DATÇA’NIN EN GÜZEL KOYLARI VE PLAJLARI

30 Eylül 2018

AMSTERDAM’DAN ZAANSE SCHANS’A NASIL GİDİLİR

30 Eylül 2018

AMSTERDAM’IN EN İYİ MÜZELERİ

30 Eylül 2018

Yan yana dizili kurabiye gibi evleri, bol kanallı sokakları, her adımda karşınıza çıkan sürprizli mekanları, cüzdanı komple bırakmak ve hatta hesabınızdaki tüm parayı vermeyi düşüneceğiniz tasarım mağazaları ile Avrupa’da gönlümüzün efendisi olan şehirde, Amsterdam’dayız. Amsterdam’ın Türkler için bu kadar popüler olmasının başka nedenleri de var tabii; inkar etmiyoruz. Ama şehri yakından tanımak, Avrupa’da sanat ve tasarım denince akla gelen ilk şehirlerden birinde kendinize gerçek anlamda bir gezi rotası planlamak istiyorsanız, sayısız müze ve çok çeşitli galerileri es geçmek olmaz.

Amsterdam, sanat anlamında o kadar zengin bir şehir ki her köşesini bu temada gezmeye kalksanız, en az 1 ay burada kalmanız lazım. Hiçbirimizin bu kadar bol vakti de olmadığına göre, Journavel olarak Amsterdam’ın müzeler dosyasını açalım ve özet bir liste hazırlayalım dedik. Amsterdam’ın en iyi 10 müzesini anlatmaya başlamadan önce, bütçenizi zarara sokmamanız ve gezi tüyolarını kaçırmamanız için önerilerimizi de aşağı bırakıyoruz.

Yeri gelmişken; Amsterdam kaçırmamanız gereken noktaları içeren yazımız:

Amsterdam’da Mutlaka Görmeniz Gereken 10 Yer

Amsterdam’dan kanal manzarası

Amsterdam’da Mutlaka Görülmesi Gereken Müzeler:

Amsterdam müzesi bol bir şehir. Sırayla hepsine gitmeye kalksak dönüşte iki ay boyunca hiç dışarı çıkmadan evde oturmamız gerekir. 🙂 Vaktiniz az ise hepsini nasıl yetiştireceğiz, ekonomik geziseverler olarak da hepsinin girişini nasıl ödeyeceğiz dediğinizi duyar gibiyiz. O zaman önerimiz; önce ‘klasikler’i listeye eklemeniz. Bize göre Amsterdam’da mutlaka görülmesi gereken 4 müze; Anne Frank’ın Evi, Rijksmuseum, Van Gogh Müzesi ve biraz da interaktif olarak Heineken Experience.

Rijksmuseum’un içindeki kütüphane

Amsterdam Müzelerini Ekonomik Gezme Yolları:

Amsterdam, Avrupa’nın en pahalı şehirlerinden biri. Uçak biletini ve konaklamayı önceden organize edip gezinin en önemli kalemlerini uyguna getirmeniz mümkün ama şunu baştan söylemek gerekir ki Amsterdam merkezde sosyal yaşama dahil olmak bizler için oldukça masraflı bir konu. İyi mekanlarda yemek yeme, müzelerini ve turistik atraksiyonlarını hakkını vererek gezmek gerçekten iyi bir bütçe gerektiriyor. Eğer, şehirde ortalama 3 gününüz varsa ve sanatsal aktivitelere de detaylı zaman ayırmayı düşünüyorsanız bizce iAmsterdam Card almak yapabileceğiniz en güzel hareket olur.

iAmsterdam Card ile ücretsiz gezebileceğiniz 60 müze arasına aşağıdaki listede yer alan 8 müze dahil. Bu kart ile Heineken ve Bols’a da indirimli giriş yapabilirsiniz. Kart ile beraber toplu taşıma ücretsiz hale geliyor, yanında kanal turunu da yine ücretsiz yapabiliyorsunuz. Kanal turunu diğer şehirlerde fazla turistik bulsak da Amsterdam’da keyfi başka. Eğer, bu karttan alacaksanız ‘bedava’ oluşunu kullanıp listeye mutlaka ekleyin.

