AMSTERDAM’DAN GIETHOORN’A NASIL GİDİLİR

10 Ekim 2018

KLEOPATRA PLAJI – SEDİR ADASI: NEREDE NASIL GİDİLİR

10 Ekim 2018

AMSTERDAM’DA BEDAVA YAPILACAK ŞEYLER

10 Ekim 2018

Kanal çevresinde yapılacak gezileri, hiç sıkılmadan turlanacak tematik müzeleri, sayısız mekan alternatifi, tasarım butikleri ve tabii ki nefeslik, kocaman parklarıyla Avrupa’da bulunmaktan en mutlu olduğumuz şehirlerden biri şüphesiz Amsterdam. Bu şehir öyle bir yer ki her gün için ayrı ayrı plan yapsanız, 1 haftanın sonunda listenize hala ‘yapmadan dönmeyeyim’ diyeceğiniz birçok aktivite kalır. Tabii, bu kadar gelişmiş, canlı ve enerjik bir şehre gidiyorsanız bilmeniz gereken ilk şey de Amsterdam’ın Avrupa’daki en pahalı şehirlerden biri olduğu!

Tabii ki sadece pahalı diye, Amsterdam’ı görmekten vazgeçecek değiliz! Bizim de Amsterdam gezilerimizde yaptığımız gibi, ekonomik ipuçlarını takip ederek harika bir gezi gerçekleştirmek ve tüm seyahatinizi ucuza getirmeniz mümkün. İyi haber; Amsterdam, şehir merkezinde ücretsiz yapabileceğiniz aktiviteler anlamında oldukça zengin bir şehir. O zaman lafı daha fazla uzatmadan, Amsterdam’da Bedava Yapılacak Şeyler listemizi gururla sunuyoruz.

AMSTERDAM’DA BEDAVA YAPILACAK ŞEYLER: 

#1 NEMO Bilim Müzesi ve OBA Kütüphanesi’nden Amsterdam Şehir Manzarasını İzleyin:

Renzo Piano tasarımı NEMO Bilim Müzesi ve Amsterdam şehir kütüphanesi OBA’nın teraslarından panoramik manzara keyfi Amsterdam’da ücretsiz yapılacak etkinliklerden biri. Girişi ücretli olan NEMO Bilim Müzesi’nin asansörünü kullanarak terasına ücretsiz çıkabilir, böylece Amsterdam’ın en yüksek meydanını deneyimleyebilirsiniz.

Amsterdam Halk Kütüphanesi’ne ise ücretsiz girebilir, 7. katında bulunan terasa asansörle çıkarak yine şehri ücretsiz olarak panoramik izleyebilirsiniz. Bu arada, OBA Kütüphanesi’nde 1 saat süresince ücretsiz internet de kullanabilirsiniz.

NEMO Bilim Müzesi, Fotoğraf: Google

#2 Amsterdam’ın En Güzel Caddelerinde Kanal Manzarası Eşliğinde Yürüyün:

Amsterdam denince, akla otomatik olarak kanal manzaralı kurabiye evli sokaklar geliyor. Şehrin ana kanalları olan Singel, Herengracht, Keizersgracht ve Prinsengracht çevresinde yürüyüş turu yaparak kendinize manzara ziyafeti çekebilirsiniz. Amsterdam klasiği haline gelen fotoğrafları çekmek için izlemeniz gereken yürüyüş rotası ise şöyle; Gasthuismolensteeg, Oude Spiegelstraat, Wijde Heisteen, Huidenstraat, Wolvenstraat, Hartenstraat, Reestraat, Berenstraat ve Runstraat.

Rotada yürürken karşınıza birçok mekan ve tasarım mağazası çıkacak; yorulduğunuz noktada gözünüze hoş görünen kafelerden birini kahve molası vermeyi unutmayın.

