VİZESİZ ÜLKELER: VİZE İSTEMEYEN ÜLKELER 2018

7 Ekim 2018

AMSTERDAM’DAN GIETHOORN’A NASIL GİDİLİR

7 Ekim 2018

AMSTERDAM’A YAKIN KÖYLER VE KASABALAR

7 Ekim 2018

Her hafta gitsek sıkılmadan gezeceğimiz bir şehir olarak hafızalarımızda hatırı sayılır bir yer edinen Amsterdam, kanal manzaralı birbirinden güzel sokakları, sanat ve tasarım dolu ambiyansı ile gönlümüzün gerçek anlamda efendisi. Amsterdam şehir merkezi gezmek ve iyi zaman geçirmek için size mükemmel bir ortam sunuyor olsa da bu gezide çevresindeki tatlı kasabaları da es geçmemek lazım. Eğer Amsterdam gezinizi 5 günlük planlayabilme şansınız varsa, ilk 3 gününü şehir merkezine, geri kalan 2 günü de Amsterdam’a yakın kasabalar rotasına ayırmanız mümkün.

Amsterdam çevresinde gidebileceğiniz Amsterdam’a yakın kasabalar arasında yel değirmenleri ile ünlü Zaanse Schans ve balıkçı kasabaları olan bilinen Edam, Volendam, Marken yer alıyor. Şehir merkezinden ulaşması çok kolay ve zahmetsiz olan bu kasabaları gittiğiniz mevsime göre 1 tam günde gezebileceğiniz gibi, bir sabah erkenden Zaanse Schans’a gidip öğleden sonrayı Amsterdam şehir merkezine ayırarak ve ertesi günü de tamamen Edam, Volendam ve Marken’da geçirebilirsiniz. Amsterdam’a çok da yakın olmamakla birlikte bu yazıda bir de bonus tavsiyemiz var; Hobbit köyü olarak bilinen Giethoorn.

Tüm bunlar için dikkat edilmesi gereken en önemli konu, mümkünse kasabalara hafta içi günlerde gitmeniz. Her biri yeterince turistik noktalar olduğundan, tur otobüslerinin de programlarına dahil olmakla beraber Cumartesi ve Pazar günleri oldukça kalabalık hale geliyor. Lafı daha fazla uzatmadan; ne kadar sürede ve nasıl gideceğinizin yanı sıra bu rotadaki gezilecek yerleri içeren Amsterdam’a Yakın Köyler ve Kasabalar yazımızı gururla sunuyoruz.

Zaandam, Amsterdam

AMSTERDAM’A YAKIN KÖYLER VE KASABALAR GEZİSİ

#1 Zaanse Schans: 40 dakika

Tarihi yel değirmenleri, yeşil renkli ahşap evleri, kanalları ve doğası ile Amsterdam’ın açık hava müzesi olan Zaanse Schans için Amsterdam gezilerinin olmazsa olmazı diyebiliriz. Şehir merkezine trenle olan 15 dakikalık uzaklığı ve otobüsle kolay ulaşımı ile Zaanse Schans’ı listelerinize hiç düşünmeden ekleyebilirsiniz.

Zaanse Schans, Zaandam

Zaanse Schans’a Nasıl Gidilir:

Zaanse Schans’a Amsterdam merkezden gitmek için Centraal tren istasyonuna gidip EBS ofisini bulun. Alacağınız otobüs bileti ile Zaanse Schans’a 40 dakikada ulaşabilirsiniz. Zaanse Schans’a giden iki hat var; biri yaz aylarında aktif olan ve 20 dakika süren 817, diğeri ise 40 dakikada ulaşan ve kışın kullanabileceğiniz 391 numaralı hat. Zaanse Schans’a otobüs ile gitmek için EBS’nin günlük biletlerinden alabilirsiniz, Günlük bilet 10€.

Zaanse Schans için kullanabileceğiniz diğer ulaşım alternatifi tren. Aslında bu yol otobüse göre daha hızlı ve sadece 15 dakika sürüyor; ama öncelikle Zaandam’a gitmeniz ve oradan da Zaanse Schans’a geçmeniz gerekiyor. Biz kasabaya arkadaşlarımızın arabasıyla gidip otobüsle döndüğümüz için bu yöntemi deneyimlemedik. EBS’nin günlük kartları bunda da geçerli, ofisinden bilgi alabilirsiniz.