Şimdi karar vermeniz gereken konu, bu şehirde kaç müze gezeceğiniz. Eğer 3 ya da 4 müzeden daha fazlasını görmeyi düşünüyorsanız 1 günlük kart işinize daha çok gelir; ancak kartı doyasıya kullanıp birçok müzeyi aynı güne sığdırabilmek için hızlı hareket etmeniz şart. 1 günlük iAmsterdam kartı 59€. 2 veya 3 müze görmeyi planlıyorsanız kart almanıza bizce gerek yok.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Neşem Çelikkaya Bozdağ (@nesemcelikkaya) on

AMSTERDAM’IN EN İYİ MÜZELERİ LİSTESİ

Amsterdam gezilerimizdeki deneyimlere dayanarak şehrin en güzel müzelerini listeleyelim istedik; böylece kendi planınızı yaparken siz de rotanızı kolayca oluşturabilirsiniz. Bu listede, şehrin hem artık herkesçe ve her kaynakça önerilen klasikleşmiş müzelerini hem de bizim eklediğimiz alternatif önerileri bulabilirsiniz.

#1 Rijksmuseum:

Hollanda’nın en çok ziyaretçi alan, en popüler müzesi Rijksmuseum; aynı zamanda Amsterdam’ın da en popüler mimarilerinden biri. Bahar ve yaz aylarında önündeki göleti rengarenk çiçekleriyle, kış aylarında da buz pistiyle görmeye çok alışkınız. Ancak Rijksmuseum’u esas önemli yapan; ev sahipliği yaptığı geniş sanat koleksiyonu. 1 milyon öğenin sergilendiği Rijksmuseum, Dutch kültürünün önemli sanatçılarının yanı sıra dünyaca ünlü artistlerin çalışmalarını ağırlıyor. Rembrandt, Vermeer, Hals ve Van Gogh burada eserlerini göreceğiniz sanatçıların sadece birkaçı. 1885 yılında açılan Neo Rönesans stilindeki Rijksmuseum, bizim Amsterdam’daki favori müzemiz.

Müze her gün 09.00-17.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Biletini online, anlaşmalı ise otelinizden ya da müze gişesinden alabilirsiniz. 18 yaşına kadar ücretsiz, yetişkinler için 17,50€.

Rijksmuseum, Amsterdam’ın en dikkat çeken mimarilerinden biri

#2 Heineken Experience:

Heineken Experience aslında tam olarak bir müze değil; ama biz kapsamlı ve interaktif içeriği bakımından bu listeye çok yakıştırdık. Hollanda’nın ve Amsterdam’ın ünlü bira markası Heineken’in eski bira fabrikası, günümüzde interaktif ortamı ve Heineken tarihine ilişkin içeriği ile Amsterdam’ın en popüler turistik atraksiyonlarından biri. Heineken’in yeni fabrikasına taşınması ile eski fabrika tarihsel anlatımı, multimedya alanları, oyunları içeren interaktif odalari ile müzeye dönüştürülmüş. Avrupa’da deneyimleyeceğiniz en eğlenceli ve renkli müzelerden biri olan Heineken Experience’te 4 katın sonunda müzenin barına ulaşıyorsunuz. Biletler, ücretsiz iki birayı da içeriyor. Hadi yine iyiyiz! 🙂

Heineken Experience, Pazartesi’den Perşembe’ye 10.30-19.30 arası, Cuma’dan Pazar’a 10.30-21.00 arası olmak üzere her gün açık. Biletleri online alırsanız 3€ indirim kazanıyorsunuz, müzeden alırsanız 21€. 11 yaşa kadar ücretsiz, 12-17 yaş arası online’da 14.50€, müzede 17.50€.