Amsterdam’da kanal manzaralı kurabiye evler

#3 Ücretsiz Müzik Dinletilerine, Konserlere ve Atölyelere Katılın:

Özellikle öğlen saatleri Amsterdam’da ücretsiz müzik etkinliklerine katılmak için birebir. Eylül’den Mayıs ayına dek, her Salı, saat 12.30-13.00 arasında Waterlooplein’daki Muziektheater/Stopera’ya giderseniz Dutch Filarmoni Orkestrası’nın ücretsiz müzik dinletisine katılabilirsiniz.

Çarşamba günleri ise adresiniz Concertgebouw. Dünyanın en önemli orkestralarından biri olan Royal Concert Building Orchestra, 12.30’da başlayan konserlerde müzikseverleri ücretsiz ağırlıyor.

Salı akşamları BIMHUIS sahnesinde atölyeler gerçekleşiyor. Enstrümanınız ile 20.00’da BIMHUIS sahnesinde hazır olursanız burada toplanan kişilerle birlikte çalıp şarkı söylemeniz mümkün. Bu kısım biraz ciddiyetli; çünkü siz sahnede çalarken ya da söylerken aşağıda da sizi dinleyenler olacak. 🙂

Concertgebouw, Fotoğraf: Google

#4 Begijnhof’ta Orta Çağ’a Işınlanın:

Amsterdam’da fark etmeden de olsa yolunuzun mutlaka düşeceği Spui ve Kalverstraat’ın arkasında şehrin önemli tarihi yapılarını barından Begijnhof bölgesi yer alıyor. Bir ibadethane ve yetimhaneye ev sahipliği yapan Begijnhof’ta eskiden yoksullara eğitim verip hastaların bakımıyla ilgilenen rahibeler ve buraya sığınan hayat kadınları yaşarmış. Günümüzde Amsterdam Museum’a bağlı olan bölgede avlunun yanı sıra  İngiliz Kilisesi’ni, Begijnhof Şapeli’ni ve Başrahibenin Evi’ni burada görebillirsiniz.

Begijnhof; aynı zamanda Amsterdam’ın Orta Çağ’dan kalan en eski evlerinin de adresi. Geldiğinizde, buradaki iki ahşap evi ve şehrin en eski evi unvanlı Het Houten Huis’i görmeyi unutmayın. Son olarak, şu anda burada Begijngof tarikatından kimse yaşamıyor olsa da evlerde halen bekar ve yaşlı kadınlar yaşıyor. Amsterdam’ın en sakin bölgelerinden biri olan Begijnhof’ta gezerken sessiz olmaya dikkat etmelisiniz.

Begijnhof, Amsterdam

#5 Jordaan Mahallesinde Gerçek Amsterdam Ruhu ile Tanışın:

Bir zamanlar işçi sınıfına mensup büyük ailelerin yaşam alanı olarak kurulan Jordaan, göçmenlerin de bu mahalleye taşınması ile uzunca bir süre isyanların ve protestoların merkezi olmuş. Bugün Amsterdam’ın en popüler semtlerinden biri olan Jordaan’da artık öğrenciler, sanatçılar ve şehrin varlıklı aileleri yaşıyor.

Jordaan’da gezerken, restore edilmiş olsa da eski halini koruyan ince, uzun, klasik Amsterdam evlerinde bol bol karşınıza çıkacak. Bu evleri inceleyerek, aslında ne kadar küçük olduklarını kestirip birkaç yüzyıl öncenin yaşam tarzı hakkında fikir edinebilirsiniz. Diğer taraftan Jordaan; Prinsengracht ve Brouwersgracht kanalları ile size son derece renkli görüntüler sunarak keyifli mekan alternatifleri ile buluşturacak. Gezi programınıza sabah erkenden Jordaan’a gelip uzun bir yürüyüşe çıkmayı eklemeyi unutmayın; burası lokal yaşamı ve sakinliği ile bizim Amsterdam’da en sevdiğimiz mahalle!