Zaanse Schans’ta Gezilecek Yerler:

Zaanse Schans için aslında yarım gün yeterli ama gezi temponuza göre sürenizi uzatmanız mümkün tabii. Kasabaya varır varmaz yel değirmenlerinin olduğu açık hava müzesine girerek gezinize başlayabilirsiniz.

Detaylı gezi notlarımız için Zaanse Schans’a Nasıl Gidilir: Zaanse Schans’ta Gezilecek Yerler yazımızı okuyabilirsiniz.

Zaanse Schans, Zaandam

#2 Edam: 40 dakika

Amsterdam’a yakın, peyniri ile ünlü küçücük bir kasaba olan Edam, bizim için Amsterdam şehir merkezinin ve Belçika’nın kurabiye şehri Brugge’ün prototipi gibi. Özellikle kış aylarında pek bir sakin olan kasabanın sokaklarında ikonik evler eşliğinde huzurlu bir yürüyüş turu yapabilir, açılır kapanır köprülerinin izinde kasabayı dolanabilirsiniz. Eski ticaret merkezlerinden biri olan Edam’da peynir dükkanlarını gezip kasabanın peynirlerinden de tadabilirsiniz; fakat bize göre satın almak için marketler her daim favori; neden daha fazla ödeyelim ki? 🙂

Bu arada Edam; Amsterdam’a yakın kasabalar rotası olan Edam, Volendam ve Marken üçlüsünün ilk durağı.

Edam, Amsterdam

Edam’a Nasıl Gidilir:

Edam’a gitmek için EBS’nin lokal otobüslerini kullanabilirsiniz; alacağınız günlük bilet ile bu üç köyün tamamını aynı gün gezebilirsiniz. Tek yapmanız gereken Centraal tren istasyonundaki EBS ofisine gidip biletinizle birlikte aşağıdaki GoDutch haritasını almak. Haritada görebileceğiniz gibi, EBS’nin Amsterdam çevresini gezmek ve geleneksel hayatı görmek isteyenler için hazırladığı 3 farklı rota var. Bu rotalardan size uygun olanını seçip otobüs hatlarını takip ederek gezinizi gerçekleştirebilirsiniz.

Amsterdam’dan Edam’a gelmek içinizlemeniz gereken rota Mavi renkte olan; yani Small Town Harbours hattı. Centraal tren istasyonundan Edam’a 314, 110 ve 316 numaralı otobüsler gidiyor. Yol, 30-40 dakika arası sürüyor.

Edam’da Gezilecek Yerler:  

Edam kasabasını gezmek için ihtiyacınız olan süre maksimum 2 saat. Kasabada yapacak çok fazla aktivite olmadığından, bir de kış aylarında ve özellikle hafta sonu geziyorsanız çoğu mekan kapalı olacağından, bizce en güzeli sokaklarda göz banyosu yapmak.

Edam’daki yürüyüş turunuzda gözden kaçırmamak için gezi listenize; kasabanın ticaret merkezi olduğu 17. yüzyıl dönemini anlatan Edam Müzesi’ni, Grote Kerk kilisesini ve kasabadaki Kwakelbrug benzeri açılır kapanır diğer köprüleri ekleyebilirsiniz. Edam peynirleri ile ünlü olduğu için Kaasmarkt’taki peynir mağazalarını gezebilir, ilginizi çekiyorsa The Edam Cheese Weigh House adlı peynir müzesine de gidebilirsiniz.

Temmuz ve Ağustos ayları boyunca, her Çarşamba bir peynir pazarı kuruluyormuş. Geleneksel kıyafetlerin giyildiği, geleneksel müziklerin çalındığı bu pazar, taze peynir ve meyve çeşitleriyle yaz aylarında Edam’da geçecek keyifli bir günün de habercisi; aklınızda bulunsun.

Edam, Amsterdam

 #3 Volendam: Amsterdam’dan 25 dakika, Edam’dan 10 dakika

Eski şehir merkezi gibi konumlanan liman bölgesi ve yeni şehir tarafı ile aslında bir kasaba olmayan Volendam; bir zamanlar Amsterdam’ın en önemli ticaret merkezlerinden biriymiş. Otobüsten indikten sonra limana doğru yürüyeceğiniz rotada karşınıza çıkacak evlerden ve sokaklardan fark edeceğiniz üzere fazlasıyla gelişmiş olan bu şehrin deniz kenarındaki konumu da tarihteki yerinin nedeni aslında. Geçmişte deniz mahsülü tedariğinde önemli bir adres olan Volendam, tarihi ve ikonik mimarisi, lezzetli deniz mahsülü alternatifleri ve renkli manzaraları ile günümüzde çokça popüler ve biraz da turistikleşmiş bir nokta haline gelmiş. Açıkçası tur kalabalıkları ile bize pek hitap etmedi ama kasabanın kendine has güzelliği nedeniyle uğrayıp görmenizi tavsiye ediyoruz.

