför ücreti ve 40 Euro’luk sınır ücreti bulunuyor. Sözleşme esnasında ülke değiştireceğimiz ve Karadağ Schengen bölgesinde yer almadığı için ülke değiştirme belgesini de isteyerek araç kiralama işimizi kolayca çözdük.

Araç kiralama konusu tamamen Karadağ’a kara yolu ile geçecek olmamızla ilgiliydi. Yoksa, hem Dubrovnik zaten tamamen yürüyerek gezebileceğiniz bir şehir olduğundan hem otopark ücretleri de Dubrovnik’teki her şey gibi çok çok pahalı olduğundan burada araç kiralamanıza gerek yok.

Yeri gelmişken; Yurtdışında Araç Kiralama: Nasıl Yapılır

Dubrovnik Old Town

DUBROVNİK’TE GEZİLECEK YERLER LİSTESİ

#1 Dubrovnik Old Town:

UNESCO koruması altındaki Dubrovnik Old Town, UNESCO komitesi ile beraber yapılan restorasyon ve renovasyon çalışmaları sonucu Orta Çağ dokusunu en iyi yansıtan bölgelerden biri olarak kabul ediliyor. Zaten Dubrovnik’te gelmeniz gereken ilk yer de burası. Dubrovnik şehir surları ile çevrili küçük bir merkez olan Old Town; başta Stradun Caddesi olmak üzere Dubrovnik’in başlıca mimarilerini ve tarihi yapılarını etrafında topluyor. Fazla kalabalık oluşunu ve her an her köşeden bir insan çıkışını bir yana alırsak, Dubrovnik Old Town ile ilgili en güzel şey de taş evlerle süslü bembeyaz sokakların temizliği ve caddelerinin güneş ışıkları altında ışıl ışıl parıldaması.

Old Town’ın güzelliklerini teker teker dolaşmak için merkeze vardıktan sonra Pile Gate ve Ploce Gate arasında kalan bölgede yürüyüşe çıkmanızı tavsiye ediyoruz. Fotoğraf çekmeye meraklıysanız, bunu kesinlikle sabahın çok erken saatlerinde yapmalısınız.

Old Town içindeki yapıları gezerken sağlı sollu çok sayıda kafe ve restoran da göreceksiniz. Umarım turistiko hareketler yapıp caddenin tam ortasındaki ‘cool’ mekanlara oturmayı aklınızdan hiç geçirmemişsinizdir. Zira, bu mekanlar tam anlamıyla ‘piyasa’ olarak tanımlanabilir ve hesabı öderken sadece cüzdanınızı bırakmakla kalmaz tüm kredi kartlarınızı, arabanızın ruhsatını, doğmamış çocuğunuzun rızkını falan restorana devretmeniz gerekebilir. Bizden söylemesi.

Son olarak, Dubrovnik Old Town’ın trafiğe kapalı olduğu da ekleyip burada görebileceğiniz noktalara geçelim diyorum. Bölgeyi tamamen yürüyerek gezebilirsiniz; fakat ara sokaklar dikine ve çok bol merdivenli olduğu için rahat bir ayakkabı giymiş olmanız şart.

Dubrovnik Old Town’da Gezilecek Yerler Listesi:

Şehir Suları: Old Town şehir surları ve Lovrijenac surları başı çekiyor.

Meydanlar: Stradun Meydanı, Gundulic Meydanı, Luza Meydanı.

Saraylar: Sponza Sarayı, Knezev Dvor Sarayı.

Kiliseler: Dubrovnik Katedrali, Saint Saviour Kilisesi, Sveti Vlaho Kilisesi.

Manastırlar: Franciscan Manastırı, Dominican Manastırı.

Tarihi Yapılar: Çan Kulesi, Büyük Onofrio Çeşmesi, Orlando Anıtı, Jesuit Merdivenleri

Dubrovnik Old Town

#2 Stradun Caddesi:

Barselona’da Las Ramblas neyse, Stradun Caddesi de Dubrovnik için aynı şey. Şehrin ana caddesi olan Stradun üzerinde, Old Town’da gezilecek yerler arasındaki birçok tarihi yapıyı görmeniz mümkün. Burası aynı zamanda törenlerin, etkinlikerin ve festivallerin gerçekleştiği yer.