Jordaan

#6 Vondelpark’ta Günü Karşılayın:

New York’un Central Park’ı, Münih’in Engslischer Garten’ı, Paris’in Jardin des Tuileries’i varsa Amsterdam’ın da Vondelpark’ı var! Avrupa’da bu koca parkları görmeye çok alışkınız; 1865’te halka açılan Vondelpark da onların bir benzeri. İçinde; göletlerle süslü upuzun yürüyüş, paten ve bisiklet parkuru, piknik alanları, tenis kortları, oyun alanları, açık hava tiyatrosu, çiçeklerle dolu bahçeleri ve çocuk havuzu var. Özellikle yolunuz hafta sonu bir günde buraya düşerse, Amsterdamlıların güne nasıl başladıklarına iyi bakın. Vondelpark çok net ömür uzatır!

Benzerleri gibi buraya da giriş ücretsiz. Sabah erken saatte gelip çevreyi keşfettikten sonra çimlerde piknik yapmadan dönmeyin, ufak bir market alışverişi ile kısa sürede Vondelpark keyfine hazırsınız! 😊 Amsterdam’a Haziran, Temmuz ya da Ağustos ayında geliyorsanız, Vondelpark içindeki açık hava tiyatrosunda 3 ay boyunca gerçekleşen ücretsiz etkinlikleri de izleyebilirsiniz.

Vondelpark, Amsterdam

#7 I Amsterdam Yazısı ile Turist Olmanın Hakkını Verin:

Amsterdam denince aklımıza ilk gelen şehrin ikonik yazısı I Amsterdam olsa gerek. Zaten buraya gelen herkesin yamacında, önünde, üzerinde ya da yazıyı oluşturan harflerinin içinde verdiği pozlarla bu nokta aklımıza kazındı artık. Madem ki öyle, bazı turist klişelerini biz de takip edelim ve Amsterdam’ın tematik müzelerinin olduğu Müzeler Adası Museumplein’e geldiğimizde I Amsterdam yazısı önünde biz de fotoğraf çekilelim. İyi haber; ülkemizdeki bazı turistik kasabalarda olduğu gibi bu dekor önünde fotoğraf çekilmek paralı değil. Tabii marifet; her daim kalabalık olan bu yazıyı boş yakalamakta.

Sabahın erken saatinde gidemiyorsanız bir tüyo da bizden olsun; fotoğrafı yazının önünden değil arkasından çektirin. Sonrasında basit bir fotoğraf uygulaması ile fotoğrafı ters yöne çevirin. Böylece, en azından daha boş bir kadraj elde edebilirsiniz. 😊

I Amsterdam yazısının biri Museumplein’da Rijksmuseum önünde, bu her yerde karşımıza çıkan. Bir küçük versiyonu da Kalverstraat’taki Amsterdam Tarhi Müzesi avlusunda. İkincisi, çocukların poz vermesi için daha uygun.

I Amsterdam yazısı, Rijksmuseum

#8 Spiegelkwartier’in Antikacıları Eşliğinde Tarihe Yolculuk Yapın:

Museumplein’a kadar gelmişken Spiegelgracht kanalının çevresine uğramadan dönmeyin; çünkü burası Amsterdam’ın antikacılar bölgesi. Çeşit çeşit galeri ve antika mağazasının bulunduğu Spiegelgracht ve Leidsegracht yakınlarında kahve molası verebileceğiniz yeni nesil mekanlar da var. Geziniz esnasında Dutch sanatı ile Delft çinilerine dair birçok örnek göreceksiniz, mini dükkanların vitrininde ilginizi çekecek el zanaatı çalışmaları da bonus’u olsun. Mahallenin ahşap detaylarla süslü daracık evleri ise fotoğrafların odak noktası.