Heineken Experience

#3 Anne Frank House:

Amsterdam’ın bir diğer en iyi müzesi şüphesiz Anne Frank’ın Evi. Meraklıları kitabını da mutlaka okumuştur; biraz da burada bahsedeyim. Yahudi bir ailenin kızı olan Anne Frank, II. Dünya Savaşı’nda Nazilerden kaçarken 4 başka kişi ile ailece, iki yıl boyunca bu evde saklanmış. İki yıl geçirdikleri bu evde tüm hissettiklerini, yaşadığı her şeyi günlüğüne yazarken, bir gün yakalanmışlar ve babası Otto hariç her biri toplama kamplarına gönderilmiş. Anne Frank’ın, annesi Edith ve kardeşi Margot ile beraber hayatlarını kaybetmesiyle günlük, babası Otto tarafından bulunarak 1947’de kitap olarak bastırılmıştı. Anne Frank’ın Günlüğü, bugün hala dünya çapında en çok okunan kitaplardan biri.

Nazi soykırımını tüm gerçekliği ile anlatan kitabın yanı sıra Amsterdam’da Frank ailesinin saklandığı, 1960 yılında müze haline getirilen bu evi gezmek de sizi geçmişle baş başa bırakıyor. Müzede, Anne ve Frank ailesinin hayatından kesitleri, günlüğünden bölümleri, o döneme ait fotoğrafları ve bu evde nasıl saklandıklarını görebilirsiniz.

Müze; Kasım-Mart ayları arasında hafta içleri 10.00-20.00, Cumartesi günleri 09.00-22.00, Pazar günleri ise 09.00-19.00 arasında açık. Geziniz Nisan-Ekim ayları arasına denk geliyorsa, müzeyi her gün 09.00-22.00 saatleri arasına gezebilirsiniz. Mutlaka listenizde olması gereken Anne Frank’ın Evi için biletinizi mutlaka online olarak alın; çünkü önünde daima uzun sıralar oluyor. Biletler 9 yaşına kadar ücretsiz, 10-17 yaş arası 5€, yetişkinler için 10€. Saatler boyu sıra beklemeye razı iseniz, 15.30 itibariyle müze girişinde bekleyebilirsiniz. Bu saatten öncesi online biletlere ayrılmış durumda ve biletsiz giriş yok. Online’da biletler 0.50€ fazla, eh girişte sağlam bir sıra beklediğiniz için biraz indirimli alıyorsunuz diyelim. 🙂

Anne Frank House

#4 Van Gogh Museum:

Resim yapmaya başladığı yaştan itibaren, Van Gogh’un tüm eserlerinden örneklere ev sahipliği yapan müze, sanatçının gelişimi kadar renk ve çizgilerindeki değişim ile tüm duygularını da ziyaretçilerle buluşturuyor. Van Gogh Müzesi’nde sanatçıya ait çok sayıda eskizi, kendi portrelerini, köy hayatından esinlenerek yaptığı resimleri, modellerine ait portreleri, mektuplarını, ailesini, arkadaşlarını içeren tabloları ve kendisinden ilham alınarak üretilmiş geniş bir hediyelik mağazasını gezebilirsiniz. Zaman zaman süreli sergilere de ev sahipliği yapan Van Gogh Müzesi, Cuma akşamları saat 22.00’a kadar açık. Siz de bizim yaptığımız gibi müzeyi akşam gezebilir; böylece hem günü Amsterdam sokaklarında geçirir hem de akşamınızı farklı bir deneyimle kapatabilirsiniz.

Van Gogh Müzesi; Cuma günleri hariç her gün 09.00-17.00 arası ziyarete açık. Cuma günleri ise 09.00-22.00 saatleri arasında gezilebilir. Biz biletimizi otelimizden almıştık. Otelden alınan biletlerde sıra beklemeden geçiş hakkınız oluyor. Akşam turunu kesinlikle öneriyoruz. Giriş yetişkinler için 18€, 17 yaşa kadar ücretsiz.