Stradun Caddesi’nde en sevdiğimiz şey; sağında ve solunda kendisini kesecek şekilde konumlanmış dar sokakları oldu. Hani, Stradun Caddesi’nde kalabalıktan fenalık geçirir ve nereyi gezsem diye düşünürseniz, hiç vakit kaybetmeden ara sokaklara dalın. Merdiven çıkamayan tur grupları genelde caddede yığılıyor, kesin bilgi.

Tüm bunların yanında, Stradun, şehrin en hareketli yeri aslında. Gündüz, gece fark etmiyor. Fotoğraf çekmek için 7’de sokaklara döküldükten kısa süre sonra da görmüştük ki Dubrovnik hareketi çok seviyor.

Old Town başlığında bahsettiğimiz gibi, Stradun Caddesi’ne Pile Gate ile girip Ploce Gate ile sonlandırıyorsunuz. Ploce Gate’den yürümeye devam ederseniz de eski şehir limanına varmış oluyorsunuz. Dubrovnik’ten yapılan günübirlik tekne turları bu limandan hareket ediyor; ama bu başka başlığın konusu tabii.

Stradun Caddesi’nde Yürürken Gezilecek Yerler Listesi:

Pile Gate’den itibaren sırayla; St. Saviour Katedrali, Büyük Onofrio Çeşmesi, Franciscan Manastırı, Katolik Kilisesi, ikinci Onofrio Çeşmesi, Orlando Anıtı, Çan Kulesi, Sponza Sarayı, Dominikan Manastırı, Ploce Gate, Eski Şehir Limanı.

Dubrovnik Old Town

#3 Dubrovnik Şehir Surları:

Dubrovnik’i anlatırken, bir liman şehri olmasından dolayı her zaman stratejik bir nokta olduğunu, komşularının da gözünün hep üzerinde olduğunu eklemiştik. Bildiğiniz gibi Orta Çağ şehirleri genellikle şehir surlarının içine konumlanıyor. Bunun nedeni de şehri istila ve işgallerden koruyabilmek. Dubrovnik’te de bir zamanlar askeri ve savunma amaçlı yapılan surlar, günümüzde ziyarete açık olarak şehrin ana turistik noktalarından birini oluşturuyor.

Dubrovnik şehir surlarını gezmek kişi başı 150 Kuna / 21 Euro, surlar 8.30-19.30 arası gezilebiliyor. Surlara girdikten sonra tamamını bitirmek zorunda değilsiniz ki bu baya uzun sürüyor ve ilerledikçe göreceğiniz ara kapılardan çıkış yapabiliyorsunuz. Biletiniz 21 Euro, ancak önce Lovrijenac Surları’nı gezerseniz şehir surlarında indirim yapılıyor, 14 Euro ödüyorsunuz.

Gelmeden önce Asyalar’dan aldığımız tüyolarla burayı sabah açıldığı saatte gezmemiz gerektiğini öğrenmiştik. Çünkü, saat ilerledikçe oluşan kalabalıktan ötürü gezmesi, yürümesi ve fotoğraf çekmesi zorlaşıyormuş. Durum böyle olunca şehir surları gezisi şehre 9.30’da varmamızın ardından bizim programımıza uyamadı. Eşyaları bırakıp gidişimiz 10.30’u geçecekti ve pardon ama iki çatı manzarası göreceğim diye kişi başı 21 Euro ödemek de neyin nesi? Biz onun yerine Lokrum Adası’na gitmeyi tercih ettik, nedenlerini Lokrum Adası başlığında ayrıca anlatacağız. Sonuç olarak gitmemekle pek bir eksiklik de hissetmedik; giderseniz göreceğiniz bol turuncu çatılı Dubrovnik manzarası için kardeş blogumuz @yoldabiblog’un fotoğrafını aşağıya bırakıyoruz.