Hemen kendimize uygun bir antikacı bulduk 🙂

#9 Lokallerin Favorisi olan Pazarları Gezin:

Gittiğiniz şehirlerde kurulan pazarları gezmeyi seviyorsanız, Amsterdam’ın bu özelliğine bayılacaksınız. Hem taze meyve, sebze için hem de ikinci el kıyafet, aksesuar ve obje için Amsterdam’da çeşitli günlerde birçok pazar kuruluyor. İlgi alanınıza ve programınıza göre seçeceğiniz pazarları sabah geziniz esnasında ziyaret edebilirsiniz. Pazarlara sabahın erken saatlerinde gitmeniz gerektiğini unutmayın; ilerleyen saatlerde pek bir şey bulamayabilirsiniz.

Noordermarkt’ta Cumartesi günleri 9.00-16.00 arası ikinci el ürünler ve organik pazar, Pazartesi günleri 9.00-14.00 arası ikinci el kıyafet, dekorasyon eşyası ve antika pazarı kuruluyor. Bir diğer ikinci el cenneti ise Waterlooplein’de. Pazar günleri hariç, her gün 9.00-18.00 arası ikinci el kıyafet, vintage aksesuar ve aperatif yiyecek pazarı için Waterlooplein’e gidebilirsiniz. Lindengracht’ta Cumartesi günleri 9.00-16.00 arasında kurulan ikinci el pazarı da yine aklınızda olsun.

Noordermarkt, Amsterdam

Sahaflara ve ikinci el kitaplara ilgisi olanlar Spui Book Market’i listelere eklesin. Cuma günleri 10.00-18.00 arası gezilebilen pazarda ikinci el ve antika değerinde her türden yazılı kaynağa ulaşmanız mümkün. Çoğu Dutch dilinde olsa da İngilizce basılmış kitap sayısı da çok fazla.

Konu yiyeceklere geldiyse, iki rotanız var; biri De Pijp’deki Albert Cuypmarkt, diğeri ise Dapperstraat’ta kurulan Dappermarkt. Bu iki pazardan uygun fiyatlı taze meyve ve sebze, peynir ve balık alabiliyorsunuz. Albert Cuyp pazarı şehrin en ucuz fiyatlı pazarı unvanına sahip; Pazar günleri hariç her gün 9.00-17.00 arasında açık. Dappermarkt ise göçmenlerin kurduğu, ucuzlukta sınır tanımayan bir pazarın ev sahibi. 1-2€’luk fiyatları ile Milano’da kurulan Senagal Pazarı’na benziyor. 2007 yılında National Geographic tarafından belirlenen Dünyanın En İyi Pazarları listesinde yer almış; aynı listede İstanbul’un Kapalı Çarşı’sı ve Milano’nun Navigli bölgesinde kurulan Antika Pazarı da yer alıyor. Dappermarkt pazarı da Pazar günü hariç, her gün 9.00-17.00 arası açık.

Amsterdam kanallarından manzara şov 🙂

#10 Ücretsiz GVB Feribot ile IJ Nehri’nde Kısa Bir Gezintiye Çıkın:

Amsterdam’da kanal turu yapmak ücretli ama IJ Nehri üzerinden EYE Film Müzesi ve Tolhuistuin Bahçesi’ne giden devamlı ve ücretsiz GVB feribotları ile kısa bir nehir havası almanız mümkün. Şehrin kuzey bölümünde kalan Buiksloterweg’e ve NDSM’ye geçiş feribotlarını kullanmak için Centraal tren istasyonunun arkasındaki GVB iskelelerine gidin. Buradan bineceğiniz feribotlar genellikle yayalar ve bisikletliler tarafından EYE Film Müzesi’ne, Tolhuistuin Bahçesi’ne ya da NDSM’ye gitmek için kullanılıyor. Müzeye girmeseniz bile nehrin diğer yakasını görmeniz açısından hem ücretsiz hem de hoş bir aktivite olabilir.