Van Gogh Museum

#5 Stedelijk Museum:

Çağdaş ve modern sanat severlerin Amsterdam’da öncelikli gelmesi gereken yer Stedelijk Müzesi. Rijksmuseum ile Van Gogh’un komşusu olan ve 1895 yılında açılan müzede, 1870’ten günümüze kadarki süreci kapsayan geniş bir sanat koleksiyonu sergileniyor. 1950’ye kadarki sanat anlayışını, 50’lerden sonrasını, modern sanatla beraber doğan Pop Art, Bauhaus, Soyut Ekspresyonizm ve Minimalizm gibi akımları burada deneyimleyebilirsiniz.

Stedelijk Müzesi; Cuma günleri hariç her gün 10.00-18.00 arası ziyarete açık. Cuma günleri ise 10.00-22.00 saatleri arasında gezilebilir. Giriş yetişkinler için 17.50€, 18 yaşa kadar ücretsiz.

Van Gogh Museum

#6 Rembrandt House Museum:

Hollandalı ressam Rembrandt’ın 20 yılını geçirdiği bu ev de şehirde müzeleştirilen mimarilerden. Rembrandt’ın atölyesini, o döneme ait eşyalarını ve eserlerini bu evde görebilir, geçmiş zamana hızlıca ışınlanabilirsiniz. Tüm resimlerini yaptığı odada duran ahşap şövaleyi gördüğünüzde, eminiz ki siz de resim yapmak isteyeceksiniz. 🙂 Zaman zaman Rembrandt çağdaşlarının sergilerine de ev sahipliği yapan müzenin en güzel yanlarından biri de kuşkusuz dışındaki renkli görüntü. İçine girmeye vakit ya da bütçe ayıramazsanız, en azından bu neşeli görüntü için müzenin olduğu sokağa mutlaka uğrayın.

Rembrandt Evi Müzesi, her gün 10.00-18.00 saatleri arasında açık. Girişler 5 yaşa kadar ücretsiz, 6-17 yaş arası 4€, oteliniz anlaşmalı ise resepsiyondan alacağınız biletler 12€, müze gişesinden ise 13€.

Rembrandt House Museum

#7 NEMO Science Museum:

Ünlü mimar Renzo Piano’nun tasarladığı, gemiyi andıran mimarisi ile dikkat çeken NEMO Bilim Müzesi, konseptinin yanı sıra Amsterdam’ın modern mimarileri arasında da adından çokça söz ettiriyor. Yetişkinler kadar, çocuklar için de son derece uygun olan müze; bilim ve teknoloji ile ilgili aklınıza gelecek her konu hakkında ziyaretçilerine deneysel ve interaktif bir ortam sunuyor. Deneysel derken lafı gelişi yazmıyoruz aslında; gerçekten de müze içindeki bölümlerde konuyla ilgili deney ortamları bulunuyor ve çocuklar bu deneyleri bir uzman eşliğinde yapabiliyor. Elektronikten, anatomik gelişmelere, hatta cinselliğe, zihinsel süreçlere kadar birçok konuda bilgiler veren bir müze burası. NEMO’nun terası da en az içindekiler kadar güzel; bu terasa çıkıp şehri panoramik izleyebilirsiniz. Eğer vaktiniz olursa, bu binayı bir de gece görmenizi tavsiye ederiz.

Müze, her gün 10.00-17.30 arası ziyarete açık. Terasa da 21.00’e kadar ücretsiz çıkabiliyorsunuz. Giriş ücreti çocuklar ve yetişkinler için 16.50€, 3 yaşa kadar ücretsiz.