Dubrovnik Şehir Surları, @yoldabiblog Asya ve Umut

#4 Lovrijenac Kalesi ve Lovrijenac Surları:

Google’a Dubrovnik yazınca karşınıza çıkacak ilk manzara olan Lovrijenac surları. Burası, Game of Thrones’un ana çekim lokasyonu ve bizim de tüm Dubrovnik’te en sevdiğimiz yer. Tarihi dokusu, Adriyatik kıyıları ve bol yeşili ile Lovrijenac, şehirde görülecek yerlerin başında geliyor. 11. yüzyılda ilk olarak Venedikliler tarafından aynı yerde yapılması denenen, bundan kısa bir süre sonra Ragusalılar tarafından 3 ayda inşa edilen Lovrijenac Kalesi, deniz seviyesinden 37 metre yüksekteki konumuyla harika manzaralar da sunuyor. Lovrijenac’ın bir diğer özelliği, içindeki tiyatronun önemli oyunlara, temsillere ve festivallere ev sahipliği yapması.

Girişi 50 Kuna, kolay yöntemle 8 Euro.

Lovrijenac Surları, Dubrovnik

#5 Dubrovnik Teleferik:

Dünyanın en anlamsız turistiko aktivitesi olarak Dubrovnik Teleferiğini buraya eklemesek olmazdı sanırım. Maksat şehri tepeden izlemek; fakat kabinin içinde olunca bunun pek bir anlamı kalmıyor bizce. Fotoğraflarınızı da cam efektli çekiyorsunuz sonuçta. O nedenle, tabii ki böyle bir şey yapmadık. İlginiz varsa, kişi başı 150 Kuna / 21 Euro.

Lovrijenac Kalesi, Dubrovnik

#6 Lokrum Adası:

Burası da bir diğer favorimiz. Yerleşimin olmadığı, Ploce Gate’den geçtikten sonra karşınıza çıkacak eski şehir limanından kalkan teknelerle 15 dakika gibi kısa bir sürede ulaşabileceğiniz Lokrum Adası, ılıman havalarda ve yaz mevsiminde Dubrovnik’e gelenlerin gezi listesinde bizce mutlaka olmalı. Lokrum Adası’na gelme hedefimiz doğal güzelliklerini, kıyılarını görüp bir de adanın park alanlarında piknik yapmaktı. Kulağınıza hoş geliyorsa, siz de eski limana gitmeden önce bir marketten piknik malzemelerinizi alın ve tekneye öyle binin. Adanın her yerinden denize girebiliyorsunuz, bunun için mayonuzu içinize giyip deniz ayakkabılarınızı da çantanıza atmayı unutmayın.

Bloglar Lokrum Adası’nda Piknikte. 🙂

Adada gezecek birkaç nokta var ki yanaştığınız limandan yürümeye başladığınızda karşınıza çıkacak tabela okları sizi yönlendirecek. Bunlar arasında Deadsea adlı ölüdenizi es geçmemenizi öneririz. Deadsea çevresindeki kaya oluşumları da gezinizi güzelleştirecek diğer detaylar. Ayakkabılarınız uygunsa bu kayalıkların etrafında da fotoğraf turuna çıkabilirsiniz. Benim gibi hesapsız, topuklu ayakkabı ile gelirseniz ayakkabılarınızı haşat etme olasılığını da aklınızın bir köşesinde tutun. 😊

Lokrum Adası’ndaki gezinizi bitirip dönüş teknenizi beklerken Snack Bar Lacroma‘ya uğrayabilirsiniz. Baktık ki teknemiz için biraz beklememiz gerekiyor, biraz korkarak da olsa bu barda mola verelim ve bir şeyler içelim dedik. Ancak, gayet uygun bir mekan çıktı. Bu arada, kokteylleri de oldukça lezzetli.

Dubrovnik’ten Lokrum Adası’na geçmek kişi başı yine 150 Kuna / 21 Euro. Şehirdeki 21 Euro’luk tüm aktiviteleri düşündüğümüzde, buraya iyi ki gelmişiz diyoruz. Lokrum Adası’na gitmek için Dubrovnik’e sıcak ve güzel bir dönemde gelmiş olmanız şart; çünkü sonbaharda ve kış aylarında tekneler kalkmıyor, yağışlı günlerde de seferler iptal oluyor.

