PARİS’İN EN İYİ 10 MÜZESİ

9 Ocak 2017

LEZZET DOLU VİYANA: EN İYİ RESTORAN VE KAFELER

9 Ocak 2017

24 SAATTE MİLANO: 1 GÜNDE MİLANO GEZİ REHBERİ

9 Ocak 2017

Milano; İtalya’nın Lombardiya bölgesinde, ülkenin Roma’dan sonra en kalabalık şehri. Tabii, bunda gelişmiş sanayisinin de payı büyük, bildiğiniz üzere de İtalya’nın en zenginleri arasında. Dünyaca ünlü tasarım ve moda markaları sayesinde hatrı sayılır önem taşıyan Milano, Rönesans’ı her köşesinde hissettiren İtalya’da modern yüzüyle öne çıkıyor. Bu şehirde sizi sıra sıra mimari harikalar, tarihi detaylar beklemiyor ama güzel sokakları, meydanları ve Göller Bölgesi’ne komşu konumu keyifle geçireceğiniz saatlerin habercisi.

Milano yazılarını ve fotoğraflarını paylaştığımda, en çok iş için gidilen seyahatlerde Milano’nun nasıl gezileceği sorusunu alıyorum. Eğer yolunuz iş için buraya düşecekse, uzun geziniz öncesi aktarma şehriniz burası ve 24 saatiniz varsa, hadi gelin favori şehirlerimden birinde neler yapılır, nereler gezilir bir de birlikte bakalım.

Via Manzoni

08:30

Süpersonik Milano turu için önce iyi bir kahvaltıya ihtiyaç var; tabii bir de İtalyan kahvesine! Bunun için ilk önerim bir sonraki durağımıza yakınlığı ve çok lezzetli alternatifleri nedeniyle Via Torino’daki Princi fırını. Oturma yeri az; ancak brioche’dan (pofidik kruvasan) binbir çeşit pizzaya, geleneksel hamur işlerinden marmelatlı tartlara kadar her şey var. Diğeri ise bu noktaya biraz uzak olsa da şehrin en iyi yeni nesil kahvecileri arasında yer alan Pavé. Gerçekten kahveleri çok lezzetli, üstelik kruvasanları dünyada yediğim en güzellerinden biri. Kahve konusunda bir de ufak öneri; saat 12 olmadan Cappucino’nuzu içmeyi unutmayın! Eh; çünkü lokal davranmak Cappucino’yu öğleden önce içmeyi gerektirir! Bu iki alternatif arasında, tıka basa hamur işi aldığınız takdirde bile Princi’de kişi başı 10 Euro’yu geçeceğinize pek ihtimal vermiyorum ki eminim daha az ödeyeceksiniz. Pavé ise konsept bir kahveci olduğundan fiyatları çok az daha yüksek, bütçeye göre seçim sizin. 🙂

Princi Adres: Via Speronari, 6

Pavé Adres: Via Felice Casati, 27

Pave’de kahvaltı

09:30

Kahvaltı işini çözdüysek, istikamet Duomo Meydanı! Gotik mimarinin en muhteşem katedral örneklerinden birine ev sahipliği yapan meydan, aynı zamanda şehrin merkezi. Duomo di Milano; her daim kalabalık, bu nedenle fotoğraf çekmeyi sevenler mutlaka erken saatlerde gelmeli. Beyaz mermerle işlenmiş eşsiz yapının rengarenk vitraylarla süslü iç mimarisini izleyip her köşesini dolandıktan sonra, etrafında süzülen kuşları yemleyebilir, ardından da terasa çıkabilirsiniz.

Duomo Katedrali’nin terasından

Terasa çıkmak asansörle 13 Euro, yürüyerek 9 Euro. Meydanı kuş bakışı görebilmek, yaklaşık 350 basamak demek. Asansörle çıktığınızda zaten bir 80 basamak daha yürüyorsunuz; 4 Euro’luk bir fark için de bu kadar yorulmaya gerek yok haliyle. Bu etkinlik mutlaka listenizde olmalı, Milano manzarası bunu gerçekten de fazlasıyla hak ediyor!

Duomo Katedrali ve Meydanı

11:30

Terastan indiğinizde katedralin sol kısmında Museo del Novecento‘yu göreceksiniz. Burası Milano’nun 20. yüzyıl sanatına ev sahipliği yapan müzesi. Ana koleksiyonunun içerisinde Kandinsky, Warhol, Mondrian, Picasso ve Lichtenstein gibi sanatçıların eserleri yer alıyor; dünyanın başka şehirlerinden süreli sergileri de ağırlıyor. Modern ve çağdaş sanata ilgi duyanlar Novecento’yu gezebilir. Giriş 10 Euro.