NEMO Science Museum

#8 FOAM Photography Museum:

Kanal üzerindeki eski bir Amsterdam evinde açılan FOAM, dünya çapında ün kazanmış fotoğraf sanatçılarının süreli sergilerini ağırlıyor. Kendi çıkardığı dergisi, düzenlediği atölyeleri ve etkinlikleri ile genç sanatçılara destek veren müzede fotoğraf sanatına dair güzel bir yolculuğa çıkabilirsiniz. FOAM’ın zemin katında yer alan küçük kitabevinden fotoğrafçılıkla ilgili birçok referans kitabına ulaşabilir, üst katındaki kütüphaneden ise fotoğraf sanatı ile ilgili birçok kaynağa erişebilirsiniz.

FOAM, Pazartesi’den Çarşamba’ya 10.00-18.00, Perşembe ve Cuma günleri 10.00-21.00, Cumartesi ve Pazar günleri ise 10.00-18.00 arasında açık. Giriş yetişkinler için 11€, öğrenciler için 8€, çocuklar için 7€.

Moco Museum

#9 Moco Museum:

Museumplein’de Rijksmuseum ile Van Gogh Müzesi’nin arasında kalan Moco Museum, Spiegelkwartier’de başka bir sanat galerisi bulunan Logchies çifti tarafından kurulmuş. Uzun yıllar Koons ve Hirst gibi sanatçılarla çalışan çiftin geniş modern sanat koleksiyonu da süreli eserlerle beraber Moco’da sergileniyor. Moco Museum ‘kendi vizyonu olan sanatçıların eserlerine ev sahipliği yaptığını’ savunuyor. Örneğin; Banksy, Jeff Koons, Damien Hirst, Andy Warhol, Roy Lichtenstein ve Salvador Dali bu müzede çalışmalarına yer verilen isimlerden bazıları.

Moco Museum’un açık olduğu saatler değişken, websitesinden bakmanız en iyisi olur. Girişler yetişkinler için 13.50€, öğrenciler ve 16-17 yaş arasındakiler için 11€, 10-15 yaş arasındakiler için 8.50€. Eğer, sabah 11’den önce veya akşam 17.00’den sonra gelirseniz 11€.

House of Bols websitesinden

#10 House of Bols:

Listede Heineken Experience’e yer verip House of Bols’ü atlamak olmazdı; çünkü burası da bir kokteyl müzesi, hem de deneyim merkezi. Müzede kokteyllerle ilgili bilgi veriliyor, yapılışları gösteriliyor. Eh, yapılan kokteyllerden tatması da en güzel yanı. 🙂 Heineken kadar bilinen bir yer değil; ben de şirketin bir gezisi için seyahat planı hazırlarken öğrendim. Müzeye girdikten sonra, aynı Heineken’de olduğu gibi, burada da bir kokteyl içme hakkınız oluyor. Heineken ile kıyaslamaya devam edersek, 18 yaşının altındakiler için giriş maalesef mümkün değil.

House of Bols’un bir kokteyl dahil tur ücreti 16€, bu pakete mağazasından bir hediye ve %10 indirim hakkı eklenince 19€. Kokteyl eğitimine katılmak isterseniz tur, atölye ve 3 adet kokteyl dahil kişi başı 30€. Girişler Pazartesi’den Perşembe’ye 13.00-18.30, Cuma ve Cumartesi günleri 13.00-21.00, Pazar günleri ise 13.00-18.30 arasında.

Rijksmuseum’a giriş alanı

House of Bols ile birlikte Amsterdam’ın En İyi Müzeleri yazısının da sonuna geldik ama Journavel’ın Amsterdam dosyası devam edecek. Amsterdam ve diğer gezilerimizle ilgili notlara ulaşmak ve bizden haberdar olmak için Instagram’da @nesemcelikkaya hesabını takip edin, birlikte gezelim!

Amsterdam’da kısıtlı vakti olanlar için hem yürüyüş rotası hem de tüyolar içeren yazımız için tıklayın:

Amsterdam’da Mutlaka Görmeniz Gereken 10 Yer

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Neşem Çelikkaya Bozdağ (@nesemcelikkaya) on