Volendam, Amsterdam

 Volendam’a Nasıl Gidilir:

Volendam’a Amsterdam Centraal’den direkt ulaşabileceğiniz gibi, Edam için aldığınız günlük otobüs biletlerini kullanarak da kolayca gelebilirsiniz. Edam’dam Volendam’a gelmek için, kasabanın girişindeki otobüs durağına giderek 316 numaralı otobüse binebilirsiniz; bu otobüsle 10 dakikada Volendam’a varabilirsiniz.

Volendam’da Gezilecek Yerler: 

Volendam’a vardıktan sonra ilk iş liman bölgesine giderek bu civardaki sokakları, kafeleri ve mağazaları keşfedin. Özellikle bu çevredeki mimari gözlerinizden kalpler çıkartabilecek cinsten. Ana caddenin hareketliliğinden kopabilirseniz, ara sokaklarda sizi bambaşka güzelliklerin ve daha sakin manzaraların beklediğini de ekleyelim. Liman bölgesinde turlarken, büfelerden deniz mahsüllü aperatifler alabilir, üzerine de bir waffle partisi verebilirsiniz. Volendam’da yapabileceğiniz bir diğer şey; geleneksel kıyafetlerle fotoğraf çekilmek. Kasabada bir klasik haline gelen bu aktivite bize göre ultra turistik olsa da aklınızda olsun. Otobüs durağı yakınındaki Volendam Müzesi de son önerimiz olsun.

Volendam, Amsterdam

#4 Marken: 1 saat, Volendam’dan 30 dakika

Zuiderzee’deki bir ada olan Marken, bir zamanların önemli balıkçı kasabalarından. Çok huzurlu, çok sakin bir kasaba olan Marken; geçmiş yıllarda karşılaştığı sel sorunları nedeniyle fazlasıyla yıpranmış olsa da yapılan çeşitli restorasyonlarla beraber Hollanda’nın önemli turistik noktalarından biri haline gelmiş. Adanın geçim kaynaklarından olan balıkçılık sayesinde nüfusu günden güne artan Marken; Amsterdam’a yakın kasabalar rotasında bizim en sevdiğimiz duraklardan biri oldu. Volendam’ın ada versiyonu olan Marken’ın turistlerden uzak sessiz hali bize çok iyi geldi; o nedenle eğer hava şartları buraya gelmenize izin veriyorsa es geçmeyin deriz.

Marken’a Nasıl Gidilir:

Marken’a Amsterdam’dan direkt ulaşım yok. Buraya gelmek için aktarmalı bir otobüs yolculuğu yaparak önce Volendam’dan Monnickendam’a oradan da Marken’a gitmeniz gerek. Bu yol biraz uzun olduğu ve bizim de o kadar vaktimiz olmadığı için daha pratik bir yöntem olan bot ulaşımını kullandık.

Volendam limanından bineceğiniz botlarla 30 dakikada Marken’a ulaşabiliyorsunuz. Bunun için kişi başı ekstra 8€ ödemeniz gerekiyor; çünkü günlük EBS kartları bu botlarda geçerli değil. Zamandan kazanmak istiyor ve hızlı hareket etmek istiyorsanız tek yön bu botları kullanıp, bizim yaptığımız gibi Marken’dan Amsterdam’a 315 numaralı otobüsle dönebilirsiniz.

Marken, Amsterdam

Marken’da Gezilecek Yerler:

Amsterdam kasabaları arasında Zaanse Schans’tan sonra en sevdiğimiz kuşkusuz Marken oldu. Muhtemelen gelişi diğerlerine kıyasla biraz zahmetli olduğu için Marken’da turist kalabalıklarına pek rastlamadık ve bu da gezimizi daha güzel bir hale getirdi. Marken’a bot ile geldiğimiz için önceliği liman bölgesine verdik. Bu çevrede sıralı kulübe tipindeki yeşile boyalı evler günümüzde restoran, kafe ve hediyelikçi olarak hizmet veriyor; gezinize buralarda turlayarak başlayabilirsiniz.