IJ Nehri, Amsterdam

#11 Ücretsiz Yürüyüş Turlarına Katılın:

Seyahatte ücretsiz aktivite deyince akla ilk gelenlerden biri de rehberlerin düzenlediği ücretsiz yürüyüş turları oluyor. Adı ücretsiz olsa da aslında sistem bahşiş usülü işliyor. Bu turlar ücretsiz düzenlendiği için gezi sonunda rehbere gönülden kopan bahşişi vermek adet olmuş durumda. Turlar tarihi gezi, yemek, Reg Light District gibi farklı konularda olabiliyor; önceden iletişime geçerseniz turunuzu da isteğinize göre belirleyebilirsiniz. En güzel yanı, rehber eşliğinde gezdiğiniz için şehir hakkında bilgileri lokalinden ediniyor olmak.

Amsterdam’daki ‘free walking tour’lar her gün farklı saatlerde periyodik olarak başlıyor ve 20 kişi ile yapılıyor. Ücretsiz yürüyüş turlarına katılmak için buradan bilgi alabilirsiniz; buluşma noktası Dam Meydanı’nın ortasındaki Ulusal Anıt.

Prinsengracht

#12 Pırlanta Atölyelerini Ücretsiz Gezin:

Pırlanta ve elmas konusunda hatırı sayılır bir ünü bulunan Amsterdam’ın taş ile olan ilgisi ve deneyimi neredeyse yarım yüzyıla uzanıyor. Eğer bu konuya ilginiz varsa ya da daha alternatif bir gezi rotası çıkarayım diyorsanız, Amsterdam’daki pırlanta atölyelerinde düzenlenen ücretsiz turlara katılabilirsiniz.

Taşların karatları, renkleri, parlaklıkları, kesimleri ve nasıl işlendikleri ile ilgili bilgileri öğrenirken, bir yandan da Amsterdam’ın taş konusundaki tarihini dinlemek için, Gassan Diamonds ya da Royal Coster Diamonds’ın websitelerinden form doldurarak ücretsiz turlara katılabilirsiniz. Turlar her gün 09.00-17.00 arası, farklı dillerde gerçekleşiyor.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Neşem Çelikkaya Bozdağ (@nesemcelikkaya) on

#13 Civic Guards Gallery’i Ücretsiz Gezin:

Amsterdam Tarih Müzesi’ne bağlı Civic Guards Gallery, Amsterdam’da ücretsiz gezebileceğiniz galerilerden biri. Bir dönemin zengin Amsterdamlılarının portrelerinin yer aldığı tabloları sergileyen galeride Hals ve Rembrandt gibi önemli ressamların eserlerini, çağdaş sanatçıların elinden çıkan ünlü Hollandalıların resimlerini ve koleksiyona ait heykelleri görebilirsiniz. Her gün 10.00-17.00 arası ziyarete açık olan galeriye giriş ücretsiz.

Civic Guards Gallery, Fotoğraf: Google

 #14 ARCAM Amsterdam Mimarlık Merkezi’ni Ücretsiz Gezin:

Bugün modern mimari alanında önemli örnekler sergileyen Hollanda’nın mimari geçmişini ele alan ARCAM; yılda 5 kez düzenlediği tematik sergileri ile Amsterdam’ın mimari vizyonunu deneyimleyebileceğiniz bir merkez konumunda. İlginiz varsa, Salı’dan Cumartesi’ye, 13.00-17.00 arası ziyarete açık olan bu galeriyi de listenize ekleyin. Girişi ücretsiz.

ARCAM ile Amsterdam’da Bedava Yapılacak Şeyler yazımızın da sonuna geldik ama Journavel’ın Amsterdam dosyası devam edecek. Amsterdam ve diğer gezilerimizle ilgili notlara ulaşmak ve bizden haberdar olmak için Instagram’da @nesemcelikkaya hesabını takip edin, birlikte gezelim!

Amsterdam’da kısıtlı vakti olanlar için hem yürüyüş rotası hem de tüyolar içeren yazımız için tıklayın:

Amsterdam’da Mutlaka Görmeniz Gereken 10 Yer

Amsterdam’ın En İyi Müzeleri

Amsterdam’a Yakın Köyler ve Kasabalar

Amsterdam’da Kış Modu 🙂