DUBROVNİK’TEN GÜNÜBİRLİK TEKNE TURLARI

Dubrovnik gezinizde turistik noktaları gördükten sonra -halen vaktiniz varsa- geri kalan zamanınızı Dubrovnik’e yakın adalarda geçirebilirsiniz. Biz tercihimizi Lokrum Adası’ndan yana kullandık; daha başka ne var diyorsanız aşağıdaki adaların hepsine yeni liman Gruz Harbour’dan günübirlik tekneler ya da botlar kalktığını da ekleyelim.

#1 Lopud Adası:

Lokrum Adası’ndan farklı olarak plajları ile ünlü olan Lopud Adası, yaz mevsiminde Dubrovniklilerin favori kaçış noktalarından biri. Elaphiti Adaları’ndan biri olan Lopud’da gezerken Orta Çağ dokusu yine sizinle beraber. Burada Fransiskan Manastırı ile Our Lady of Sunj kilisesini de ziyaret edebilirsiniz. Dubrovnik limanından Lopud Adası’na ulaşım 45 dakika sürüyor.

#2 Mljet Adası:

Güney Hırvatistan’ın en büyük adalarından biri olan Mljet, yine Dubrovnik’ten gidebileceğiniz ve tüm gününüzü geçirebileceğiniz yerlerden biri. Mljet Adası gezinizde Great ve Small adlı iki tuz gölünü, Benediktin Manastırı’nı ve hemen yakınındaki plajı görmeyi unutmayın. Geziden sonra, gözünüze tatlı gelen bir mekana oturup adaya özel kırmızı şaraptan ve keçi peynirinden tatmanızı öneririz. Dubrovnik’ten Mljet Adası’na ulaşmak 50 dakika sürüyor.

#3 Korcula Adası:

Marco Polo’nun evi, Adriyatik’in en büyük altıncı adası Korcula, plajları ve tarihi dokusu ile gezebileceğiniz bir diğer Dubrovnik adası. Mljet gibi burada da bağları gezip yerel şaraplardan tadabilirsiniz.

#4 Sipan Adası:

Sipan, Elaphiti Adaları’nın en büyüğü ve varlıklı Dubrovniklilerin yazlık evlerinin bulunduğu yer. Turistler tarafından çok sık tercih edilen bir ada olmadığı için burada lokal gibi gezip rahat rahat plaj keyfi yapabilirsiniz. Sipan Adası’na gelirseniz, Sipanska Luka ve Sudurad köylerini de gezi listenize ekleyin. Orta Çağ dokusu burada da hakim. Dubrovnik’ten gelmek yaklaşık 1 saat sürüyor.

Eski Şehir Limanı, Dubrovnik

DUBROVNİK’TE NE YENİR: DUBROVNİK YEME İÇME ÖNERİLERİ

Dubrovnik aşırı pahalılığı ile kalbimizi kırdığı için gelmeden önce hazırladığımız yeme içme mekanları listesinin çoğuna gidemedik; ama bu konuya ayrı bir özen gösterdiğimiz ve çok araştırdığımız için notlarımızı sizinle paylaşmak istedik:

Dubrovnik’te Ne Yenir: Dubrovnik Yeme İçme Önerileri

Deadsea, Lokrum Adası, Dubrovnik

 DUBROVNİK’TE NEREDE KALINIR

Dubrovnik’te konaklama konusunda ‘old town’ bölgesi favorimiz. Şehrin merkezinde paralel olarak tepeye uzanan sokaklar, merdivenleri ile biraz yorsa da Dubrovnik’i tam anlamıyla hissetmek için birebir. Bu sokaklardaki evleri çoğu zaten pansiyon ya da apart olarak hizmet veriyor. Genellikle 2-3 katlı olan evlerin odaları apart gibi kiralanabiliyor. Biz rezervasyonumuzu Booking.com üzerinden, tek gece 70€ olarak yaptık. Pansiyonumuzun linkini buraya bırakıyoruz.

Erken rezervasyon yapabilecek süreniz varsa, tabii ki daha ekonomik olan seçenekleri bulmanız da mümkün; ancak old town şehrin en popüler bölgesi olduğu için pek de ucuza çözemeyeceğinizi ekleyelim.

Dubrovnik ile ilgili tüm fotoğraflarımıza ve gezi notlarımıza Instagram’da @nesemcelikkaya hesabından ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, hep birlikte gezelim!