Marken kasabası aslında Havenbuurt ve Kerkbuurt adında iki bölgeye ayrılıyor; vaktiniz kısa ise liman bölgesi ile başlayan Havenbuurt’u pas geçip Kerkbuurt rotasını takip edin. Kerkbuurt’taki sokaklar arasından süzülerek aralara doğru ilerleyin ve bu bölgedeki evleri, küçük kafeleri gezinerek yorulduğunuz noktada bir sıcak çikolata molası verin. Kerkbuurt sokaklarını birbirine bağlayan büyüklü küçüklü, Edam’daki gibi açılır kapanır özellikteki köprüler Marken’a nostaljik bir ortam sağlıyor. Liman bölgesinden uzaklaştıkça kalabalıklar da azalıyor; vaktiniz varsa Kerkbuurt’ta yer alan 6 küçük evin birleşimi ile oluşturulan Marker Müzesi’ni de gezi listenize alabilirsiniz.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Neşem Çelikkaya Bozdağ (@nesemcelikkaya) on

#BONUS: Giethoorn: 2.5-3 Saat

İnternette gezi rehberi araştırırken karşımıza sık sık ‘masal gibi’ tanımlaması çıkıyor; ancak bir yer için bu tabir kullanılacaksa orası kesinlikle Giethoorn. Daha önce gördüklerimizle hiç alakası olmayan, bir çizgi filmden alıp yerleştirilmiş gibi gelenleri selamlayan evleri, labirentten hallice mini sokakları ve kanal manzarası ile Giethoorn; Hollanda seyahatimizin hayal rotasıydı.

Giethoorn, Hollanda

Giethoorn’a Nasıl Gidilir:

Rüya gibi bir kasabaya varmak tabii ki zahmetli olacaktı; haliyle Giethoorn’a da böylesi yakışırdı. 🙂 Amsterdam’dan Giethoorn’a gitmek için ya tren ulaşımını kullanmalı ya da bizim yaptığımız gibi Centraal tren istasyonu yakınındaki bir şirketten araba kiralamalısınız.

Amsterdam’dan trenle Giethoorn’a gitmek için öncelikle Amsterdam Centraal tren istasyonundan 20 dakikalık  tren yolculuğu ile Almere Centrum durağına gitmeli ve burada inerek Steenwijk durağına giden trene aktarma yapmalısınız. Almere Centrum’dan Steenwijk durağına gitmek 1 saat 10 dakika sürüyor, ancak bu hat saatte 1. Steenwijk’te inince otobüs durağına gidin ve 70 numaralı otobüsü yakalayın; son olarak 12 dakikalık yolculukla Giethoorn’a ulaşabilirsiniz. Toplam ulaşım süreniz yaklaşık 3 saat olacak, bir kişinin gidiş dönüş ücreti 50€.

Daha kolay bir yöntem olarak Amsterdam’dan araba da kiralayabilirsiniz. Kiraladığınız araba ile Giethoorn’a ulaşmanız yaklaşık 2,5 saat. Biz aracımızı Centraal tren istasyonuna çok yakın olan Europcar şubesinden toplam 60€’ya kiralamıştık.

Yeri gelmişken; Yurtdışında Araç Kiralama: Nasıl Yapılır yazısını da buraya bırakalım.

Giethoorn’da Gezilecek Yerler:

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalının yazıldığı yer gibi duran Giethoorn, kanal çevresinde dizili evleri ve doğa üstü manzaraları ile Hollanda gezimizin en özel rotası olmuştu. 180 köprüye ev sahipliği yapan, evleri birbirine bu köprülerle bağlayan Giethoorn’da ulaşım kano, bot, bisiklet ve köprülerin bağlandığı patikalarla yapılıyor. Köy araç trafiğine kapalı ve bu durum Giethoorn’u gerçekten daha özel bir noktaya taşıyor.

Kuzey’in Venedik’i ve Hobbit Köyü olarak anılan Giethoorn’da yapılacak en güzel şey bizce kanal çevresinde gezinip bir de üzerine bot turu yapmak. Kanal turunu isterseniz botu kendinize özel kiralayarak, isterseniz de bir ekibe dahil olup rehber anlatımıyla gezerek gerçekleştirebiliyorsunuz. Kişi başı 8€. Giethoorn evlerinin çevresinde gezinmeye ara verebilirseniz Giethoorn Müzesi’ni listeye ekleyebilirsiniz.

Giethoorn ile birlikte Amsterdam’a yakın kasaba rotamızın da sonuna geldik. Amsterdam ve kasabalar ile ilgili fotoğraf ve notlarımıza Instagram’da @nesemcelikkaya profilinden #journavelamsterdam etiketine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!

Giethoorn, Hollanda