Müzeyi pas geçmek isteyenler, terastan indiği noktadan itibaren San Babila’ya doğru yürüyerek alışveriş caddelerinde salınabilir. Duomo hizasından itibaren ünlü İtalyan ve global markaların mağazalarını göreceksiniz, çoğunu bir arada görmek isteyenler La Rinascente‘ye göz atabilir. Çok katlı bir departmant store olan La Rinascente, gerçekten de hızlı bir çözüm oluyor. Bu civarda öğlen yemeği yemek isterseniz yine Rinascente’nin terasındaki Obika’yı veya hemen yanındaki Terrazza Aperol’ü önerebilirim. Aperol’ün Duomo manzaralı restoranında bir İtalyan klasiği olan Spritz Aperol eşliğinde makarna ya da risottonuzun keyfine varabilirsiniz. Ancak; bu kadar hızlı bir tura bence sokak lezzetleriyle devam etmeli. Daha bunun akşama yapılacak aperitivo’su var!

Obika Adres: Via Santa Radegonda, 1

Terrazza Aperol Adres: Galleria Vittorio Emanuele II, 1. Kat

Terrazza Aperol’de Spritz

13:30

Müze ve alışveriş turumuzu tamamladıysak, hafiften acıkmaya da başlamışız demektir ama önce Milano’nun önde gelen turistik noktalarından Galleria Vittorio Emanuele II’ye gideceğiz. Duomo Meydanı’nda yer alan, katedralin hemen solundaki bu ihtişamlı yapı dünyanın ilk alışveriş merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Şimdilerde içinde İtalya’nın en lüks markaları ve en lüks restoranları yer alsa da görkemi daima aynı. Galleria’daki kişisel favorilerim arasında şapka tasarımcısı Borsolino, kitabevlerinin en muhteşemi Rizzoli ve geleneksel lezzetlerin fine-dining restoranı Savini yer alıyor.

Galleria Vittorio Emanuele II

Galleria’yı turladıktan sonra, turistik tuzaklara düşmeden sizi ülkenin en lezzetli pizza bar’larından birine, Spontini’ye davet ediyorum. Birkaç adım uzaklıktaki Spontini, şehrin yıldızı ve en iyi pizzalarının yapıldığı yer olarak kabul ediliyor. Sadece 3 çeşit pizzanın çıktığı Spontini’de, 3,5 Euro’ya koca bir dilim pizza ve koca bir bardak Moretti bira alabilirsiniz. Alkol almıyorum diyorsanız, yemek 3 Euro’ya çözülmüş demektir. Spontini’den sonraki adres; yine şehrin en lezzetli dondurmalarının servis edildiği Cioccolatitaliani. Yemeğin 3 katına bir külah dondurma almak sizi biraz üzecek, ama işin şov kısmı bambaşka. Burası, sunum ve tat konusunda bu fiyatı hak ediyor.

Spontini Adres: Via Santa Redegonda, 11

Cioccolatitaliani Adres: Via S. Raffaele, 4

Spontini’de pizza

15:00

Eveet, sırada Milano’nun en bohem bölgelerinden Brera var. Güzel sanatların arka bahçesi, en sıcak kafelerin adresi, tasarım butiklerinin ve güzel sokakların semti Brera’da yaklaşık 1,5 saat geçireceğiz. İlk işimiz dünyanın en iyi güzel sanatlar akademilerinden biri olan Brera’nın galerisini gezmek. Pinacoteca di Brera; Raphael’den Bellini’ye, Hayez’den Caravaggio’ya önde gelen İtalyan sanatçıların eserlerini sergiliyor. Galerinin çıkışında Bar Brera’da bir Espresso içebilir, biraz dinlendikten sonra ara sokakları keşfe çıkarak sokak sanatçılarının arasına karışabilirsiniz. Brera’nın en sevdiğim sokağı Via Madonnina, pastel renkleriyle insanın midesinde kelebekler uçuruyor. Yolunuzu bu tarafa düşürürseniz; sokağın başına gittiğinizde Santa Maria del Carmine Kilisesi’ni de görebilirsiniz.

Via Madonnina

Pinacoteca’yı gezmek istemeyenler için alternatif bir plan, şehirde lüks alışverişin merkezi olan Via Montenapoleone ve Via della Spiga olabilir. Alışveriş yapmayacak olsanız bile sokakların renkleri, evlerin güzelliği gözünüze bir hayli hitap edecek.

Bar Brera Adres: Via Brera, 23

Bar Brera molası

16:30

Jet gibi Brera turu sonrası, artık Duomo Meydanı’na geri dönüş yolundayız. Kalorileri yaktığımıza göre, bir Milano klasiğini daha tadabiliriz. Adresimiz; panzerotto’nun merkezi Luini fırını. Şimdi bir Türk olarak hemen benzeteyim; bizdeki pişinin içine mozzarella, domates, ıspanak veya bacon koyumuş haline ‘panzerotto’ diyorlar. Gerçekten çok lezzetli, Luini bu işi kesinlikle biliyor. 1 tanesini 2,70 Euro’ya alabilirsiniz, afiyet olsun!

Luini Adres: Via Santa Radegonda, 16

Milano’nun sarı tramvayları

17:00

Luini’nin ardından Duomo Meydanı’na varıyoruz ve karşı sokaktan içeri girerek, Via Torino üzerinden Corso di Porta Ticinese’ye doğru yürüyoruz. Via Torino, şehrin ‘ekonomik’ alışveriş caddelerinden biri. Dümdüz takip ettiğinizde, Colonne di San Lorenzo’ya varıyorsunuz. Milano’nun sosyalleşme noktalarından biri olan Kolonlar meydanı, çevresindeki take-away barlardan içkisini alanın toplanıp gecesini şenlendirdiği yer. Akşamları çok kalabalık oluyor, buralarda oturması gerçekten keyifli. Kolonlar’a gelmeden vardığınız Porta Ticinese ise ikinci el mağazalarının, ayakkabıcıların bulunduğu cadde. Bu arada, eğer canınız pizza yemek isterse bu yol üzerindeki Pizzeria del Ticinese’yi tercih edebilirsiniz.

Pizzeria del Ticinese Adres: Corso di Porta Ticinese, 65

Porta Ticinese

18:00

Kolonlar’ı geçtikten sonra Orta Çağ döneminden kalma Ticinese Kapısı’na ulaşıyoruz. Buradan da ışıklardan karşıya geçip, Kuzey İtalya’da bir klasik olan ‘aperitivo’yu gerçekleştirmek üzere kanalların olduğu Navigli bölgesine varacağız. Burası, nehre direkt bağlantısı olmayan Milano için oluşturulan kanalların bulunduğu yer. Gezeceğiniz iki kanal Naviglio Grande ve Naviglio Pavese adıyla anılıyor. İkisinin birleşimine Navigli deniyor. Milano’da en sevdiğim yerlerden biri olan Navigli, daima canlı, daima lokal dolu, biraz da romantik. Genelde sanatçıların oturduğu, tasarım dükkanlarının olduğu Navigli’de kanalın yanında sıra sıra dizilmiş birçok mekan, uzaktan bile rengarenk duruyor. Yazının başından beri ‘aperitivo’ diyorum; biraz da bu konseptten bahsedelim.

Aperitivo

Aperitivo, Milanese’ler için bir sosyalleşme klasiği. Akşam yemeği öncesi, okuldan ve işten çıkan lokaller günün stresini keyifli bir sohbet eşliğinde atmak için bar’larda buluşuyor. Barların çoğu 6-9 arası aperitivo hizmeti sunuyor ve siz de bu saat aralığında gelerek bir kokteyl ücreti karşılığı açık büfeden sınırsız aperatif yiyecek alabiliyorsunuz. Büfe zenginliği her yerde değişken; ancak ününü böyle sağlamış barlar mutlaka deneyimlenmeli. Navigli çevresinde Mag Cafe, Rita&Cocktails ve İspanyol barı Mas’ı önerebilirim; gitmişken Milano’nun ünlü kokteylleri Aperol Spritz veya Negroni’yi tadabilirsiniz. Aperitivo ücretlerinin 7-15 Euro arası değiştiğini de belirteyim.

Mag Cafe Adres: Ripa di Porta Ticinese, 43

Rita & Cocktails Adres: Via Angelo Fumagalli, 1

Mas Adres:  Ripa di Porta Ticinese, 11

10 Corso Como

20:30’dan sonra… 

Aperitivo sonrası Naviglio’da yürüyüş yapıp, hala enerjiniz varsa Porta Genova durağından metro ile Corso Como’ya geçebilirsiniz. Porta Garibaldi durağından birkaç adımla ulaşabileceğiniz Corso Como, Milano’nun şık mağazalarının, restoran ve barlarının caddesi. Buranın bir güzelliği de Vogue İtalya’nın ölümsüz yayın yönetmeni Carla Sozzani’nin konsept mağazası 10 Corso Como. Moda, müzik ve tasarım temalarında birbirinden farklı ürünler sunan mağazanın bir bölümü harika bir restoran ve bara ev sahipliği yapıyor. Hızlı tempoyla geçen günü, 10 Corso Como’nun barında kapatmaktan daha iyi ne olabilir ki?

10 Corso Como

Son olarak, Milano ile ilgili detaylı gezi notlarım burada, şehrin en iyi dondurmacıları listesi ise bu linkte. Diğer tüm fotoğraflar ve notlar için Instagram hesabımdan #journavelmilano etiketine bakabilirsiniz. 🙂 Sorunuz olursa, Instagram’dan ya da buradan mesaj atabilirsiniz! Şimdiden iyi yolculuklar!

Galleria’dan sevgiler!